HUNKAR SAG GIYDIRME
Akay CEMAL

Akay CEMAL

25.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Varoluş mücadelemizde serdarların rolü

Kıbrıs Türk halkının onurlu direnişinde ve bunun sonucu olarak bu günlere gelmesinde, ada topraklarında tutunabilmesinde sancaktarların büyük görev ve sorumluluğu olduğu bir gerçektir.

İçimizde bazı çevreler, yakın tarihimizi gözlerden ırak tutabilme konusunda her türlü oyuna başvurabilirler. Ancak her milletin ve toplumun yeni nesillerinin, geçmişle yüzleşmeden geleceği sağlama alabilmeleri mümkün değildir.

Geçmişi irdelemenin, gerçekleri ortaya çıkarma çabalarının, çözüm veya barış karşıtlığı ile en ufak bir ilgisi yoktur. Aksine geçmişte yaşananların çok iyi bilinmesi ve geleceğin ona göre kurulması esastır.

Güney Kıbrıs’ta her köşede bir EOKA’cının büstü, heykeli göze çarparken, onların adayı Yunanistan’a ilhak etmek, Enosis’i gerçekleştirebilmek amacıyla ve bu ideal uğruna öldükleri beyan edilirken, Enosis’e engel olarak görülen Türklerin, buna karşı direnişleri utanılacak değil, ancak gurur duyulacak bir olaydır.

Kıbrıs Türkü bu günlere ateş çemberinden geçerek gelmiş bulunuyor. Zor günlerin kahramanlarıdır serdarlar.

Lefkoşa’dan Yusuf Salih (Kara Yusuf), Kemal Şemiler, Erol Kâzım, Nevzat Uzunoğlu, Aydın Samioğlu. Gazimağusa’dan Mustafa Türkoğlu, Hasan Güvener, Burhan Nalbantoğlu, ortaokulda öğretmenim olan Kemal Pehlivan. Larnaka’dan Necdet Alkaç. Limasol’dan Ramadan Cemil, Ziya Rızkı ve Hasan Cengiz. Baf’tan Halit Kazım, Esat Fellahoğlu. Lefke’den bir süre önce kaybettiğimiz Reşat Güneyli, Selçuk Sömek ve Aziz Fedai’nin isimleri Kıbrıs Türk tarihine altın harflerle yazılır.

Geçen gün TMT Mücahitler Derneği Gençlik Lokali’nde düzenlenen bir etkinlikte serdarların özgeçmişleri okundu ve ailelerine madalya ve belge takdim edildi, bu arada Bülent Fevzioğlu’nun “Akdeniz’i Yıkan Kan” isimli belgeseli gösterildi.

Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği Genel Başkan Yardımcısı Celal Bayar, konuşmasında serdarlığın, TMT’deki  yüksek makamlardan biri olduğunu ifadeyle, Kıbrıslı Türklerin 53 yıl önce 1960 Cumhuriyeti’nden silah zoruyla Akritas Planı vasıtasıyla dışlandığını ve TMT önderliğinde mücadele vererek, her türlü zorluğa karşı direndiklerini belirtti.

Bayar, Kıbrıs Rum tarafı ile uluslararası güçlerin gerçeği kabullenmediğini ve kendilerini Anavatanlarından koparmaya çalıştıklarını kaydetti.

Serdarları anımsamak ve ailelerini onore etmek geç de olsa takdir edilecek bir olaydır. Ancak saldırıların yoğun olduğu ve Kıbrıs Türk mücahidinin direnmekten başka seçeneği olmadığı o zor günlerde görev yapmış olan birçok sancaktarların olduğunu da biliyoruz. Örneğin Lefkoşa, Mağusa, Limasol, Larnaka ve Baf’taki sancaktarlara ilaveten, Mehmetçik (Galatya), Serdarlı (Çatoz), Yeşilırmak gibi yerleşim birimlerinde de sancaktarlar vardı… Herhalde onlar için de bir anma töreni düzenlenir diye düşünüyoruz.

Silah seslerinin dinmediği o karanlık dönemlerde onlar sokakta görüldü mü, halka moral kaynağı olurlar, mücahitler de, tek vücut ve tek yürek olarak direnirlerdi… Türkiye ile Kıbrıs Türkünün arasındaki köprüleri berhava edenler, ‘Bekledim de gelmedi’ şarkısını dinletenlere bir avuç mücahit geçit vermediyse, bunda serdarların büyük payı olduğunu unutmamak gerek. Nitekim bu direniş sayesinde Türkiye’nin müdahalesi gerçekleştirilmiş ve Rumlar tarafından berhava edilen köprüler yeniden ve daha sağlam bir şekilde kurulmuş bulunmaktadır.

Şimdilerde Kıbrıs Türkünün hangi aşamalardan geçerek bu günlere ulaştığını bilmeyen bazı yabancı güçlerin Cenevre’de nasıl bir tavır içinde olacakları merak konusudur. Onlar nedense 53 yıldan beri Rumların kontrolündeki Kıbrıs Cumhuriyeti’ne toz kondurmamakta, Kıbrıs sorununun bir şekilde ve nasıl olursa olsun sonlandırılması gerektiğini tekrarlayıp durmaktadırlar. Kıbrıs Türk halkı yama mı olur, başka şey mi olur, onların umurlarında değildir.

Şu veya bu şekilde bir çözüm halinde kendi çıkarlarının ne olacağının hesaplarını yapmaktadırlar. Zaten en büyük amaçlarından biri de, dünyanın en stratejik bölgesinde bulunan bu adada Türkiye’nin etkinliği ve üstünlüğünü kırabilmektir.

Tüm bunlara karşı cömert davranmaktan vazgeçilmeli, Kıbrıs Türkünün geleceğini tehlikeye atabilecek adımlardan kaçınılmalıdır!

Demokrat Parti’nin dünkü olağan kurultayında tek aday olarak yeniden parti genel başkanlığına seçilen Serdar Denktaş’ın, “Kıbrıslı Türkler, ekonomik anlamda çözüme hazır değil. İzolasyon altında yaşamaya ve masadan kalkmamaya mahkûm edildik. Bu koşullarda gerekli düzenleme ve hazırlığı yapamadık” şeklindeki sözleri üzerinde durmakta yarar vardır.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Drv Bekir Pasaoglu
    26.12.2016

    Sen nasil bir gazetecisin be kardeişim. Tam 30 yil önce seni '' galiba o dönem Kıbrıs Postası gazetesinde yazıyordun'' okuduğumda baba Denktaşa yağ çekiyordun şimdi de oğluna mı çekiyorsun.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.