Cyprus Today sol
  • 29 Ocak 2018, Pazartesi 9:24
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Ülkede iç barış ve huzur ortamını bozmayalım!..

Geçen gün düzenlenen ‘Barış ve Demokrasi Yürüyüşü’ olaysız noktalandı. Belli ki, başta Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı olmak üzere; tüm yetkililerin yaptığı sağduyu çağrıları etkili oldu.

Halkımız olgun, demokratik ve hoşgörü sahibidir. Bunu geçtiğimiz günlerde çok kez vurguladık. Bu toplumun kendine özgü hasletleri olduğuna da dikkat çekerek, örnekler verdik. Her şeye rağmen sağlam bir mayası olduğunu yazdık. İç barış, huzur ve güven ortamının yaratılması bakımından bunlar son derece önemlidir.

Nitekim Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da, Ticaret Odası’nın (KTTO) genel kurulundaki konuşmasında, Kıbrıs Türk toplumunun yüzyıllardan beri gelen bir mayası olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türkünün demokratik, laik, farklı görüşe saygılı, hoşgörülü bir özellik ve kimlik geliştirdiğini ve bunun bir hayat tarzı olduğunu belirtti. Ülkedeki iç barış ve huzur ortamının bu dönemde çok daha fazla ivedi öneme sahip olduğuna işaret eden Akıncı, herkesin yazdıklarına ve söylediklerine dikkat etmesi gerektiğine vurgu yaptı. Ayrıca bir ülkenin sınırlarının tehdit edilmesi ve sürekli taciz edilmesi durumunda bu tür operasyonların kaçınılmaz olduğunu da dile getirdi.

Aynı noktaya geçen gün NATO Genel Sekreteri Gottemoeller de değinmiş ve sözü Afrin operasyonuna getirerek, “Türkiye, terörden çok mustarip oldu. Ankara’yı anlıyoruz. Türkiye, NATO üyeleri arasında en çok saldırıya uğrayan ülkedir” demişti…

Bunlar net mesajlardır. Türkiye’nin de üyesi olduğu NATO’nun Genel Sekreteri, “Ankara’yı anlıyoruz” derken, gerektiğinde bu tür operasyonların kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Bugün Afganistan’da can pazarı yaşanırken, Irak’ta, Yemen’de, Nijerya’da, Pakistan’da her birkaç günde bir bombalar patlarken, iç barış ve huzurdan söz edilebilir mi? Türkiye, bunca taciz ve tahrikler karşısında iyi bile sabretti. Dünya ülkelerinin, Türkiye’yi bu konuda haklı bulmasının en başta gelen nedeni de budur. Türk milleti terörden çok çekti. Terör yuvalarının nereden ve nasıl beslendiğini de keşfetti.

Terör örgütlerinin evlerinden ettiği Kürtler, son operasyonda terör örgütünden arındırılan Adamanlı köyü sakinleri yeniden köylerine, yuvalarına dönmenin mutluluğunu yaşarken, “Duyduk ki Türkiye gelmiş, keyiflendik, evimize döndük” dediler. Bu sözler, bölge insanının barışa, huzura ve güvene ne denli susadığının göstergesi değil midir?

Bir ülkenin sınırlarını delerek, o ülkede terör estirmek, insanlığa karşı en büyük suçtur ve hoşgörüyle karşılanmaz. Bunlar yakın geçmişte Türkiye’nin yanı sıra, İngiltere’de, Fransa’da, ABD’de, Belçika’da ve diğer ülkelerde görüldü. En ağır cezalara çarptırıldılar ve bedelini de ağır ödediler.

Ülkemize yasal yollardan değil de, yasal olmayan yollardan giriş yapmaya çalışanlar niye yargıya sevk edilmektedir? Çünkü burada bir devlet, bir otorite vardır ve yasalarına da saygı duymak gerekir. Bu husus, her ülke için de geçerlidir. Türkiye’nin ‘Zeytin Dalı’ operasyonunu bir de bu yönden değerlendirmek gerek!

Geçmişte KKTC sınırlarını delmek için de çok uğraşanlar oldu. En son Derinya’da bunun bir denemesi yapılmıştı… Çeşitli ülkelerden de davet edilen ve sayıları 4 bini bulan Rum motosikletliler, Derinya’dan girip, Maraş’a geçecek ve kahveyi de Girne’de içeceklerdi… O denli azmışlar ve azmettirilmişlerdi ki, maalesef iki Rum’un hayatına mal olundu. Keşke olmasaydı! O olaydan sonra bir kez daha KKTC sınırlarını zorla delmeye kalkışmadılar.

Kıbrıs Türkü, barış, huzur ve güven özlemini yıllar boyu çekti. Arakanlı Müslümanlar gibi, Suriyeli mülteciler gibi, kendi köylerinden sürüldü. Yıllarca göçmen hayatı yaşadı. Kadınlar Kızılay’ın gönderdiği göçmen çadırlarında doğum yaptı. Ancak mücadeleyi elden bırakmadı, çünkü haklıydı ve mayası sağlamdı… Değil günlerce, fakat haftalarca, aylarca mücahit eşini, evladını göremeyen anaların, bacıların haddi hesabı yoktu! Sonuçta Türkiye’nin müdahalesi sayesinde bu günlere kavuştuk.

Filistin’in merhum lideri Yaser Arafat’ın, İslam zirve toplantılarında Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’la her karşılaştığında, “Bizim de yanı başımızda bir anavatanımız olsaydı, bu hallere düşer miydik?” şeklindeki sözleri unutulmuş değildir.

Her ülkede iç barış, huzur ve güven ortamının sağlanması ve sürdürülebilir olması çok önemlidir ve bunun çevredeki barışa da katkısı büyüktür


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 19 12 4 3 20 40
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 19 13 1 5 15 40
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 19 11 4 4 13 37
4 BİNATLI YSK 19 9 7 3 12 34
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 19 10 1 8 3 31
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 19 7 8 4 3 29
7 CİHANGİR GSK 19 7 5 7 0 26
8 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 19 6 7 6 2 25
9 TÜRK OCAĞI LİMASOL 19 8 1 10 1 25
10 BAF ÜLKÜ YURDU 19 5 8 6 8 23
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 19 6 5 8 -1 23
12 LEFKE TSK 19 6 3 10 -5 21
13 YALOVA SK 19 5 5 9 -5 20
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 19 6 2 11 -22 20
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 19 3 6 10 -14 15
16 OZANKÖY SK 19 2 5 12 -30 11
yukarı çık