Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

28.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yıl 365 gün, bu ülkede tiyatro oynanmıyor mu?

Dünya Tiyatrolar Günü’nde, ömrünü tiyatroya adamış, emek vermiş olan sanatçılarımız acı konuştu… Öfkeliydiler… O kadar ki, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu Koordinatörü Yaşar Ersoy, “Tiyatro Gününü kutlamıyoruz” dedi.  Yüreği doluydu, söyleyecek çok şeyi vardı, içini dökmek istiyordu, döktü de!

Ülkemizde tiyatro sanatı çok eskilere dayanır… Bir ara Kıbrıs’ın ‘First Lady’si, Kıbrıs Türk Halkının Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün eşi Süheyla Küçük, çocukluk yıllarında tiyatroyu anlatırken nasıl da heyecanlandığını fark etmiştim… O dönemlerde daha çok milli piyesler sahnelenir, okul salonlarını dolduranlar amatör sanatçıları ilgiyle izlerlerdi… Örneğin vatan şairi Namık Kemal’in ‘Vatan Yahut Silistre’ adlı eseri birçok köylerde sahnelenmişti…

Herkes tiyatro gecelerini iple çekiyordu adeta… Bir Vedia Barut da tiyatroda ismini duyuranlardandı…

Şimdilerde her türlü olanağa rağmen tiyatroya aynı ilgi gösteriliyor mu? Hem evet, hem de hayır! Profesyonel sanatçıların yanı sıra, tiyatronun amatör sanatçıları da harıl harıl çalışıyorlar. Halka bir şeyler sunmak için didiniy0orlar. Oyunlarını sunduktan sonra da aldıkları alkış onları daha bir teşvik ediyor, cesaretlendiriyor. Oyunlarını daha geniş kitlelere aktarabilmenin yollarını arıyorlar…

Bugün ülkede Doğudan Batıya, Kuzeyden Güneye nice tiyatro grupları faal durumdadır… Aralarında profesyonel elemanları olanlar daha şanslıdır. Onları eğitiyor, topluma kazandırıyorlar. Ama gel gör ki, başkent Lefkoşa’da bir tiyatro binası bile yok. Devlet Tiyatrosu’nun 1999 yılında yanarak kül olmasından sonra sanatçılar açıkta kaldı. Lefkoşa Türk Belediyesi’nin arka kısmında inşaatı başlatılan bina ise başta maddi imkânsızlıklar olmak üzere; çeşitli nedenlerden dolayı hala tamamlanamadı.

Tiyatro sanatçılarının küskünlüğü, dargınlığı daha çok bu yüzden! Siyasilerin kendilerini anlamamasından yakınıyor, dert yanıyorlar. “Derdimizi anlasalar, sorunumuzu da çözerler” diyorlar ve tüm siyasi partilerin programlarında sanata ilginin vurgulanmasına karşın, bunun sözde kaldığını ifade ediyorlar.

Aslında tiyatro en önemli sanat dallarından biridir ve bir değerler bütünüdür. Eleştiri yanında yol göstericidir, sorgulayıcıdır, gerçeği, doğruyu işaret etmektedir. Her şeyden önce umudu yeşertendir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, “Bir İnsan her şey olabilir, hatta Cumhurbaşkanı da. Ama sanatçı olamaz” diye boşuna konuşmamıştı… Kültür ve sanat bir toplumun, bir milletin aynasıdır. Kültürden, sanattan yoksun milletlerin başarısından çok, başarısızlığı konuşulur.

Karşı tarafla kıyaslamayı pek sevmiyoruz, ama mesela bizde halen bir opera binası bile yoktur. Halkoyunları, folklor gösterileri, tiyatro grupları bakımından gerçekten bir zenginliğimiz vardır. Değil kentlerimizde, köylerimizde de çeşitli etkinlikler düzenlenmekte, tiyatro gösterileri yer almaktadır. Mesela Çatalköy başarılı olanlardan biridir. Daha nice yerleşim birimlerinde birbirinden başarılı ekiplerin bulunması takdire şayandır.

Esasında belediyelerin kendi bünyelerinde oluşturdukları tiyatro ekipleri ve diğer kültür ve sanat dallarında uğraş verenler bu ülkenin kültürüne, sanatına zenginlik katmaktadırlar.

Hal böyle iken, siyasilerin bu konuda mesafeli duruş sergilemeleri ve gerekli ilgiyi göstermekten kaçınmaları acep nedendir? Aslında bu bir araştırma konusudur. Ama bize göre, bu ülkede yılın 365 günü zaten her türlü tiyatro oynanmaktadır. Trafikte her gün tiyatro oynanmasa bu kadar cana kastedilir mi? Su konusunda tiyatro oynanmasa narenciye ağaçları ve birçok köyde ürünler verimden düşer mi? Beşparmak Dağlarında tiyatro oynanmasa, o koskocaman dağ bu kadar oyulur muydu?  Suç ve suçlu sayısı bu kadar kabarık olur muydu? Elektrikte tiyatro oynanmasa, elektrik hırsızlığı yaygınlaşır mıydı?

Tiyatro oynamasak, bu memlekette ağaçlar gelişigüzel kesilir, yakılır mı? Çevre bu denli kirliliğe teslim edilir mi?

Daha neyi yazalım?

Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, “Müzakerelerin bu günkü zeminde devam etmesi halinde, hiçbir sonuç alınamayacaktır. Şu anda bir tiyatro izliyoruz” demedi mi?

Her şey bir yana, Kıbrıs’la ilgili müzakereler de bir tiyatro.

Dedik ya, yılın 365 günü bu ülkede öyle tiyatrolar oynanır ki, akıllara durgunluk verir…

 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.