Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

13.08.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Adalet hissedilebilirse vardır

Adalet, yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanmasına denir. Hukuka uygunluğa da adalet diyebiliriz. Ancak yasaların her zaman adalet sağladığını söyleyemeyiz.

Yasaları insanlar yapar ve insanoğlunun her zaman için yanılma payı vardır. Yasa yapıcıların, teorik olarak düşünüp de kâğıda yazdıkları her zaman pratikte karşılığını bulmaz. O nedenledir ki uzun süre çalışılarak yapılan yasalarda, kısa süre sonra tadilat ihtiyacı hissettirir.

Yasalara uygunluk her zaman adalet getirmez. Yasalara uygun hareket edersiniz ama karşınıza koskocaman bir adaletsizlik çıkabilir.

İşte son günlerde çok tartışılan Türkiye ile KKTC arasında suçluların iadesini öngören, “Suçluların Geri Verilmesi, Mahkeme İlamlarının Karşılıklı Tenfizi ve Adli Yardımlaşma Yasası”…

Evet bu yasa “adaletsizliğe neden olduğu gerekçesiyle” çok tartışılıyor…

Aslında yasada bir anormallik yok...

Yasanın Kuzey Kıbrıs’ta suç işleyip de hüküm giymiş, cezaevinde yatan kişiye avantajı, kişi Türkiye’ye gidince başlıyor.

Evet bu yasa yapılırken Türkiye’deki yasalarla Kuzey Kıbrıs’taki yasaların benzer olmadığı düşünülmedi.

Bu yasa neden TC vatandaşları için avantajlı ve neden tüm TC vatandaşı mahkumlar bundan yararlanmak istiyor? Çünkü yasadan yararlanıp Türkiye’ye giden bir mahkum orada cezasının yarısını bile çekmiyor.

Yani diyelim ki Kuzey Kıbrıs’ta 9 yıl hapislik alan bir mahkum Türkiye’ye gittiğinde 4 yıl yatıp çıkabiliyor, 5 yıllık ceza çöpe atılıyor.

Türkiye’deki ceza sistemi KKTC’deki ceza sistemine göre çok fazla indirim hakkı veriyor.

Bu konu, uzun zamandan beridir şikayet konusudur, çünkü aynı anda aynı suçtan yatan biri KKTC vatandaşı, diğeri TC vatandaşı iki kişiden, TC vatandaşı olan söz konusu iade yasasından yararlanınca cezasının yarısından azını çekerek hapisten çıkıyor.

Bu da çok büyük bir adaletsizlik yaratıyor. Üstelik bu yasadan çift vatandaşlığı olan da yararlanamıyor. Yani kem TC hem KKTC vatandaşlığı bulunanlar bu yasadan yararlanmak için başvuramıyor.  Yani çift taraflı adaletsizlik de diyebiliriz.

“Mahkemeler kararını veriyor, kişi yasadan yararlanıyor gidiyor sana ne?” diyebilirsiniz.

Öyle değil işte. Evet “bana ne” diyerek gözünüzü kapatabilirsiniz ama ortada büyük bir adaletsizlik var ve bunu görmemek imkansız.

Özellikle de o kişinin cezalandırılmasını bekleyen mağdur taraf için bu durum çok önemlidir. Aynen Değirmenlik dağ yolundaki trafik kazasında 3 kişinin ölümüne, 7 kişinin yaralanmasına neden olan TIR şoförü Sefa Güngör’ün Türkiye’ye iadesinin yapılacak olması gibi, ölenlerin yakınlarının acısına acı kattı.

Mahkemelerin verdiği hapis cezaları tabii ölenleri geri getiremez, acıları da durduramaz ama o kararlar insanların vicdanında değer bulur, psikolojik olarak, iç huzuru olarak bir rahatlama yaratır, adı konulamayan bir huzur ya da rahatlamadır bu.

O kişinin ceza çektiğini görmek, hak ettiği cezayı aldığını görmek ister insanlar, işte adalet budur. Adalet adı konulamayan o iç huzura hizmet eder ama ceza çekmesi gereken kişinin serbest kalması ya da az ceza çekmesi acılı insanı, adalet bekleyen kişiyi daha da bitirir. Böyle insanlar için hiçbir şeyin anlamı kalmaz, adalete güveni sarsılan kişi rüzgârda savrulan yaprağa dönüşür ve her şeyi yapmaya da müsait hale gelir.

Bu nedenle yargıçlar büyük suçlarda vicdanları rahatlatmak ve caydırıcı olmak için yasaların izin verdiği en ağır cezayı vermeye gayret eder.

“Caydırıcı” dedik yukarıdaki cümlede… İşte bu yasa bu yönüyle de çok zararlıdır. Yargıçlar caydırıcı olması için en ağır cezayı verir ama kişi Türkiye’ye iade edilince, neredeyse cezasının 3’te birini çekip çıkıyor.

Yani Kıbrıs’a gidip suç işlemeyi özendiriyor bu yasa. Suç işle, yakalanır da mahkum olursan Türkiye’ye iadeni iste, kısa süre yat, serbest kal ve dön yeniden Kıbrıs’a gel… Bu durumda suçlar engellenemez, mahkemelerin verdiği cezalar caydırıcı olamaz…

Polislerin, mahkemelerin o kadar çabası, harcadığı zaman, efor hepsi boşa gitmiş oluyor. İçişleri bakanlığı, bakanlar kurulu, hükümet bu konuda hassas olmalı, buna bir çare bulmalıdır. En azından ciddi, vicdan yaralayan suçlarda bu iadelere izin vermemelidir.

Değirmenlik dağ yolu kazasında yaşamlarını kaybedenlerin yakınlarının öncülüğünde yarın eylem düzenlenecek. İnsanlar çok haklı, adaletin olmadığı, vicdanların rahatlamadığı, iç huzurun bulunmadığı yerde insanlar mutlu olamaz.

Adalet ne satılır ne de satın alınabilir, “adaleti sağladım” demekle de olmaz, adalet hissedilebilirse adalettir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.