HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ali BATURAY

Ali BATURAY

07.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

AB’den şeffaflık isteyen hükümet kendisi ne kadar şeffaftır?

Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, Avrupa Birliği (AB) Koordinasyon Merkezi’yle ilgili, “kafalarda soru işaretleri yaratmaya yönelik” açıklamalar yaptı.

AB yardımları sanki gizli yapılıyor, sanki birilerine kıyak çekiliyor, sanki AB devlete muhalif olanlara yardım yapıyor gibi bir intiba yaratılmaya çalışıldı.

AB yardımları gizli yapılan, ya da her gelene golifa gibi dağıtılan bir şey değildir.

Herkes de biliyor ki bir proje sunarsınız, bu proje inandırıcı bulunursa onay alır, prosedürler yerine getirilir, gazetede ilan edilir, yani bir dizi şart yerine geldiği zaman yardım yapılır.

AB gerçekten titiz davranıyor. Hatta yardımlar konusunda fazla prosedür olduğu ve bunun zaman kaybettirdiği yönünde zaman zaman AB’ye eleştiri bile yapılıyor.

Yani AB’den yardım almak öyle torpille, hatırla, araya adam koymakla olacak iş değildir.

AB yardımlarını toplumun tüm kesimlerinden insanlar almaktadır. Peki ne yapılıyor bu yardımlarla?

Belediyelerin altyapılarına, okulların eksikliklerine katkı yapılıyor.

Hayır kurumları, dernekler, birlikler toplum yararına projeler üretiyor. Çevre projelerine öncelik veriliyor.

Çiftçiler, hayvancılar, tarım ve hayvancılıkta modern aletlere, tesislere kavuşuyor.

Kimisi sulama sistemi kuruyor, kimisi modern traktör ve aksamlarına kavuşuyor.

İki toplumun yakınlaşması için projeler yapılıyor... Haaa, bakın ne tehlikeli bir şey söyledim; “İki toplumun yakınlaşması...” Hiç hoşunuza gitmiyor bu yakınlaşma işi değil mi?

Serdar Bey soruyor, AB Derneği ne yapacakmış aldığı parayı.

Mesela iki toplumun yakınlaşması için harcıyor, halkı AB’ye hazırlamaya çalışıyor, bilinçlendiriyor.

Kötü mü oluyor?

Dernek, birlik isimleri vererek, sanki de insanlar bu parayı alıp da cebine atıyormuş gibi bir intiba yaratmak gerçekten hoş olmamıştır. AB projelerinden para alıp da cebe atmak, mümkün değildir.

Projelere katkı yapılmaktadır ve AB, kılı kırk yarmaktadır bu yardımı yaparken.

AB yardımlarında her şey şeffaftır, hiçbir şey gizli saklı değildir.

Üstelik yapılan tüm yardımların kayıtları Maliye Bakanlığı’nda vardır.

Projelerle ilgili bilgiler ilk önce Maliye Bakanlığı’na gider, yani herkesten önce maliyenin haberi olur.

Bu katkılar vergiden muaf olduğu için Maliye Bakanlığı’na gitmesi zorunludur.

AB projelerinin her kalemi belli ve kontrol altındadır, tek kuruşunu almak mümkün değildir.

Bilmiyor mu Serdar Bey, bilgilerin ilk kendi bakanlığına geldiğini?

Bilmiyorsa, müsteşarı onu bilgilendirmiyor demektir.

Sayın Denktaş, çağırsın müsteşarını sorsun, o da ona tüm bilgileri versin, bunun gizli saklı bir tarafı, anlaşılmayacak kompleks bir yanı yoktur.

Şimdi kalkıp da bu yardımları, “tu kaka” gibi göstermenin ne anlamı var?

Yoksa AB’yi 2004 Annan Planı döneminde olduğu gibi, çözüm yanlılarının yanında görüyor, “evet” çıkması için çaba sarf eden düşmanlar, içimizi karıştıran ecnebiler gibi mi algılıyorsunuz?

Yine mi düşman arama meselesi?

Yine yabancılar karışacak ve referandumda “evet” çıkacak endişesi mi taşıyorsunuz?

Bu yardımları alanlar bir şey saklamış değil, zaten yardımları almadan önce gazetelerde reklam da veriliyor ve zaten o çevreler, kendi camialarıyla da bunları paylaşıyor ancak yine de suçluları ilan eder gibi kimin ne kadar yardım aldığını bir liste ile açıklamak hiç şık olmadı.

Hele bazı örgütlerin ismini de vererek, “parayı ne yaptılar öğrenmek hakkımız” demek hiç de etik değil.

Özellikle Reddediyoruz Platformu’nu AB yardımlarıyla anıp, “yardım alıp devlete saldırıyorlar” intibası yaratıp, yaptığı eylemlerin intikamını alır gibi davranmak, olacak iş değil.

Dedim ya, Maliye Bakanlığı olarak siz zaten bu yardımların ne için alındığını, ne kadar alındığını biliyorsunuz, sizde kayıtları var.

AB Koordinasyon Merkezi’nde de kayıtlar var, alabilirsiniz, inceleyebilirsiniz.

Ancak amaç öğrenmek değil, amaç toplumun kafasında soru işaretleri yaratmaktır, gündem değiştirmektir.

AB Koordinasyon Merkezi’nin eski yöneticilerini de sanki kötü bir şey yapmışlar gibi göstermekle elinize ne geçecek? Ufacık bir araştırmayla ismi geçen şahsın gayrı yasal bir iş yapmadığını öğrenilebilirsiniz ancak onlar aslında bunu biliyor, ancak toplumu yanıltıyorlar.

AB Koordinasyon Merkezi’ni tekrardan demokratik denetim mekanizması içine aldıklarını söylüyor Sayın Denktaş. Yani bugüne kadar demokratik bir sistem yok muydu merkezde?

AB Koordinasyon Merkezi konusunda AB’ye çağrı yapıyor, bilgi istiyor, şeffaflık gerektiğini söylüyorsunuz.

AB projeleri son derece şeffaftır merak etmeyin. Acaba hükümetin işleri şeffaf mı?

Keşke önce hükümet şeffaf olsa, keşke hükümet tüm yasalara, kurallara uysa, ondan sonra AB’ye taş atsa...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.