KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

14.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yerli ürün bilinci çocuklardan önce büyüklere aşılanmalı!..

Kıbrıs Türk Sanayi Odası, ‘Yerli Ürünler Haftası’ nedeniyle yaptığı açıklamada, “Üretime sahip çıkma, ülkeye sahip çıkmaktır” dedi. Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı, Eğitim Bakanlığı ile işbirliği halinde düzenlenecek etkinliklerde gelecek kuşaklara yerli ürün tüketmenin öneminin anlatılacağını söyledi.

Hafta münasebetiyle ilk, orta ve lise seviyesindeki öğrencilere çeşitli tesisler gezdirilecek, ülke üretimi hakkında bilgi verilecek, böylelikle gelecek kuşaklara yerli ürün tüketmenin önemi anlatılacak.

Bu tür etkinliklerle yerli ürün bilincinin artırılması hedeflenirken, “Geleceğimiz olan çocuklarımıza yerli ürünleri tanıtarak, bunun kendilerine ve ülkelerine güven duygusu aşılayacağına inanıyoruz” deniliyor.

Çok güzel, yerinde bir etkinlik… Ama bize öyle geliyor ki, bu bilinci onlardan önce velilerine, büyüklere anlatmak ve aşılamak gerek.

Niye diye soracak olursanız, yanıtı dünkü KIBRIS Gazetesi’nde vardı… Küçük esnaf kan bağır. “Tedbir alın, batıyoruz” diye feryat ediyor, yetkililere çağrıda bulunuyor.

Doğrudur. Yalnız Lefkoşa’da değil, diğer kentlerdeki çarşı pazarı şöyle bir dolaşın, esnafın sinek avladıklarını ya da tavla oynadıklarını göreceksiniz. Esnaf, maaşı alanın büyük marketlere koştuğunu, bunun da kendilerini olumuz etkilediğini dile getiriyor.

Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı’nın, “Üretime sahip çıkma, ülkeye sahip çıkmaktır” sözüyle yüzde yüz hemfikiriz. Hatta zaman zaman Ticaret Odası’nın düzenlediği anketlerde, birçok ürünün Güney’e kıyasla Kuzey’de daha ucuz olduğunu da görüyoruz. Böyle olmasına karşın, ‘yabancı ürünlere bu ilgi, bu hayranlık niye’ diye de sormadan edemiyoruz.

Örneğin bir ‘Mevlit Kandili’ tatilini fırsat bilen birçok Kıbrıslı Türk, her zaman olduğu gibi, yine Güney Kıbrıs’a akın etti. Bu nedenle de Metehan Sınır Kapısı’nda uzun araç kuyrukları oluştu. Tümünün de alış-veriş için geçtiğini iddia etmiyoruz. Tatili fırsat bilerek, Trodos’un karlı yamaçlarına doğru yol alanların sayısı az değildi. Haksız mılar? Bir günlük de olsa tatili değerlendirmek herkesin hakkı… Güney’den alış-veriş de gayet doğal.

Ancak çoğu zaman kantarın topuzu kaçıyor ve dengeler altüst oluyor. Buraya gelen karşı komşular, en ufak bir şey alacağında bile tereddüt ederken, bizdeki cömertlik kime ne kazandırır? Zaten her altı ayda veya yılda açıklanan raporlarda, nüfusumuz daha az olmasına rağmen, Rumların Kuzey’deki harcamalarına kıyasla Türklerin Güney’deki harcamalarının kat kat fazla olduğu görülmektedir.

Bir defa kapılarda Rum görevlilerin psikolojik baskısını hissetmemek mümkün değildir. Bu psikolojik baskı hem kendi vatandaşlarınadır, hem de yabancı turistlere yöneliktir. KKTC’ye geçmek isteyenler uzun kuyruklar oluştururken, kasıtlı olarak işlemler yavaşlatılır, bu da turistler üzerinde olumsuz etkiler yaratır.

Konular birbirine bağlı olduğundan nereden nereye geldik… Yerli üretim gerçekten Kıbrıs Türkünü ayakta tutan, istihdam yaratan, ekmek kapısı olan bir sektördür. Narenciyeden tutunuz da; patatese, bal ve pekmeze, çilek, tavuk-yumurta, zeytin, zeytinyağı, süt ve süt ürünlerine, çeşitli meyvelerden yapılan macunlara varıncaya kadar birçok üründe kendine özgü iklimiyle Kıbrıs bir markadır.

Bunları korumak ve kollamak hem devletin, hem de vatandaşın görevidir. Vatandaş, raflardaki çeşitli ürünlerden yerliyi tercih ettiği, öncelikler sırasına koyduğu takdirde, bilmeli ki, söz konusu ürünün markete kadar ulaşmasında kendi akrabası, dostu veya bir tanıdığının emeği vardır, o müesseseden ekmek yemektedir. Görüşmelerde en kritik aşamaya gelindiği halde hâlâ insanlık dışı ve çağdışı ambargolara ve izolasyonlara rağmen kendi ayaklarımız üzerinde durabiliyorsak, kendi bağrımızdan çıkan tesislerin ve ürünlerinin payı büyüktür. Ve bu nedenle devletin gerekli ilgi ve desteği göstermesi, teşvik etmesi, tanıtması en başta gelen görev olmalıdır.

Kendi ürünümüzü kullanmak ve kollamak bu nedenle çok önemlidir. Bunu yaparken yerel ürünlerde de kaliteden taviz verilmesi elbette beklenemez!

Yazımızı Sanayi Odası’nın “Üretime sahip çıkma, ülkeye sahip çıkmaktır” sloganı ile noktalıyoruz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.