Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

20.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Türkeş ile Arslan’ın ziyaretleri ve sıradaki büyük projeler…

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ‘Evliya Çelebi’ misali fırsatını buldu mu soluğu yurt dışında alır. Her gittiği yerde de Kıbrıs konusunda Türkiye’yi suçlar. O değilse, sözcüsü aynı plağı çalar…

‘Ah bu Türkiye olmasa’ diye iç geçirirler.

Kimsenin düşüncesine karışmak haddimize değil. Nasıl isterlerse düşünebilirler… Öyle düşünmekte, ah çekmekte kendi açılarından belki de haklılar. Çünkü Türkiye olmasa bu adada neler olacağını onlar da iyi bilir, biz de!

Diyeceğimiz; özellikle müzakerelerin bu kritik aşamasında bu tür suçlamalardan vazgeçmeleri gerekmez mi, daha iyi olmaz mı?

Varsın ne düşünürlerse düşünsünler, biz kendi sorunlarımıza bakalım. Bu günlerde Kıbrıs’tan iki önemli konuk geçti. Biri Türkiye Başbakan Yardımcısı ve Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Devlet Bakanı Tuğrul Türkeş, diğeri de Türkiye Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan. Dün bu sütunda Ahmet Arslan’dan söz ederken, Türkiye’de gerçekleştirdiği projelerdeki payından bahsetmiş, “Keşke adamızda birkaç gün daha kalsa ve tüm yollarımızı görme olanağını bulsa” demiştim.

Doğruyu söylemek gerekirse, Ahmet Arslan’ın sözleri yüreklere su serpti diyebiliriz. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst’ün, KKTC’nin ilerlemek, gelişmek zorunda olduğunu, bunu da Türkiye’nin katkıları ve desteğiyle yapacağını ifade etmesinden sonra konuşan Arslan, Türkiye’deki başarıların KKTC’ye aktarılması ve çok hızlı bir şekilde yol alınmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Sadece karayollarına 123 milyon TL kaynak ayırdıklarını söyleyen Arslan, “Bize bakanlar olarak büyük görev düşüyor, bu çerçevede bu büyük projeleri hızlı bir şekilde hayata geçireceğiz” dedi.

Halkımızın duymak istediği şeyler bunlar… Bir konuk bakan olarak, bakanların sorumluluklarını anımsatıyor ve bakanlara büyük görev düştüğünü, hızlı hareket etmeleri gerektiğini anımsatıyor. Esasen biz, dünkü yazımızda Ahmet Arslan’ın, kendi alanına giren konularda ne denli başarılı işler yaptığını vurgulamış, bu nedenle de ziyaretinin önemine işaret etmiştik.

Projelerin bekletilmeye tahammülü yoktur ve bir an önce hayata geçirilmelidir. Olası bir çözümü de hesaba katarsak, projelerin hızlandırılması ve bitirilmesinin büyük yararlar sağlayacağına kuşku yoktur.

Gelelim Tuğrul Türkeş’in ziyaretine…

TC Başbakan Yardımcısı ve Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Devlet Bakanı, bu arada babası merhum Alpaslan Türkeş gibi Kıbrıs sevdalısı Tuğrul Türkeş, can alıcı bir noktaya değindi ve Kıbrıs Türk gençlerinin uluslararası müsabakalarda yer alamamasını ‘Çirkin ayak oyunları’ olarak niteledi. “Yıllardır Kıbrıs Türk gençleri uluslararası platformlarda becerilerini göstermeye, spor müsabakalarına katılmalarına ‘medeni dünya’ izin vermemektedir. Bu ayıbı da kendilerine yakıştırıyorlar” diyen Türkeş, ‘bir gencin diğer ülkelerdeki yaşıtlarıyla spor yapması Kıbrıs sorununun çözümüne nasıl zararı olabilir?’ sorusunu sordu.

Müzakerelerde halledilmesi gereken konular varken, bir taraftan da temel insani noktalarda izolasyonlar, tahditler, kısıtlamalar ve çirkin ayak oyunlarının devam etmesinin kabul edilemeyeceği belirtildi.

İkide birde Kıbrıs Türk tarafının arkasını sıvazlayarak, ‘aman müzakerelerde iyi gidiyorsunuz, yakaladığınız havayı bozmayın, görüşmeleri destekliyoruz’ diyerek, pohpohlayanlar, Türkeş’in de dediği gibi, sözde medeni dünya temsilcileri, Kıbrıs Türk gencine uygulanan insanlık dışı muameleleri görmezden gelmekte, bu konuda kıllarını dahi kıpırdatmamaktadırlar. Müzakere masasında maalesef böylesine adil olmayan bir uygulama ile karşı karşıya bulunuyoruz.

Medeni diye geçinen Avrupa’nın ‘Adalet Divanı’ denilen kurumunun kararı, Demokles’in kılıcı gibi hala ensemizde durmaktadır. Ama sanırız bu konuda biraz da kabahat bizde ve Ankara’da... Annan Planı referandumundan sonra, müzakere masasına kuzu kuzu oturulmasaydı ve Kıbrıs Türk halkına uygulanan ambargoların kalkmasında ısrarlı bir tavır ortaya konulsaydı, bu engeller aşılabilirdi diye düşünüyoruz.

Şimdilerde çok geç kalındı, ama gene de kafamızın bir yerine not etmek gerek!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.