Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

15.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Türkiye’de TL’ye dönüş, Kıbrıs Türk turizmini tetikleyebilir…

Dün yoğun bir gün geçirdik. Anavatan Türkiye’den meslektaşlarımız, konuklarımız vardı… Kısa adı KITUYAD olan Kıbrıs Türk Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği ile Akdeniz Gazeteciler Federasyonu’nun (AGF) düzenlediği panelde, ‘KKTC – TC ilişkilerinde Basının Rolü ve Değişen Turizm Algısı’ konuşuldu.

Panel öncesinde KITUYAD’ın AGF’ye katılım töreni gerçekleşti ve Kıbrıs Türk Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği Başkanı Nazmi Pınar ile Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Mevlüt Yerli ve Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkan Vekili Feridun Fazıl Özsoy kısa konuşmalarında etkinliğin önemini vurguladılar.

Moderatörlüğünü Hasan Hastürer’in yaptığı panelin açılışında Başbakan Hüseyin Özgürgün ve Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da bulunarak, konuşma yaptılar.

Konuşmacılar; Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği Başkanı Kerem Köfteoğlu, Türkiye Gazeteciler Konfederasyou Genel Başkan Yardımcısı Sefa Özdemir ile KIBRIS Gazetesi köşe yazarı kadim dostum Ahmet Tolgay’ın konuşmalarında, Türkiye ile ilişkilerin yanı sıra, ağırlıklı olarak KKTC turizmi irdelendi.

Çeşitli görüş, düşünce ve önerilerin ortaya konulduğu panelde Bakan Ataoğlu, Türkiye ile aynı ırk ve dinden olmamıza, aynı dili konuşmamıza ve de aynı para birimini kullanmamıza rağmen, Türkiye’den Kıbrıs’ı ziyaret edenlerin oranının yüzde 8.5 olduğunu açıkladı.

Demek oluyor ki, ortada bir eksiklik vardır. Bizler, Türkiye’ye derdimizi mi anlatamadık, yoksa anlayıp da anlamazlıktan gelenler mi var? Tasada ve kıvançta biriz, beraberiz. Türkiye ile buranın tarihten gelen bağları vardır. Başbakanın da dediği gibi arada bir içimizde cılız sesler çıksa da, TC ile KKTC’nin arasını açmaya kimsenin gücü yetmez!

Ancak tanıtımda ortada, adına ne derseniz deyiniz; bir yanlışlık, eksiklik veya hata vardır. Biz, Kıbrıs Türk halkının geçmişte çektiklerini genelde yeni nesillere tam olarak anlatabildik mi ki, Türkiye’dekilere anlatalım? Konuk konuşmacılardan biri, bu konuda “Bizler Türkiye’de Atatürk’ün ilke ve devrimlerini anlatabildik mi ki, Kıbrıs’ta çekilen acıları, geçirilen aşamaları anlatalım” demekten kendini alamadı…

Halbuki eskiden iletişim çok daha kısıtlı ve zor iken, Türkiye’de üniversite gençliğinin önderliğinde, Dr. Fazıl Küçük ve Denktaş’ın da katılımlarıyla Edirne’den Ardahan’a kadar tüm şehirlerde düzenlenen Kıbrıs mitingleri manşetlerde yansıtılır, Ada’da Türklere karşı yapılan saldırılar fotoğraflarla ön sayfalarda yer bulurdu…

Şimdilerde iletişimde çağ atlanırken, özellikle çoğu kez bu güzel adanın daha çok olumsuz yönlerinin (kumar turizmi gibi) yansıtılması garip ve düşündürücü değil midir?

Ortaya çıkan gerçekler ışığında, Türkiye ile her alanda ilişkilerin geliştirilmesi ve pekiştirilmesi gerektiği inancımızı bu vesileyle bir kez daha ifade etmek isteriz. Ticaret, sanayi, eğitim, sağlık, turizm ve her alanda işbirliğinin yoğunlaştırılması her iki ülkenin de yararına olacağı gibi, aynı zamanda insanların da birbirlerini daha iyi anlamalarına olanak sağlayacaktır.

Türkiye’de son zamanlarda “TL’ye dönüş” diye nitelendirilen Türk Lirasına ağırlık verilmesi, hatta ihalelerin de TL’den yapılacağının açıklanmasının KKTC’ye olumlu yansımalarının olacağına muhakkak nazarıyla bakılmaktadır. Türkiye’den gelen turizm yazarları ve de buradaki turizm yetkilileri, bunun olumlu bir gelişme olduğunu dile getiriyorlar. Avrupa’ya veya herhangi bir ülkeye, hatta en yakındaki Yunan adalarına gitmek ve oralarda tatil yapmanın döviz gerektirdiğini, ancak aynı para biriminin kullanıldığı Kıbrıs’ta buna gerek duyulmadığına dikkat çekilirken, bunun Türkiye’de geniş halk kitlelerine, herkese anlatılması gerektiği inancındayız.

Bu nedenle buradaki ve Türkiye’deki turizm yazarlarına, meslektaşlara, her iki ülkenin hükümetlerine, ilgili bakanlıklarına önemli görevler düşmektedir. Bunlar anlatılmadan turist akışını hızlandırmak ve artırmak zordur. Nasıl ki, 1950’li yılların sonlarında, Kıbrıs davası Edirne’den Ardahan’a kadar Türk milletine, Anadolu’daki kardeşlerimize anlatılabilmiş ve milli bir dava olarak Türk milletine mal ettirilmişse, şimdilerde de kendimizi anlatabilmenin elbette yolu, yordamı vardır.

Hele şu iletişim çağında!

Yazımı uzun yıllardan beri tanıdığım, değerli dostum, Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin’in şu sözleri ile noktalamak istiyorum:

“Kıbrıs’ta üzerine bastığımız bu topraklar, aziz topraklardır. Mücahitlerin ve Anadolu’dan gelen Mehmetçiklerin kanı ile sulanmıştır. Bugün müzakere masasında Kıbrıs’ı konuşanlar, Rauf Denktaş’ın tüm açıklamalarını ve değerlendirmelerini çok iyi okumalıdırlar.”

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.