Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

24.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Şu Mercedes’ler meselesi

Ülkede bir Mercedes tartışmasıdır gidiyor… Halbuki bu memlekette değil bakanlar, varlıklı olsun ya da olmasın, nice kişilere ait o kadar çok Mercedes var ki, nüfus oranına vurduğumuzda ortaya çıkacak rakamlar ne Güney’de var, ne de bir başka ülkede!

“Bu kadar sorun varken, tutup da 17 adet yeni, gıcır gıcır Mercedes almak da neyin nesi, daha öncekilerin suyu mu çıktı?” diye sorulabilir.

Esasında suyu çıkmadı da, masrafları günden güne artıyormuş! Hatırladığımız kadarıyla bir süre önce bakanlardan ikisi yolda kalmıştı… Birkaç tanesi de devamlı arızalanıyordu… Gelişmiş ülkelerde yaşayanlar, masraf çıkarmaması için genelde her 3 yılda, bilemediniz 5 yılda arabasını yeniler…

Nitekim Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, bu konuda bilgi verirken kullanılan makam araçlarının boşuna masraf yarattığını, son beş yılın makam araçlarının bakımı için yapılan harcamaların 2 milyon 700 küsur olduğunu söyledi. Denktaş, “Sadece Turizm Bakanı’nın makam aracının son servisini yapmaya kalksaydık, ödeyeceğimiz ücret 160 bin TL olacaktı. Oysa şimdi yeni alınan makam araçlarının parça, bakım ve servisi gibi tüm masrafları10 yıl boyunca satıcı tarafından karşılanacak” dedi.

Serdar Denktaş, önce Cumhurbaşkanı Akıncı, ardından da Meclis Başkanı Siber’in bu araçları kullanmayacaklarına dair açıklamalarının da popülizm olduğunu ifadeyle, “Zaten bu araçlar kişilerin değil, makamların, yani devletin araçlarıdır. Benim bu konuda içim rahat. Resmi törenler ve dışarıdan konuklar gelmedikçe, makam aracı yerine şahsi aracımı kullanıyorum. Akıncı da, Siber de benim gibi makam araçlarını garajlarında tutarak, şahsi araçlarını kullanabilirler” şeklinde görüş beyan etti.

Peki; bütçede var mıydı böyle bir kalem? Serdar Denktaş’a göre; 18 Mercedes alımı konusunda bütçede bu maksatla ayrılmış 4 milyon TL kalem var ve bu da dönemin Maliye Bakanı Birikim Özgür tarafından hazırlandı.

Demek ki bu konuda bazılarının sırf muhalefet olsun diye söz söyleme hakkı yoktur. Olursa da buna halk lisanında ‘dışarıdan gazel okuma’ veya ‘ahkâm kesme’ denir.

Her neyse; Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı, yeni makam araçları satın alınmasına ilişkin bütçeye CTP döneminde konulan 4 milyon Türk Lirası’nın bir bölümüyle yurtdışı temsilciliklerinde araç ihtiyacının giderildiğini, ayrıca bakanlık dairelerinde evrak götürüp-getirmek için kullanılan motorların da alındığını kaydetti.

Bu konudaki açıklamayı anlayışla karşılayanlardanız. Çünkü gerçek olan şu ki, oraları ziyaret ettiğinizde, özellikle bazı temsilcilikleri ‘ihmal edilmiş, kaderine terk edilmiş’ bir izlenim edinir, garipsersiniz. Bundan iki-üç yıl önce KKTC’nin İzmir Konsolosu’nun makam aracının arızalanması ve tamir edilememesi nedeniyle motosiklet kullanmak zorunda kaldığı haberi Türkiye gazetelerinde yayınlandığında Kıbrıs Türk halkı olarak hicap duymadık mı?

Motosiklet veya bisiklet kullanmak ayıp değildir. Bazı ülkelerde bakanların kullandığı araçlardır bunlar. Ama tümünün değil. İnsanlarımız lükse düşkündür, onu biliyoruz. Ancak tanınsın veya tanınmasın; KKTC madem ki bir devlettir ve anavatan olarak Türkiye de bu devlete gerekli mali katkısını esirgememektedir; gereğinin de yerine getirilmesinde herhalde bir mahsur olmamalıdır!

Mesela BM kontrolündeki ara bölgede yapılmakta olan müzakerelere katılan Rum Lider Nikos Anastasiadis, son model lüks bir araçla giderken, benim cumhurbaşkanımın da külüstür bir araçla gitmesine kimin gönlü razı olabilir? Kullanılan araç, hiç olmazsa Anastasiadis’inki kadar iyi ve bakımlı olması gerekmez mi? Çünkü bu aynı zamanda dış dünyaya karşı da bir imaj olayıdır.

Mercedes’ler meselesini sadece bir yanı ile değil, fakat her yönüyle ele alarak irdelemek gerek! Madalyonun sadece bir yüzünü okumakla gerçeğe varamazsınız!

Ne altın madenimiz var, ne de petrolümüz! Ayağımızı yorganımıza göre uzatmak zorundayız da, bütçeye daha önce konulan kalemin bu şekilde kullanılmasını mesele yapmak da, boşa yürek tüketmek değil midir? Bütçeye konulmasaydı elbette söyleyecek çok sözümüz olurdu… Özellikle başta Türkiye olmak üzere; dış temsilciliklerde eksikliklerin giderilmesi yönünde de bu kalemden yararlanılması yerinde bir harekettir.

Ama Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, bunları kamuoyuna tam anlatılamamışsa, bir yerde eksikler var demektir. Anlayan olur da, anlamazlıktan gelinirse o ayrı mesele. Bizce Serdar Denktaş, daha işin başında kafalardaki soru işaretlerinin ortadan kalkması için konuyu en ince ayrıntısına kadar açıklamalıydı… Ve Mercedes olayının, hükümetin bazı konularda en başta sağlıkta gerçekten yapmakta olduğu bazı olumlu icraatları unutturma ve geri plana itmesine fırsat vermemeliydi…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.