Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

06.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Suçlar ve önlemler

Her şeyden önce şunu ifade etmek gerekir ki, Kıbrıs Adası, uzun süre İngiliz idaresi altında da kalmış, bu nedenle burada yaşayanlar İngiliz medeniyetinden bir şeyler kapmış bulunmaktadır. Türk’ü de, Rum’u da! Osmanlı’dan bir şeyler kaptığı gibi!

Şu yaz aylarında turistlerin yanı sıra, kadını ile erkeği ile yerlileri de havalara uygun kıyafetleri ile göreceksiniz. Böyle bir tablo birileri için tuhaf gelebilir, ancak dünya gerçekleri bunu öngörmektedir. Hele deniz mevsiminde tezat teşkil eden manzaralara da tanık olunabilir. Kimileri normal olarak mayo ile denize girerken, kimileri de çakşırla, donla denize girerler. Herkesin kendine göre örf ve adeti vardır. Hatta çoğu turistler sırf yanmak için üssüz de denize girer, sahildeki kumlarda uzanırlar. Bundan daha doğal bir şey olabilir mi?

Özellikle İskandinav ülkeleri ve güneşi az gören ülkelerden gelenler, bizim gibi kumu, güneşi bol ülkelerde tatil yapmaktan son derece mutluluk duyarlar. Çünkü oralarda güneşin ortalığı yaktığı günler sayılıdır. Bu nedenle bizdeki havaya özlem duymaktadırlar.

O insanları rahatsız etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Geçen gün bir turist kızın, kendisine zorla tecavüz etmek isteyen bir kişiye yüz vermemesi ve feci şekilde darp edilmesi bu ülke adına yüz karası bir olaydır. KKTC makamları ve turizmciler, ülkeye daha fazla turist celbi için canını yerken, bu tür kendini bilmezlerin, kirli emelleri uğruna yarattıkları olaylar, caydırıcı cezalarla artık son bulmalıdır.

Adnan Işıman arkadaşımız bu konuda “Dikkat ettiniz mi bilmem, suç teşkil eden davranışları ortaya koyanların kimliklerine bakıldığında dörtte üçünün KKTC vatandaşı olmadığı görülmektedir” diyor. Doğrudur. O gibiler, hala bu topluma ayak uyduramayanlardır, uyum sağlamayanlardır.

Bu konularda daha önce de yazdık ve örnekler verdik. Özellikle cinayetlere varıncaya kadar suçların arttığı bu dönemde ülkeye girişlerin nasıl ve ne şekilde olması gerektiğini örneklerle anlatmaya çalıştık. Örnek olarak da İngiltere’yi gösterdik. Cebinde parası olmayan biri İngiltere’ye girebilir mi? Ne amaçla ülkeye geldiğine dair doyurucu ve tatmin edici bilgi vermeden o ülkeye adım atabilir mi? Ve de en önemli maddelerden biri de, hangi adreste kalacağıdır. Yoklama esnasında eğer verdiği adreste bulunamazsa, yakalandığı takdirde ülkeden sınır dışı edilir, bir kere daha da giremez!

İngiltere’yi örnek verdik, ancak dünyanın birçok ülkesinde de uygulamalar benzer şekildedir. Bizim memlekete gelenler için de aynı kriterler uygulanmış olsa, emin olun suçlar azalacak, insanlar da huzur bulacak. Cebinde beş parası olmayanın ülkeye geldikten sonra, karnını doyurmak için çalıp çırpacağı, kap-kaç yapacağı, birilerini darp edeceği bilinmiyor mu?

Hal böyle iken gerekli önlemlerin alınmaması kuşku vericidir ve kafalarda soru işareti oluşturmaktadır. Hele bu gibilerin ağır vasıta dahil, henüz Kıbrıs’ı tanımadan direksiyon başına geçmeleri, sonuçta insan hayatına son veren kazalara müdahil olmaları tam bir skandaldır.

Bu gibi suçların önlenmesi için dünyanın uyguladığı kuralların burada da uygulanması şarttır! Uygulanabilmesi için de öncelikle polis gücünün yeterli düzeyde olması gerekir.

Ve geçenlerde bir konuya daha değinmiştik… Turizm polisi konusuna. Nitekim bizden sonra bazı meslektaşlarımız da konuya parmak bastılar. Levent Özadam arkadaşımız da bir an önce böyle bir örgütün kurulması gerektiğini ifade etti.

Diyoruz ki, bu konu yıllar önce Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş tarafından dile getirilmişti, hatta uygulamaya konmak üzereydi… Ama ondan sonra da gerçekleştirilemedi. Bizde hükümetlerin ömrünün ne kadar olduğunu biliyorsunuz…

Her neyse; dünyanın birçok ülkesinde turizm polisi mevcuttur ve birçok vakaları yerinde önlemektedir. Bizde de böyle bir örgüte şiddetle ihtiyaç vardır. Türkiye de, bu yıl turizm polisini yeni ve çağdaş donanımlarla yeniden devreye koymuş bulunmaktadır. Amaç, turistlere yardımcı olmak, onları rahatsız edecek, medeniyetten nasbini almamış olanlara meydan vermemek, engel olmaktır!

Madem ki bu ülkenin geleceği turizmde ve eğitimdedir, o halde bu sektörlerdeki eksiklikleri gidermek de devletin asli görevidir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.