HUNKAR SAG GIYDIRME
Akay CEMAL

Akay CEMAL

28.08.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Türkiye ile her alanda işbirliğini geliştirmek gerek!

Şu sıralar dünyanın gözü Türkiye’nin üzerinde… ‘Fırat Kalkanı’ operasyonuyla Cerablus’un İŞİD’den temizlenmesi genelde olumlu karşılansa da, harekâta at gözlüğü ya da çıkar hesaplarıyla bakanlar, yorumda bulunanlar olmuyor değil. O kadar da olacak yani!

Zor dönemde dahi elde edilen başarılar ve dünya çapında devasa eserlerin ortaya konulması, Türkiye’nin hızını kesmek, önünü tıkamak için terör belasını el altından besleyip destekleyenlerin işine gelmez! Böyle olmasına rağmen, seksen milyonluk bir ülkenin her türlü koşul altında neler yapabileceği geçen gün açılışı gerçekleştirilen ve Asya ile Avrupa yakasını 3’üncü kez birbirine bağlayan muhteşem Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile bir kez daha görüldü, kanıtlandı…

ABD ve Rusya dahil, özellikle bölge ülkeleri, Türkiye’nin, Suriye açmazında önemli bir aktör olduğunu son Cerablus harekâtıyla kabullenmiş bulunuyorlar. Aynı durumun Kıbrıs Rum tarafınca da kabullenilmesi ve çözüm konusunda gerekli siyasi iradenin ortaya konulması halinde, bölgenin barış, huzur ve istikrara kavuşması hiçtendir. Ankara, adil ve kalıcı bir çözümün bulunabilmesi konusunda öteden beri her türlü desteği vermektedir.

Dönemin Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, seçildikten sonra başkanlık koltuğuna oturduğunda ilk sözleri, “Esas görevlerimizden biri de, Türkiye ile Kıbrıslı Türkler arasındaki ilişkileri zayıflatmak, sonra da bağlarını koparmaktır” demişti… Gelmiş geçmiş Rum liderliğinin tavırları da farklı değildi… Halbuki Kıbrıslı Rumlar nasıl ki, Yunanistan’la bağlarını koparamazlar, Kıbrıslı Türklerin de Türkiye ile bağlarını koparamayacaklarını çok iyi bilmeleri gerekir.

Türkiye, geçen 42 yıl içinde Kuzey Kıbrıs’a o denli yatırımlar yaptı ki, bunları kimse görmezden gelemez! Özellikle ‘Asrın Projesi’ diye nitelenen Anamur Suyu’nun bu topraklara akıtılmasından daha büyük bir olay düşünülebilir mi? Yaratılan eserler, olası bir çözümde Kıbrıs Türk halkının yaşamını idame ettirmesi ve 1974 öncesinde olduğu gibi boynu bükük kalmaması içindir. Sağlam temellere dayalı bir anlaşma Ada’da yaşayan her iki halk için de kaçınılmazdır!

Bir yandan çözüme yönelik olumlu adımlar atılırken, diğer yandan da Türkiye ile her alanda ilişkilerimizi geliştirmek, Türkiye’nin katkılarıyla eksiklerimizi tamamlamak hükümete düşen görevlerin başında gelmektedir.

Bu çerçevede son zamanlarda ekonomi, turizm, eğitim, sağlık ve diğer alanlarda yapılan işbirliğinin büyük yararları vardır ve kısa süre içinde buraya olumlu yansımalarına da tanık olacağız. Toplum çıkarları doğrultusunda bu tür adımların sıklaştırılmasını temenni ederiz.

***

Eşinin başarılarında Tangül Çağıner’in büyük payı vardı…

Geçtiğimiz gün toplumun tanınmış iş adamlarından, Acapulco Turizm İşletmeleri Direktörü Ünal Çağıner’in değerli eşi, DMG Group Başkanı Dimağ Çağıner ve tanınmış doktorlardan İçim Çağıner Kavuklu’nun annesi Tangül Çağıner gözyaşları arasında toprağa verildi… Bir kalp krizi sonucu yaşama veda eden Tangül Çağıner’in, başta turistik olmak üzere; birçok önemli tesisin ülkeye kazandırılmasında büyük payı olduğu inkâr edilemez.

Hani ‘Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır’ derler ya, Tangül Çağıner de öyleydi… Pozitif enerjisiyle, sevgisiyle yalnız eşi ve çocuklarına değil, aynı zamanda çevresine de sinerji dağıtan bir hanımdı…

Barış Harekâtı’nın ardından imzalanan ‘Nüfus Mübadelesi Anlaşması’ uyarınca Kuzey’e geçen Kıbrıslı Türkler, sıfırdan başlayarak yeni bir yaşam mücadelesi içindeydi… Aralarında kısa sürede sivrilenler oldu. Ünal Çağıner dostumuz da onlardan biri… Şimdi sivrilen tesisleri meydana getirebilmek için azmetti, tırnaklarını toprağa geçirerek, bıkmadan usanmadan, gece-gündüz demeden didindi, uğraştı. Gün oldu, onu tek başına otları temizlerken, sahilde düzenleme yaparken gördük. Başlangıçtan itibaren merhume eşi hep arkasında durdu…

Hani Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir Türk şaheseri olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün açılışında yaptığı konuşmada, “Eşek ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır” dedi ya, aynen öyle!..

Bu vesileyle Tangül Çağıner’e Tanrı’dan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.