Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

07.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Anıtlar Yüksek Kurulu’nda, neden değişiklik yapılmak isteniyor?

Yazdığımız bazı yazılara tepki gösteriyorlar; “Her şeyin altında bir şey arıyorsunuz” diye sitem ediyorlar.

Her şeyin altında bir şey arayacağız tabii, çünkü mesleğimiz bunu gerektiriyor.

Şüpheli gördüğümüz her şeyin altında bir şey arıyoruz ve tespit ettiklerimizi eleştiriyoruz, yanlış yapanları doğru yola davet ediyoruz.

Aslında çoğu kez bir şey aramaya da gerek yok, zaten apaçık görülüyor yapılmak istenen...

Mesela Yüksek Öğretim Planlama Denetleme Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu’nda (YÖDAK) yapılmak istenenler, o kadar bariz, o kadar belli ki bunu görmemek için kör olmak gerekir.

Zaten daha önceki yazılarımda bunu anlattım, hatta dün de bu konuya ayrıntılarıyla değindim.

Mesela, Eski Eserler Değişiklik Yasa Tasarısı’yla Anıtlar Yüksek Kurulu’nda (AYK) yapılmaya çalışılan değişiklik, YÖDAK’ta yapılmaya çalışılandan bile daha açık.

Hükümet, meclise sunduğu Eski Esereler Değişiklik Yasa Tasarısı’yla Anıtlar Yüksek Kurulu’nda sivil toplum örgüt temsilcisi olmaması için değişiklik yaptı.

Yasadaki değişiklikle, sivil toplum örgütleri tarafından atanan 4 temsilci artık olmayacak, yerlerine hükümet tarafından temsilciler atanacak.

Neden, çünkü sivil toplum örgütleri tarafından atanan üyeler, hükümetin her istediği şeye “Evet efendim” diyerek onay vermiyor.

Sivil toplum örgütlerinden gelen üyeler, gerçekçi davranıyor, toplum çıkarlarını, ülke çıkarlarını ön planda tutuyor, peşkeşe fırsat vermiyor.

Ancak sivil toplum örgütü temsilcilerinin yerine hükümetin atayacağı kişiler, her istenene “evet” diyecek.

Hükümetin atayacağı kişiler, öyle bir pozisyondaki kişiler olacak ki yönetenlere “hayır” diyemeyecek.

Dünkü yazımda da yazdım, bazen kendilerinin atadığı adamlar bile yönetenlerin yaptıklarına “hayır” demek zorunda kalıyor, böyle ilkeli, sağlam duruşlu insanlar vardır, genelleme yapmamak gerekir ancak onların da başına neler geldiğini bir süre önce gördünüz.

Onları da sözlerini dinlemiyor diye son derece despot bir tavırla görevden alıyorlar.

Hükümet edenler, atadığı kişilerin beyinlerini kendilerine kiralamasını istiyor, düşünmesinler, irade kullanmasınlar, tamamen yönetenlerin istediğini yapsınlar...

Anıtlar Yüksek Kurulu’nda, Mimar Mühendis Odaları’ndan, Şehir Plancıları Odası’ndan, Belediyeler Birliği’nden ve üniversitelerden temsilciler olmasını istemiyorlar.

Buralardan temsilci gelmesin, hükümetin yapacağı işlerin önüne takoz koymasın.

Ya ne olsun? Onların yerine devlet kurumlarından kişiler atansın ve her istediklerini yapabilsinler.

Maşallah, son derece demokratik bir yöntem seçmiş hükümet.

Şimdi gelin de bana “Her şeyin altında bir şey arıyorsunuz” deyin. Aramaya ne gerek var, besbelli niyet ortada.

1975- 1994 yılları arasındaki yasanın demokratik olmadığına inanılıp, 1994 yılında söz konusu yasa değiştirildi ve Anıtlar Yüksek Kurulu’na sivil toplum örgütü temsilcilerinin de eklenmesi uygun görüldü.

Şimdi o demokratik yapı bozularak, 1994 öncesine dönülmek isteniyor...

Hükümet ileriye gitmek değil, geriye dönmek istiyor.

Yasayı eski haline getirip, sivil toplum örgütü temsilcilerini iptal edip, bakanlığın atayacağı adamlarla yapacağını yapmak isteyen hükümet, en çok da Karpaz bölgesini imara açmak için bunu yapmayı amaçlıyormuş...

Kaldı ki bir süre önce 11 kişilik Anıtlar Yüksek Kurulu temsilcilerinden bazı hükümet temsilcileri bile Karpaz’ın imara açılmasına karşı çıkmış, 11 kişilik kuruldan 3’ü kabul oyu vermiş...

Anlaşılan bu durum hükümeti daha da kızdırmış...

Mevcut yasada, Anıtlar Yüksek Kurulu’nda bir yer için “Sit alanı kararı” onaylandığında bir aylık süre zarfında yürürlüğe giriyor ve bu bir aylık süre dışında itiraz kabul edilemiyor.

Yasa değişikliği ile bir aylık itiraz süresi 6 aya çıkarılmaya çalışılıyor, yani sit alanı olduğu kararına 6 ay boyunca itiraz edebilme şartı getirilecek ki burayı peşkeş çekeceklerse zaman kazanabilsinler.

Akıl alır gibi değil, peşkeşe yol açmak için ne gerekiyorsa yapılıyor.

Tabii basını, gazeteleri takip ediyorsanız Eski Eseler Yasası, başka bir konu ile de geçen hafta gündeme gelmişti.

O konu Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Eski Eserler Yasası’nı düzeltilmek için geri göndermesiydi ancak hükümet hiçbir değişiklik yapmadan yasayı cumhurbaşkanına tekrar yolladı.

Buradaki itiraz, “Anıtlar Yüksek Kurulu’nun kullanabilmesi için bulunan fonun, başka yerlerde kullanabilmek için iptal edilmesi” istemineydi. Yani hükümet bu fondaki paraya da göz koydu...

Şimdi gelin de bu değişiklik istemlerinin altında bir şey aramayın...

Antidemokratik uygulamaları, antidemokratik yasa değişikliklerini alışkanlık haline getiren hükümetin niyeti ve gidişatı da hiç iyi değil.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.