Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

24.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Trump’tan girdik, Çipras’ı geçtik, Karpaz’dan çıktık…

Haftaya ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın ismini çok sık duyarak başladık. Yemin törenini ekranlardan izledik. Hatta eşi, yeni ‘First Lady’nin giyim kuşam tarzının Jackueline Kennedy’ye benzetildiğini de!

‘Trump’ sesleri Washinton’da ortalığı çınlatırken, Karşıt seslerin de ondan kalır yanı yoktu…  Hem de aynı kentte, Beyaz Saray’a çok yakın mesafelerde ve de Madonna’lı gösteride… Seçim kampanyası sırasında kadınları aşağılayıcı sözlerinden dolayı Avustralya’dan İngiltere’ye, Almanya’dan Hollanda’ya kadar birçok ülkede kadınlar Trump’a karşı yollara döküldü…

İşin ilginç yanı, dünyanın dört bir yanda kadınlar yeni ABD Başkanını protesto ederken, Trump’ın ilk resmi konuğu da kadın olmasın mı? İlk resmi ziyaretçisi İngiltere Başbakanı Bayan Theresa May. O olmayacaktı da, Tansu Çiller mi olacaktı? Allah, İngiliz’le Amerikalının muhabbetini artırsın…

Dünya hali böyle iken, bir de Astana’ya uzanıyor ve görüyoruz ki, dünyanın süper gücü ABD orada gözlemci sıfatında… KKTC’nin İslam İşbirliği Konferansı’ndaki (İİT) statüsü gibi. Esas aktörler Türkiye, Rusya ve İran. Bu arada Suriye’deki hükümetin temsilcileriyle muhaliflerin temsilcileri ve BM yetkilisi… Önemli olan ateşkesin sürekliliği ve halen dünyanın en büyük kanayan yarası sayılan Suriye’de kalıcı barışın yolunun açılması ve yaranın tedavisi…

Yanı başımızdaki sorunların bizleri yakından ilgilendirmesi gerek. Bu arada Trump yönetiminin Ortadoğu politikası ne getirir, ne götürür onu da görürüz herhalde.

Kıbrıs’a dönecek olursak, gelişmeler pek de iyimser olmaya müsaade etmiyor. Yunanistan Başbakanı Çipras ile kafadarı dışişleri bakanı Kocas, garantörlük ve Ada’daki Türk askeri varlığı konusunda bildik gerekçelerle Ankara’ya veryansın ediyorlar. Buna paralel olarak Güney Kıbrıs’ta yapılan yeni bir anket sonucuna göre; Rumların yüzde 70’e yakını dönüşümlü başkanlığa karşı… Kesinlikle kabul etmiyorlar. Zaten garantörlüğü de, Türk askerini de istemiyorlar… Üstelik de Rumların yüzde 84’ü çözüme inanmıyor.

Onları çözüme ikna etmek bize düşmez herhalde. Bu toprakları kendilerine tavla teslim etmek de!

Öyle anlaşılıyor ki, Mont Pelerin’deki teknik zirve de başarılı değildi. Haritalar olayının gündemden bir türlü inmediği şu sıralar Mont Pelerin’deki kutudan güvercin değil de, tavşan mı çıkacaktı?..

Kaç kez yazıyoruz, durumlar bu merkezdeyken, sanki de yapacak başka işimiz gücümüz yokmuş gibi, oturduğumuz yerde ‘çözüm’ diye diye gırtlağımızı mı yırtalım? Değer mi? Bazı kesimlerin yıllar öncesi ‘Barış, hemen şimdi’ diye tempo tuttuklarını anımsıyoruz da, Rumlardan niye karşılık bulmadığını şimdilerde daha iyi anlıyoruz.

Bunca sorun yanında, Karpaz bölgesine ‘Aman dikkat!’ diyoruz. ‘Dayanışma Kentleşme Atölyesi’, hükümete bölgenin ‘Özel Çevre Koruma Bölgesi’ kapsamından çıkarılması gibi girişimlere son verilmesi ve bölgenin potansiyellerini açığa çıkararak, yapısal çözümler üretilmesi çağrısında bulundu.

Açıklamada, son dönemde Karpaz bölgesinde yaşanan yapılaşma yoğunluğu ve yapılaşma girişimlerine dikkat çekildi.

Gerçekten Karpaz, ülkenin elinde kalan son yeşil coğrafyası… Ekolojik ve kültürel değerleriyle bir doğa harikası. Rant uğruna burayı da beton yığınına dönüştürmeyelim. Kırk üç yıldan beri plansız programsız yapılarla Girne’yi ne hale getirdiğimiz ortada… Gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin sorumluluğu vardır bu konuda… O güzelim sahillerde şimdi beton yığınları yükselmekte, doğa adeta isyan etmektedir.

Devamlı artan nüfusuyla bu şirin kentimiz güzelliklerinden her gün bir parça yitirmekte, yıllardır buraları ziyarete gelen turistlerin bile canını sıkmaktadır.

O kadar ki, bazı dev şirketler, ellerinden gelse denizi doldurarak daha ileriye gideceklerdir.

Karpaz, tarihi ve kültürel yapısı, doğal güzelliği ve bakir haliyle turizmin en büyük potansiyelidir. Ayrıca hür eşekleriyle de eş anlamlıdır. Ülke olarak bunlardan yararlanılacağına, kalkıp da bölgeyi inti püften yapılarla veya çok yıldızlı otellerle harap etmeye hakkımız yoktur. Doğa bize böyle bir hak tanımamaktadır. Gelecek nesillerin yanında mahcup olmak istemiyorsak, Karpaz’ın güzelliklerini bozabilecek girişimlere engel olmak zorundayız.

 

 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.