HUNKAR SAG GIYDIRME
Akay CEMAL

Akay CEMAL

10.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Türkeş, iyi bir gözlemci ve saptamaları da tam isabet!..

Kıbrıs kökenli bir ailenin mensubu olan Türkiye’nin Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’in, basınla sohbetinde en önemli vurgusu şuydu: “Kıbrıslı Türkler, Türkiye için birinci önceliğe sahiptir. Türkiye, Kıbrıslı Türklerin izolasyon altında ayakta durması ve ekonomik hayatının iyileştirilmesi için elinden geleni yapmaktadır.”

Türkeş’in bu sözlerinden sonra, düşünüyorum da, bu köşede Kıbrıslı Türklere uygulanan ambargolar ve izolasyonlar konusunu ikide bir gündeme taşımakta haksız olmadığımıza hükmediyorum.

Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonlar yalnız Avrupa Birliği’nin (AB) ve onun bir organı olan Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) ayıbı değil, aynı zamanda BM’nin de, dünyanın da ayıbıdır. Kıbrıs sorununa yıllardan beri kendi ‘iyi niyet misyonu’ çerçevesinde çözüm bulma uğraşı veren veya öyle görünen BM, izolasyon gerçeğini bilmiyor mu?

BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi ülkeler ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin bilmiyorlar mı? Bal gibi de biliyorlar. Öyle de, izolasyonların kaldırılması yönünde ne yaptılar bu güne kadar? Bir şey yapmadıklarına göre, Kıbrıs konusundaki müzakereleri desteklemeleri ve çözüm istermiş gibi görünmeleri de tamamen gerçek dışıdır ve kesinlikle inandırıcı değildir.

Türkeş’in de ifade ettiği gibi, bu konuda elini taşın altına koyan tek ülke anavatan Türkiye’dir.

Başlıkta da işaret ettiğimiz gibi, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, iyi bir gözlemcidir ve saptamaları da yerindedir. Örneğin, “ABD ve İngiltere bile beş yılda vatandaşlık veriyor. KKTC’de ise, ‘vatandaşlık verirsek, Rum masayı devirir’ deniyor. Böyle bir şey olamaz. Bu ciddilik değil. Bunu kabul edemeyiz” derken haksız mıdır?

Ülkede bazı siyasi partiler var ki, Rum tarafından ödleri kopuyor. Ellerinden gelse tuvalete giderken de Rumlara soracaklar. Rum Yönetimi, nüfusunu çoğaltmak için ha bre vatandaşlık verirken, her türlü olanağı kullanırken, bizde bazı siyasi partiler ve bazı çevrelerin tavrı en hafif tabirle acizliktir, korkaklıktır, zavallılıktır!

Türkeş, başta bazı sendikalar, belediye başkanları ve siyasetçiler olmak üzere; “Biz ayrı bir devletiz, içişlerimize karışmanız halinde dünya ne der” yaklaşımı içinde olduklarını belirterek, şunları söyledi: “Bu yaklaşım doğru olabilir. Ne var ki sen de devlet olmanın icaplarını yerine getirecek, buna gayret edeceksin.”

Yalan mı?

Londra’ya göç eden soydaşlarımızdan da bahseden Türkeş, izolasyon ve haksız uygulamalardan dolayı oraya yerleştiklerini, ancak o insanların içinin memleket ateşiyle yandığını ve Kıbrıs’ta mal-mülkleri olduğunu söyledi.

Evet; Barış Harekâtı sonrasında buralara çok gelenler, yatırım yapanlar ve yapmak isteyenler oldu. Çoğunu geldiklerine de geleceklerine de pişman ettirmedik mi?

Yalan mı?

Türkeş, Başpiskopos Hrisostomos’un Türkçe “Çözüm yok” dediğini, fakat bunun bile Kıbrıs Türk basınında yeterince yankı bulmadığını söyledi.

Yalan mı?

Tuğrul Türkeş, “Bizim yapmadıklarımızı yapmış gibi yazıyorsunuz. Rum tarafı yangında bile su sorunu yarattı, bunların üzerinde durmuyorsunuz… Elektriği kesildi, Kuzey’den almayı kilise reddetti. Bunları da görün Allah aşkına” diye sitemde bulunurken haksız mı?

Ve Türkeş genelleme yaparak, “Maalesef her yazdığınız doğru değil” dedi ve zaman zaman Kıbrıs’ta yapılan yanlış haberlerin yüzde elliyi aşıp aşmadığı üzerinde düşündüğünü söyledi.

‘Yanlıştır’ diyebilir misiniz?

Tuğrul Türkeş, müzakerelerde kapıyı vurup çıkanın Rum lider Nikos Anastasiadis olduğunu yineledi ve Anastasiadis’e özür dilemesi çağrısında bulunurken, “Çünkü Akıncı’ya ve Kıbrıs Türk halkına hakaret etti” şeklinde konuştu.

Yalan mı?

Gerçekler bu şekilde olmasına rağmen, bazı çevreler Akıncı’yı da aynı kefeye koyarak, suçlu-suçsuz ayırmaksızın ve hiçbir şey olmamış gibi liderlere masaya dönmeleri çağrısında bulunmaktadırlar. Böyle bir aymazlık olabilir mi?

Türkeş az bile söyledi. Örneğin bu güne kadar Güney’de Yunan Büyükelçiliği önünde herhangi bir eylem yapılmadığına, halbuki TC Büyükelçiliği önünde, Rum Yönetiminden ve bazı dış güçlerden talimat alanların gerçekleştirdikleri eylemlere değinmedi. Keşke değinseydi…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.