Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

18.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Türkiye’deki terör olayları üzerine diyeceklerimiz…

Bundan 18 gün önce üç canı yitirdiğimiz Girne-Değirmenlik dağ yolunda meydana gelen feci kaza hepimizi yaralamış, yüreğimizde derin bir acı hissetmiştik… O kadar etkisinde kalmıştık ki, Cumhurbaşkanından tutunuz da, sokaktaki vatandaşa kadar herkes aynı konuyu konuşmuş, aynı konuya odaklanmıştı…

Ne Trump’ın yaptıkları, ne de Anastasiadis’in sözleri bizleri hiç ırgalamamıştı…

Kıbrıs’ın kuzeyinde küçük bir toplum olarak, alışılmışın dışında yürek yakan cinsten bu tür olaylar halkımızı etkilemekte bire birdi… Hani “Lefkoşa’da çıkan bir söylenti, yarım saat sonra Mağusa’da konuşulur” derler ya…

Feci kazanın üzerinden 18 gün geçti. Kazanın olduğu yerde Sendikal Platform’a bağlı sendikaların üyeleri, ellerinde karanfillerle anma etkinliği gerçekleştirdi. Kazada ölenlerin aileleri ve yakınları hem kederli, hem de öfkeliydiler…

Ardından İstanbul’da terör eylemiyle bir kez daha sarsıldık. Yalnız Türkiye ve burası değil, olay tüm dünyada büyük yankılar yarattı, insanlığa karşı girişilen saldırılar nefretle kınandı. Kahpece saldırının gerçekleştirildiği yere taziye ziyaretleri yapıldı, çiçekler bırakıldı, şehitler için dualar okundu. Halen de devam ediyor.

Yaralar sarılmadan dün sabah da Kayseri’den acı haber geldi. Çarşı iznine çıkan askerlere yönelik düzenlenen bombalı saldırıda 13 asker şehit oldu, 55’i yaralandı…

Türkiye, dünyanın kaygıyla izlediği Suriye’nin Halep kentindeki savaşta çoluk çocuk, yaşlı, kadın- erkek tüm sivillerin daha salim bölgelere tahliyesi için canını yer, ateş-kesin sağlanması konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, başta Rusya Devlet Başkanı Putin, ABD Başkanı Obama, Almanya Başbakanı Merkel olmak üzere; çeşitli ülkelerin liderleriyle yoğun telefon diplomasisi gerçekleştirirken, ‘son zamanlarda içte akıtılan kanlar reva mıdır’ diye sormak gerekmez mi?

Türkiye, malum ülkelerin dürtüleri, destekleri ve de maşalarının gerçekleştirdikleri saldırılara rağmen, birçok ülkeye kıyasla Suriye’de, Irak’ta insanlık adına örnek davranışlarda bulunurken, acaba bazılarının çıkarlarına çomak mı sokmaktadır? İnsanların acımasızca katledilmesi üzerinden menfaat sağlayanları mı kızdırmaktadır?

Tarih boyunda insan hayatı üzerinden rant sağlayanlar olduğu bilinmeyen bir gerçek değildir. Ancak günümüzde çeşitli ülkelerin bir araya gelmesiyle oluşturulan uluslararası nitelikli kurumlar savaşları durdurabilme yönünde ne acıdır ki, istekli ve etkin olamamaktadırlar.

1974 öncesi bunu Kıbrıs’ta yaşadık, yıllar sonra Bosna’da ve halen başta Ortadoğu’da olmak üzere, Araban’da ve dünyanın çeşitli ülkelerinde görmekteyiz.

Bizler, mesleğimiz gereği gelişmeleri mümkün olduğunca yakından takip eden kişiler olarak, Türkiye’nin içişlerine karışmak niyetinde değiliz. Haddimize düşmüyor. Ancak orada teröre kurban edilenlerin sayıları artarken, evlere, ocaklara ateş düşerken, başkanlık sistemi, anayasa değişikliği gibi bazı iç konuları erteleme durumu olamaz mı diye de sormadan kendimizi alamıyoruz. Eminiz, Türkiye’de de bizim gibi düşünenlerin sayısı oldukça fazladır. Nitekim son birkaç gün zarfında birlikte olduğumuz Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen gazetecilerle de sohbetlerimizde bu konuları da irdeledik.

Türkiye’nin en başta gelen önceliği dıştan kaynaklanan, beslenen ve ülkenin hızını kesmeyi, istikrarı ortadan kaldırmayı hedef alan terör ortamını dağıtmaya yönelik olmalıdır diye düşünüyoruz. Terör eylem ve tehditleriyle

Türkiye’yi köşeye sıkıştıranların, Kıbrıs dahil, Türkiye’den çeşitli konularda taviz beklentileri olabilir. Bunu göremeyecek kadar kör değiliz. O bakımdan gelişmeleri çok iyi değerlendirmek mecburiyetindeyiz.

Her şeye karşın, Türkiye büyük bir ülkedir ve yıllar boyu terör belasıyla mücadele içindedir. Stratejik bir konumda olmasına rağmen, aynı zamanda büyük çıkar çatışmalarının yer aldığı, silah seslerinin susmadığı, insan hayatının hiçe sayıldığı bir coğrafyadadır.

Suriye’den kaçan 3 buçuk milyon insanı kendi bağrına bassa da, yıllardır onların insan gibi yaşamaları için gereğini yapsa da, Halep’teki savaştan insanları sağ salim kurtarabilme uğruna seferber olsa da, nasırına basılanlar bundan rahatsız olmaz mı?

Ama her şeye karşın büyük bir ülke olarak Türkiye, bu güne kadar çok badirelerden geçti. Bosna’da binlerce Müslüman Boşnak kurşuna dizilir ve toplu halde çukurlara gömülürken, Türkiye’den başka elini uzatan var mıydı? NATO, Ankara’nın baskıları sonucu müdahale etmek zorunda kalmadı mı?

Ya Kıbrıs’ta?..

Bu vesileyle Kayseri’de şehit olanlara Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar dileriz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.