Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

09.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

22 üründen TÜK fonunu kaldırmak gayrı yasallığı engellemez

Batmış Toprak Ürünleri Kurumu’nu (TÜK) kurtarmak için hükümetin apar topar 109 ürüne koyduğu yüzde 3’lük fona itirazımız sürüyor.

Bakanlar Kurulu dün 22 üründe yüzde 3’lük fonu kaldırdı ama bence bu hiç de yeterli değildir ve toplumun genel itirazını karşılayamaz.

Üstelik fon uygulamasının yasa dışı olduğu gerçeğini de değiştirmez.

Hatırlayacağınız gibi imalatçılar, kendilerinin ithal ettiği bazı ürünleri TÜK’ün de ithal ettiğini ve kendileriyle haksız bir rekabet içinde olduğunu söylemişlerdi.

İtiraz noktaları şuydu; TÜK de yüzde 3 fon ödüyordu ithal ürünlere ama o para TÜK’ün bir cebinden çıkıp diğerine giriyordu. Nasıl olsa para kendisine geliyordu. Bu durumda TÜK, ithalatçılarla aynı ürünü getirip satıyor ama fiyat bakımından kesilen fon miktarı kendisinde kaldığından avantaj sağlıyordu.

Bakanlar Kurulu, dün büyük oranda bu ürünlerdeki fonu kaldırdı.

Bu durumda hem ithalatçıların tepkisini dindirdiler hem de bitkisel ve hayvansal ürüne girdi teşkil eden ve halkın beslenmesinde önemli yeri olan ürünlerin hiç olmazsa bir bölümünün zamlanmasını önlemiş oldular.

Başta ekmek olmak üzere birçok gıdaya yansıyacak olan fiyat artışıyla ilgili tepkilerden kurtulmayı hedefliyor hükümet.  Aslında göz ardı edilen önemli başka şeyler vardır.

Hükümet 109 kalem olarak açıklamıştır bu ürünleri ancak, 109’dan çok fazladır, hem de kat kat fazla.

Nasıl mı?  Mesela “süt ürünleri” deniyor.

“Süt ürünleri” bir kalem olarak gösteriliyor ama bir saymaya kalkın bakalım kaç tane süt ürünü var.

Süt ürünleri saymakla bitmez… Bilinçli bir okurumuz bu konuda bana şu soruyu sordu:

“Dondurmaların tümü sütten yapılmıyor. Limonlu dondurma süt içermemektedir. Sütlü dondurmadan fon alınacak, limonlu dondurmadan alınmayacak mı? Sütlü dondurma limonlu dondurmadan daha mı pahalı olacak?”  Ne güzel bir soru, ben de hükümet yetkililerine soruyorum bu ayrımı nasıl yapacaksınız?

“Et ürünleri” de bir kalem görünüyor. Ancak sayamayacağınız kadar et ürünü var reyonlarda.

İşte size birkaç soru daha:

“Mesela dondurulmuş lahmacundan fon alınacak mı? Yüzde kaça kadar et içeren ürünlerden fon alınacak? Bu oran neye göre saptanacak? Hazır köfteler için fon alınacak doğal olarak. Peki içli köfteden de fon alınacak mı?”

Ne kadar karmaşık bir iş değil mi? Yüzlerce süt ve et ürününün içinden çıkmak kolay mı?

Mesela Sayıştay kuruma geldi araştırma yapıyor, parayı toplayan personele, “Bu üründen de fon alman lazımdı. Tüccardan rüşvet mi yedin de bu üründen fon almadın?” derse ne cevap verecekler?

Para için hiç düşünülmeden, yangından mal kaçırırcasına fon uygulaması getirildi.

Fon aslında 109 değil, yüzlerce üründen alınıyor ama bunlar halkın gözünden kaçırılmaya çalışılıyor.

Uygulamanın ne kadar zor ve karmaşık olduğu ortada…

Bunu uygulayacak uzmanları var mı TÜK’ün, kim çıkabilecek bu işin içinden?

Bazı siyasi partiler ve örgütler, TÜK’te fon uygulamasına gidilmesinin anayasaya aykırı olduğunu belirterek, Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Örgütler, Anayasa’nın 75’inci ve 135’inci maddelerindeki düzenlemelerin, fon veya vergilerin ancak yasa ile konulabileceğini öngördüğünü belirtiyorlar.

Bakanlar Kurulu bu kararı alırken, anayasal zorunluluğu dikkate almadı.

TÜK’e yapılacak katkılar,  32/1992 sayılı Toprak Ürünleri Yasası’nın 10’uncu maddesindeki kurumun gelirleri başlığı altında sayılmadığı için yasaya aykırı oldu.

TÜK’ün gelirlerinin nasıl artırılacağı, nasıl gelir kalemleri yaratılacağı konusunda tek bir proje üzerinde kafa patlatmadan, kısa yoldan fon koyarak, halkın cebine el atıldı, hem de gayrı yasal bir şekilde.

Tabii buna benzer bazı hazırcı tedbirler üzerinde de çalışılıyor; örneğin kurumdan emekli olanların maaşların devlet bütçesinden ödetilmek istenmesi gibi.

Ya da TÜK personelini Bakanlar Kurulu kararı, ya da yönetim kurulu kararı ile kamuya aktarma gibi…

Kamunun durumu çok iyi ya, TÜK’ü kurtarmak için personelini devlet dairelerine dolduracaklar.

Oralarda çalışanlar sanki çok verimli. Halkın vergileriyle bataklık kurutulmaya çalışılacak.

Israrla kurumun iki yıl içinde batırıldığı söyleniyor ama bu doğru değildir, bu kurum öyle iki yılda batmaz.

Geriye dönük, geniş kapsamlı bir araştırma yapılmalıdır.

Mesela bir iddiaya göre 2003’te UBP’ nin elinde olan TÜK, 100 personelden 300’e çıkmış, bu artış hiç mi etkilemedi kurumu?

TÜK’le ilgili kafa karıştırıcı konular sıralamakla bitmez. İnsanın aklına sayısız soru geliyor.

“Sayıştay hiç vakit kaybetmeden TÜK’e girsin ve süratle çalışmaya başlasın” diyeceğim ama onların da her zamanki mazereti nüksedecektir, kesin vakitleri ve personeli yeterli değildir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.