Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

17.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Vakıflar ve Maraş

Herkes sabaha kadar değilse de, sabahın erken saatlerine kadar televizyon karşısındaydı… Oylar sayıldı, gelişmeler izlendi. Hayırlı ve uğurlu olsun.

Vakıflar konusunu dün irdelemiştik… Ancak konu öyle bir günlük yazıyla sınırlı kalacak nitelikte değildir. Ada üzerindeki vakıf arazileri Osmanlı’nın, Türk ulusunun Kıbrıs’taki mührüdür. Bu nedenle Vakıflar İdaresi’nin kuruluşunun 446’ncı, Vakıfların İngilizlerden Kıbrıs Türk toplumuna devrinin 61’nci yıldönümünde çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi.

Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Kadın ve Vakıf’ konulu panelde sırayla Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Benter, Büyükelçi Derya Kanbay, Üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Başbakan Hüseyin Özgürgün ve Meclis Başkanı Sibel Siber yaptıkları konuşmalarda vakıfların önemine değindiler. Genç kuşaklara vakıfları daha iyi anlatabilmek düşüncesiyle son zamanlarda gerçekleştirilen etkinliklerin yararları büyüktür. Vakıflar İdaresi’nin bu amaçla ‘İyilik Gönüllüleri Projesi’ni hayata geçirmesi, bilinçlendirme açısından da büyük önem taşımaktadır.

‘İyilik Gönüllüleri Projesi’nin önemine işaret eden Kanbay, insana verilen değerle, gönülden ve severek iyilik yapmanın önemine vurgu yaptı, bu gençlerin, geleneği geleceğe taşıyacak toplum gücü olacaklarını belirtti. Eroğlu da Rum tarafıyla yapılan müzakerelere de değinirken, müzakere masasında vakıf mallarına sahip çıkılması gerektiğini belirtti.

Konuşmacıların da ifade ettikleri gibi, Vakıflar geçmişte çok kan kaybetmişti… Hor kullanılmış, araziler önüne gelene peşkeş çekilmişti… Vakıf mallarıyla ilgili olarak bildiğimiz kadarıyla bu güne kadar çok çalışmalar yapıldı. Kitaplar yazıldı. Hem Türkiye’de, hem de burada! Hatta Maraş’ın yüzde 90’ından fazlasının vakıf malı olduğu çok kez açıklandı. Mesela Vakıflar İdaresi eski müdürlerinden Taner Derviş’in bu konuda nice açıklamaları bulunmaktadır. Hem de belgelerle!

İbrahim Benter’in de ifade ettiği gibi, Türkler 1571 yılında adaya ilk geldiklerinde ilk iş olarak vakıfları kurmuşlar, kendi zevkleri için saraylar yapmak yerine, topluma hizmet için çeşme, okul, hamam, su kemerleri gibi binalar inşa etmeyi çok daha uygun görmüşlerdi…

Adanın dört bir yanındaki vakıf malları yalnız İngiliz idaresi döneminde değil, aynı zamanda 1963 olaylarından sonra da büyük tahribata uğradı. Kıbrıslı Türkler, ayakta kalabilme mücadelesi verirken, Rumlar vakıf mallarından diledikleri gibi yararlandılar, hâlâ da yararlanıyorlar. Sadece kuzeydeki Rum mallarını gündeme taşıyanlar, sanki de bu adada Türklere ait taşınmaz mal yokmuş, vakıf malı yokmuş gibi davranmakta, bir algı operasyonu yaratmaya çalışmaktadırlar.

Rumların mülkiyet konusundaki iddialarına en güzel yanıt ve alternatif vakıf mallarıdır. Yarım yüzyıldan beri vakıf mallarını tepe tepe kullanan Rumlar, bugüne kadar Vakıflar İdaresi’ne kaç kuruş ödeme yapmışlardır?

Karpaz’da ‘Afendrika’ çiftliği vardı. Şimdilerde ismi ‘Efendiler Çiftliği.’ Normal dönemde bile evlerine yakacak odun getirmek isteyen Karpaz’daki Türk köylüler, Rum papazdan izin almak zorundaydılar. Türklere ait vakıf arazisi olmasına rağmen, Türklere her türlü zorluk çıkarılıyordu. Türkler malına mal diyemezdi o günlerde… Ve Rumlar dilediği gibi kullanıyor, vakıf arazisini ekip biçiyor, rant elde ediyordu.

Mustafa Haşim Altan’ın “Kıbrıs’ta Türk Malları” isimli kitabında gasp edilen ve yitirilen Türk tapu ve arazi hakları konusunda belgelere dayalı bilgiler yer almaktadır. Bu eserde Maraş hakkında çok geniş bilgiler verilirken, “Maraş (Varoşa) deniziyle, toprağıyla 1571’den beri Türk ulusunun atasına dayalı kahramanlıklarının mümtaz bir otağı, karargâhı, ata yadigarı toprağıdır. Tapu kayıtlarından da anlaşılacağı gibi, Maraş vakıf mallarının bir kısmı İngiliz hükümeti tarafından Kıbrıs Rum kuruluşlarına aktarılmıştır” deniliyor.

Aynı kitapta ‘Kapalı Maraş, Açık Maraş; Rapor ve Haritalar” başlığı altında şöyle deniliyor:

“Kıbrıs görüşmelerinde Maraş vakıflarının gündeme gelmesiyle KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın direktifleri doğrultusunda İskan ve Rehabilitasyon Dairesi Harita Şubesi Müdürü Harita Teknik Uzmanı Halil Giray, Vakıflar Genel Müdürü Derviş Coşkuner ve Milli Arşiv ve Araştırma Dairesi Müdürü Mustafa Haşim Altan’ın birlikte Mağusa Tapu ve Kadastro Dairesi ‘strong-room’unda yaptıkları ortak inceleme sonrasında bir değerlendirme yapılmış ve Halil Giray Bey’in başkanlığında harita ve tapu uzmanlarından oluşan bir ekiple Kapalı Maraş, Açık Maraş ve Derinya bölgelerindeki vakıf arazilerin olanaklar çerçevesinde tespiti ve haritalanması çalışmaları gerçekleştirilip, sonuçlar üç ayrı rapor halinde KKTC Cumhurbaşkanlığına sunulmuştur.”

Bu önemli ve tarihi verilerin müzakere masasında konu edilip edilmediğini bilmiyoruz. Ancak günün sonunda Maraş’ın daha uzun süre terk edilmişliğine de kimsenin gönlü razı değildir. Rum tarafının doğalgaz arama çalışmalarını önümüzdeki birkaç ay içinde hızlandıracağı dikkate alındığında, Maraş kartı öne sürülebilir. Adil ve kalıcı bir çözümü yürekten istiyoruz. Ancak her şeye karşın bir çözümsüzlük halinde elimiz kolumuz bağlı kalmayacağına göre; Maraş konusunda da bir şeyler yapılabilir diye düşünüyoruz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.