HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Akay CEMAL

Akay CEMAL

21.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Üretici-tüketici dengesini korumak ülke için esastır!

Müzakerelerden bir şey çıkacağı yok. Hele de ENOSİS kararından sonra… Berhava edilen diyalog köprülerini yeniden kurmak, kırılan testiyi tekrar eski haline dönüştürmek kolay mı?

Onlar beklerdi ki, Türk tarafı hiçbir tepki göstermeyecek, ‘Malista Kirye’ (Başüstüne, peki efenim) diyerek, hiçbir şey olmamış gibi görüşme masasında kalacak, Rum tarafı da bildiği gibi yoluna devam edecekti… Bu güne kadar olduğu gibi!

Şimdi Güney Kıbrıs’ta meclis kararına ilişkin her kafadan bir ses çıkıyor ve genelde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı suçlanıyor. Başpiskopos II. Hrisostomos’tan tutunuz da, Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis ve DİSİ’nin Meclis Grup Sözcüsü Tornaridis’e varıncaya kadar…

Bunlar hep böyledir. Hem kararı alırlar, hem de tepki gördüler mi, yağ gibi suyun üstüne çıkarlar. Kıbrıs sorunu görüşülürken, Ada Türklerini hiçbir zaman eşit ve ortak olarak görmediler, kabul etmediler, hazmedemediler. Kıbrıs’ın esas sahibi olarak kendilerini biliyorlar. Çünkü öyle yetiştirildiler ve yetiştiriyorlar…

Bu tespiti Akıncı da yaptı ki, “eşitliğimizi kabul etmezlerse müzakerelerde sonuç çıkmaz” dedi.

Onlar da kabul etmeyeceğine göre, nereye varılabileceğini veya varılamayacağını varın siz düşünün…

Bu raddeden sonra, her zaman ısrarla vurguladığımız gibi, kendi işimize bakmamız gerek. Bu güzel ülkenin insanlarının refah ve huzur içinde yaşayabilmesi için tüm olanakları seferber etmek lazım. Bir takım caydırıcı tedbirlerin alınması kaçınılmaz iken, her şeyi ‘ahbap-çavuş’ ilişkileri içinde sürdürmek iyilik değil, kötülüktür.

Geçen gün bir markette her halinden dar ve sabit gelirli olduğu belli olan bir karı-koca raflara göz gezdirirken, kadın “Yuh artık, bu kadarı da olmaz” deyiverdi. Meğer bir paket nohudun üzerindeki fiyata görünce adeta isyan etmişti… Onu duyan eşi de “Bu memlekette artık yaşanmaz hanım” demekten kendini alamadı.

Hakikaten ülkede geçinebilmenin koşulları her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Bu koşullar ülkedeki birlik ve bütünlüğü de zedeler, asayişi de etkiler, aile bağlarında da kırılganlıklara yol açar. Var mı kontrol ve denetim?

Evet; döviz tırmanışta, biliyoruz. Ancak yiyecek maddelerinin yüzde 90’ının Türkiye’den ithal edildiği de bir gerçek. Makarnadan tuza varıncaya kadar…

Aynı durum Türkiye’de, diğer ülkelerde de söz konusu… Ama ona göre tedbirler alınır ve fahiş fiyatların vatandaşa yansımaları mümkün mertebe frenlenir.

Daha geçen günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu konularla bizzat ilgilenmiş ve örneğin üreticiden kilosu 1.5-2 TL’den alınan domatesin İstanbul, Ankara pazarlarında niye 7 veya 9 TL’den satıldığının araştırılması için ilgili makamlara direktif vermiş ve kendilerinden rapor istediğini açıklamıştı… Erdoğan, “Üretici de, tüketici de kazanmadığına göre, kazanan kim?” diye sormuş, vatandaşı kazıklamak isteyenlerin hesap vermesi gerektiğini vurgulamıştı…

Düşünün; Türkiye’de bir Cumhurbaşkanı, bu haksızlıkları, bir başka deyişle bu soygunu araştırmak için talimat veriyor ve konunun önemli olduğuna bizzat parmak basıyor.

Erdoğan’ın bu yaklaşımı elbette ki boşuna değildir ve bir sonuç elde etmeye yöneliktir. Zaten bu açıklamalardan sonra aradaki rantçıların da kendilerine çeki düzen vereceklerinden kuşku yoktur.

Bizde ise fiyatlar birbirini tutmamaktadır. Herkes bildiği gibi hareket etmekte, “ne kâr edersem yanıma kalır” düşüncesine kapılmaktadır. Hesap soran da olmadığına göre…

Artık müzakere masasını düşüneceğimize, kendi işlerimize bakmamız gerektiğini bu vesileyle bir kez daha vurgulamak isteriz. Yolsuzlukların bu denli artış gösterdiği bir ortamda namusuyla iş yapan, para kazananları korumak, teşvik etmek ve bunların yanında tüketiciyi rahatlatacak önlemler almak hükümetin en başta gelen görevleri arasındadır. Aksi halde meydana gelebilecek kaos ortamından başta yetkililer olmak üzere; herkes nasibini alır ki, bu da devlete çok pahalıya mal olur!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.