HUNKAR SAG GIYDIRME
Ali BATURAY

Ali BATURAY

26.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Aşırı çözüm isteğinin yarattığı ruh hali

Ülkede birçok sorunumuz var, üstelik bu sorunlar yılladır aynı…

Sürekli tekrarlanan, ancak çözümü bulunamayan birçok sorunla boğuşuyoruz.

Ülkenin tanınmamışlığının yarattığı sıkıntılar yanında yöneticilerin zafiyeti de büyük sıkıntılara neden oluyor.

Artık yaşadıklarımız katlanılır gibi değil.

Mesleğe ilk başladığım günlerde haberlerini yaptığım sorunlar halen geçerli.

Sorunlar bizi bunalttı…

Yıllardır birçok kişi kurtuluşu göçte buldu, başka coğrafyalarda gelecek aradı.

Her şeye rağmen ülkede kalmaya devam edenler ise Kıbrıs’ta varılacak çözümle geleceğini kurtaracağına inanıyor.

Çözümü bekleyenler, gelen her olumsuz haberle birlikte müthiş moral bozukluğu içine giriyor.

Ortaya atılan her bilgi, her dedikodu “Yoksa yine mi çözüm olmayacak” endişesi yaratıyor.

Mont Pelerin zirvelerinden sonuç çıkmaması da birçok kesimde derin üzüntü yarattı.

Bu iki zirve, çözümün son noktası değildi, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı bunu her iki zirve öncesi de vurguladı.

İsviçre’ye ilerlemeler elde etmek, beşli ya da çoklu konferansa hazırlık yapmak, tarihini belirlemek hedefiyle gidildi.

İsviçre’de bir sonuca varılamaması nedeniyle birçok kişi Cumhurbaşkanı Akıncı’yı ve ekibini suçluyor.

Mont Pelerin zirvelerinin “nihai çözümün” çıkacağı yermiş gibi görülmesi ve sonuç alınamaması sinirleri gerdi.

İsviçre’deki son gece açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, eleştiri yağmuruna tutuldu.

Yaptığı konuşma dillere dolandı.

Sanki de müzakereleri durduran bu konuşmaymış gibi bir hava estirildi.

Barış Burcu’nun yaptığı tespitler, “suçlama oyununa başlama” diye nitelendirildi.

Halbuki amacı bu değildi.

Zahmetli, yorucu bir sürecin ardından yapılan bir konuşmaydı…

Hakkını vermek lazım Sayın Barış Burcu, yerli yersiz konuşan birisi değildir.

Bugüne kadar hep gerektiği kadar konuştu.

İsviçre’deki konuşması nedeniyle topun ağzına konulması gerçekten haksızlıktır.

Burcu’nun zor bir sürecin ardından, hayal kırıklığını belirten konuşma yapması bir insani hareketti.

Her gün dünyadan ve ülkemizden onlarca insanın, yetkilinin, politikacının demeçlerinin, konuşmalarının haberlerini yayınlıyoruz.

Tümü de “diplomasi” kurallarına uyuyor mu?

Hiç de değil, üzüntüsünden, sinirinden ya da sevincinden dolayı, bazen tuhaf, bazen komik, bazen dramatik ama “çok insani” konuşmalar, davranışlar görüyoruz.

Eleştirirseniz eleştirirsiniz tabii ki ama buna manalar yüklemek, sanki de art niyet varmış, ya da bir şeyleri bozuyormuş gibi nitelemelerde bulunmak gerçekten haksızlıktır.

Bazıları, “Barış Burcu’nun konuşması çözüm istemeyenlere, ‘işte bak Rumlarla çözüm olmaz, bunu Barış Burcu bile söylüyor’ deme imkânı sağlıyor” diyor.

Öyle söyleyecekler diye yaşananları, gerçekleri anlatmayacak mı Cumhurbaşkanı Akıncı veya Sözcü Barış Burcu?

“Ne diyecekler?” korkusuyla ağızlarını açmayacaklar mı?

O malum çevreler zaten her fırsatta bir şeyler söylüyor.

Haksızlık yapmayalım, Cumhurbaşkanı Akıncı, bugüne kadar hiç suçlama oyununa girmedi.

Bazı sitemler dışında bunca zamandır Rum Lider Anastasiadis ile bir birlerine çok fazla yüklenmediler.

Hatta Akıncı ile ekibi, diyebilirim ki en az suçlama yapan cumhurbaşkanı ve ekibidir.

Hiç geriye bakmıyoruz, sürekli birilerini asmak, kesmek istiyoruz...

Uzaktan konuşmak kolaydır, hem Rum tarafını, hem Türkiye’yi ikna edecek, hem de ülkedeki geniş kitleleri tatmin edecek bir formülü bulmak kolay bir şey değildir.

Kolay olsaydı, bu sorun bunca yıl sürmezdi.

Aşırı çözüm isteğinin yarattığı ruh halini anlayabiliyorum ama biraz daha sabır...

Yakında müzakereler yine başlayacak, sabredelim, neler olacak görelim, öyle şüpheyle değil, eften püften şeylere değil, somut ciddi bir hata görürsek hep birlikte eleştiririz, hem de en sert şekilde...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.