Cyprus Today sol
  • 12 Aralık 2017, Salı 8:23
AliBATURAY

Ali BATURAY

Ah be Kıbrıslı Türk

Küçücük ülkemiz, birçok kötülük gördü, savaş gördü, ölüm gördü… Bu ülkenin insanı hem Rumlarla savaştı, hem kendi içindeki hesaplaşmalarının sıkıntısını çekti. Resmi tarih yazmaz ama provokasyon mezarlığıdır bu topraklar. Provokasyonlarla can yakanlar susar bugün, tanık olanlar da konuşmaz. Günahlarıyla ölürler... Kışkırtmayla ölümler üretenler muteber muamelesi görürler, kardeşi kardeşe vurduran, can dostunu gözünü kırpmadan harcayanlar ve buna tanık olanlar kesemeyecekleri günahlarıyla gittiler... Kimisi de sırasını bekliyor son derece babacan tavırla...

Bir huzur bulamadı bu ülkenin insanı. Hep sorunlarla boğuştu Kıbrıslı Türkler... Yoklukla da mücadele verdi, imkânsızlıkla da, fakirlikle de ihanetle de, ölümle de...

Yıllardır hep bir çalkantının içinde oldu, hep bir gerginliğin… Kıbrıslılar, hem Türkü, hem Rumu halen kayıplarını arıyor, çok acılar çektiler ama dost olmayı bir türlü beceremediler. 50 yıldır bir çözüme ulaşılamadı bu ülkede, özellikle de Kıbrıslı Türkler belirsizliğe sürüklendi.

Yeni bir cumhuriyet de kurdu Kıbrıslı Türkler ama huzuru bulamadı. Ne Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşmanın formülü bulunabildi, ne Kıbrıslı Türklerin yeni cumhuriyeti bir yere oturabildi. Cumhuriyeti kuranlar ve kurulmasına vesile olanlar ne dünyaya tanıtabildiler, ne de izolasyonları aşabildiler.

Hade dünyaya tanıtamadılar da içeride iyi bir yönetim sağlayabildiler mi?  Ne gezer? Yönetecek diyenler hep bir haksız paylaşım içinde oldu... Haksızlık, adaletsizlik, beceriksizlik, acizlik destanı yazdılar... Devleti iyi yönetemedik, hiçbir şeyi tamam yapamadık...

“Devletimiz var”  diye övündük ama normal bir devlette olması için gereken hiçbir şey bizim devletimizde tamam olmadı. Adı var kendi olmayan, yalan bir dünya kurduk kendimize... Bu yalan ya da sanal devlette bin bir tuhaflıkla, bin bir dertle uğraşır olduk.

Bu ülkede ne parası olan tam mutludur ne de dar gelirli... Mutlu olduğunu sanan da kendisini kandırmaktadır. Üretemeyen, kendi ülkesini kendisi yönetemeyen, sürekli Türkiye’ye el açan, sürekli muhtaç konumundaki bir yapıyla devlet olduğumuzu sanıyoruz. Bugüne kadar ülkeyi yönetmeye talip olanlar, “Ne yaparım da kendi kendine yeten bir ülke yaratırım?” derdinde olmadı. Peki ne yaptılar? “Ne yaparım da Türkiye ile iyi geçinip, oradan kolay para alabilirim” derdine düştüler.

“Ne olur ki böyle olursa?” diye sorarlar bir de... “Neden hep bu konular üzerinde duruyorsun?” diye de sorarlar bana. Bu durum normal değil. Normal olmadığını da defalarca yaşayarak gördük ama akıl koymadık. Bu devlet hiç mi rüştünü ispat etmeyecek? Bu devlet hep muhtaç mı kalacak? Bu devlet hep mi el açacak?  Tek taraflı çıkar ilişkisi olur mu?

Hep birisi verecek, diğeri de yiyip rahatına bakacak… Olur mu böyle bir ilişki? Olmaz, bir süre sonra o da sizden bir şey ister, hem de veremeyeceğiniz şeyleri ister ve onu da vermek zorunda kalırsınız. Zaten verecek çok bir şeyiniz yok, bir onurunuz kalır... Bir bakarsınız o da gitmiş... Onurunuzu kaybetmek de çok koyar size değil mi? Onurunuz olsun kalsın elinizde isterseniz ama tek taraflı istemeye, muhtaçlığa devam ettikçe onurunuzu da bırakırsınız ve çırılçıplak kalırsınız.

En kötüsü de bu ama siz bunu görmezden gelebilirsiniz, lâf cambazlığıyla bertaraf ettiğinizi sanırsınız ama kendinizi kandırırsınız. Bugün hiçbir şey olmamış gibi davranabilirsiniz ama bir yük olur sırtınızda ve bir gün sizi ezer. Olan biteni kendinizden uzak gibi görebilirsiniz ama bir bilseniz uzak olmadığını, bugün hasmınızın uğradığı muameleye sevinebilir ya da kayıtsız kalabilirsiniz ama yarın sıra sizdedirdedir.

Dur ayaklarının üzerinde, ilişkilerin düzeyli olsun... Lâf duymayasın, duyduğun söze üzülmeyesin, “Bak ne dediler bizim için” nakaratını söyleyip durmayasın... Hep isteyeceksin, hep el açacaksın sonra da “Onlar benden bir şey istemesin”, “Bana lâf etmesin” diyeceksin, onurun aklına gelecek, kalbin olduğunu hatırlayacak ve o kalbin kırılabileceğini hatırlayacaksın...

Olmaz be kardeşim olmaz, olmayacak... Onlar suçlu değil ki, suçlu sensin... Yalan düzende yalan dünyada rahat içinde (ki neremiz rahat, o da yalan, o da sanal, o da yapmacık) kalmak isteyeceksen katlanacaksın…

Üretebilirsin sen… Kanıtladın bunu daha önce… Zor koşullarda çalışabilir, canını dişine takabilirsin, yaptın daha önce... Sen zavallı değilsin, seni ömür boyu birisinin beslemesine gerek yok. Yardım almak mı istiyorsun, al yardımı ama o yardımı iyi değerlendir, ayağa kalk ve yardımı yapana teşekkür et. Hatta borcunu öde ve “Buraya kadar ben gerisini hallederim” de, minnet de duy ama bir yere kadar... Hem kendini kurtar hem onurunu...

Ah be Kıbrıslı Türk, iyisin, hoşsun, safsın, hoşgörülüsün ama bir o kadar da tuhafsın kardeşim sen, çok tuhaf, silkelen de gel artık kendine, kır artık kabuğunu, uyan uykudan... Zır zır söyleneceğine kendine gel...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 28 16 5 7 15 53
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 28 11 11 6 8 44
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık