HUNKAR SAG GIYDIRME
Akay CEMAL

Akay CEMAL

11.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Turizmciler dert yanarken, Derya Kanbay’dan uyarılar

Geçen akşam kısa adı KITSAB olan Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği’nin balosunda turizmci dostlarla sohbet ederken, en başta gelen şikâyetlerden birinin de, sık sık hükümet ve bakan değişmesi olduğunu bir kez daha saptadık.

“Tam işler yoluna girerken, bakıyorsunuz bakan değişmiş, müsteşarlar değişmiş… Derdinizi sil baştan anlatmaya çalışıyorsunuz. Tam da işleri rayına oturtmak üzeresiniz, hoppala hükümet gene değişmiş… Hiç olmazsa ilgili bakan yerinde kalır mı, kalmaz mı diye bir-iki gün beklersiniz, sonunda bakanın da değiştiğini öğrenirsiniz. İşte o an yeni bir umutsuzluk kaplar içinizi. Hayata geçmesi gereken projeler yine yatar ve beklemeye koyulursunuz. Tekrar sil baştan ve bağlantı kurduğunuz şirketlere derdinizi anlatamazsınız”.

Aşağı yukarı böyle diyor turizmciler…

İş yapamama, zaman kaybı ve emek verilerek, alın teri dökülerek tamamlamış olduğunuz projeler de uygulamaya konulmaz, kâğıt üzerinde kalmaya mahkûm olur. Daha net ifadeyle insanda heves bırakmazlar. Dolayısıyla devlet kaybeder, turizmciler ve insanlarımız kaybeder. Kazanan olsa da, belki birkaç büyük otel ve direkt rezervasyon yapanlardır. Hepsi o kadar!

Halbuki turizm ve eğitim sektörü bu ülkenin bel bağladığı, ekonominin lokomotif sektörleridir. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Gelmiş geçmiş hükümetlerin programlarında vardır bunlar. Keza çeşitli vesilelerle yaptıkları konuşmalarda, verdikleri beyanatlarda da!

Ama söylendiği, yazıldığı gibi, gerçekten ilgili sektörlere, hatta tümüne layık olduğu değer verildi mi, veriliyor mu? Öyle olsaydı, akılcı davranılsaydı, bu ülkede iş hacmi daha da çoğalır, işsizlerin sayısı azalır, sağlıklı bir yapıya kavuşabilirdik…

Biz sadece bir-iki örnek verdik. Bunları daha da çoğaltabiliriz. Ama gerek yok! Asmaaltı’ndaki Osmanlı eseri Kumarcılar Hanı restore edilip de açılana kadar kaç bakanın değiştiğini bilmiyoruz. Ancak hatırladığımız kadarıyla söz konusu proje Turizm ve Çevre eski bakanlarından Ünal Üstel döneminde başlatılmış, bir ara duraklamış, sonra yine Turizm ve Çevre eski bakanlarından Dr. Faiz Sucuoğlu döneminde hızlandırılmış ve son olarak da şimdiki Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu döneminde kurdele kesilerek hizmete açılmıştı…

Şimdi Surlariçi’ne ayrı bir renk katan, yabancı turistlerin hayranlıkla gezdiği, izlediği Kumarcılar Hanı’nın şimdiki hale gelebilmesi için TC Büyükelçiliği’nin katkılarını da unutmamak ve not etmek gerek. Yoksa KKTC’ye kalsa, belki de bir 42 sene daha viranelik halde kalakalırdı…

TC Büyükelçiliği’nden söz etmişken, konumuzla çok yakından ilgili olduğundan Büyükelçi Derya Kanbay’ın tespitlerine de değinmek gerek. Kanbay, “2013- 2015 Dönemi Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı”nın son yılında beklenen icraatların yapılamadığını vurguladı, 3 yılda 4 hükümet değiştiğini, bunun da istikrarsızlık yarattığını belirtti.

Büyükelçi Kanbay, Ekonomik Programı imzalayan İrsen Küçük Hükümeti’nden sonra Siber, Yorgancıoğlu ve Kalyoncu Hükümeti olmak üzere; 3 yılda 4 hükümetin değiştiğine işaret etti. Kanbay, bu arada Rum Yönetimi’nin, ekonomik krizi fırsata çevirerek, krizle mücadele kapsamında yılların birikmiş yapısal sorunlarına çözüm bulduğunu, özelleştirmeyi de içeren kamu-özel ortaklığı modeliyle ekonomik ve mali yapısının sağlamlaştırma yönünde ilerleme kaydettiğini ifade etti.

Kısacası; hükümet bunalımlarının, sık sık hükümet değişikliklerinin istikrarsızlık yarattığını yeniden vurgulamaya gerek yok. İstikrar varsa, bir ülkeye yatırım olur, yatırımcıyı çeker ve verim artar, insanların yüzü güler. Ama ikide bir makas değiştirilirse, Ekonomik Program’da konulan hedeflere varabilmek zorlaşır, zaman alır ve nice pürüzleri de beraberinde getirir. Hele bu ülkede öteden beri alışılagelmiş bir şekilde popülizm politikasıyla hedefe varabilmek ya hayal olur, ya da kaplumbağanın yürüyüş moduna girilir.

İkide bir hükümetler değişir, bakanlar, müdürler, müsteşarlar değişirse, işe göre adam yerine, adama göre iş uygulaması sürgit ederse, üretim ve verimi artırmak mümkün değildir. Her şeyin başı istikrardır.

‘Dost acı söyler’ atasözünden hareketle, Büyükelçinin dostça söylediklerini, eleştirileri ve uyarılarını ‘yol gösterici’ olarak kabul etmek ve hiç olmazsa bundan böyle kendimize çeki düzen vermek zorundayız.

Bu ülkenin ve insanlarının geleceği için.

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.