Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

12.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bak sen şu Alman Büyükelçi’nin yaptığına

Biliyor musunuz, çok boş işlerle uğraşıyoruz.

Maksat konuşma olsun, maksat ortalık gerilsin...

Neymiş?

Alman Büyükelçi bir okulumuza gitmiş ve oradaki, çocuklardan referandumda “evet” demesini istemiş…

Aman da aman, Alman Büyükelçi’nin yaptığı müdahaleymiş…

Referandum için müdahalede bulunmuş…

O son sınıf çocuklar yakında 18 yaşına girecek ve oy kullanma hakkı kazanacakmış.

O nedenle onları etki altına almak, müdahaleymiş…

Çocukların aileleri bu durumu Dışişleri Bakanlığı’na bildirmiş.

Büyükelçi bakanlığa çağrılmış ama gelmemiş.

Biz bunları nereden öğreniyoruz?

Bunları mecliste bütçe görüşmeleri sırasında Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu söyledi ve basında geniş yer buldu...

Güler misin ağlar mısın?

Bir kere müzakereler henüz bitmedi.

Liderler henüz tüm konuları bitirmiş değil, ocak ayı içinde Cenevre’de önemli müzakereler var, beşli konferans da yapılacak.

Kim bilir ne olacak?

Daha oradan olumlu sonuç çıkıp çıkmayacağı bile muamma.

Daha orasını bitirmediler ki bir plan hazırlasınlar.

Yani ortada bir plan yok, yani ortada bir referandum tarihi yok.

Liderler anlaşacak, harita belirlenecek, ortaya bir plan çıkacak.

Ardından da referandum tarihi belirlenecek.

Planı okuyacağız, bakacağız bakalım, beğenirsek “evet” diyeceğiz, beğenmezsek “hayır” diyeceğiz.

Ancak bunların hiçbiri yok ortada.

Yani korkacak bir şey yok.

Yani bu tepki, bu telaş anlamsız.

Yani bu konuşmalar “doğmamış çocuğa don biçmek” gibi bir şey.

Sonra, büyükelçi öğrencilere referandumda “evet” deyin demiş diye niye korkuyorsunuz ki?

Büyükelçi “evet deyin” dedi diye, öğrenciler “evet” mi diyecek?

Siz Kıbrıslı Türk gençlere güvenmiyor musunuz?

Siz bu gençleri hafife mi alıyorsunuz?

Siz bu gençlerin “gel” deyince geldiğini, “git” deyince gittiğini mi sanıyorsunuz?

Siz bu gençlerin aklının olmadığından, her konuşanın etkisi altında kalacağından mı korkuyorsunuz?

Pes doğrusu?

Siz ki tüm demeçlerinizde bir çözüm olacağına inanmadığınızı söylüyorsunuz ya, bu kadar eminseniz çözüm olmayacağına niye korkuyorsunuz ki büyükelçinin böyle bir konuşma yapmasından?

Büyük bir ihtimalle büyükelçi Kıbrıs’ta bir çözüm olması, iki toplumun barış içinde yaşaması gerektiğinden falan söz etmiş, bunun için de herkesin destek olması gerektiğini söylemiştir.

Ancak anlaşılan anlatıla anlatıla, “referanduma evet istedi” noktasına kadar ulaştı.

Öyle olsa bile, bu durum, peşine düşülecek bir konu mudur?

Ortada anlaşma yokken, plan yokken, referandum tarihi yokken, böyle bir konu için büyükelçi bakanlığa mı çağrılır?

Büyükelçi çağrıya cevap vermemiş…

Cevap vermez tabii, böyle bir konu için niye versin ki?

Hem merak ediyorum, ne denilecekti büyükelçiye?

Fırça mı çekilecekti?

“Ayağını denk al yoksa…” mı denilecekti?

Yoksa ne mesela?

“Yasaklıyoruz bir daha Kuzey Kıbrıs’a gelmenizi” mi denecekti?

Yoksa Almanya’ya nota mı verilecekti, “Bu büyükelçiyi geri çekin” diye?

Olmayacak şeyler bunlar…

Ortada fol yok yumurta yokken böyle gerginliklere hiç gerek yok diye düşünüyorum.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Dr Bekir Pasaoglu
    12.12.2016

    Türkiye'ye minnet cabasi icindeler o yüzden. Ama Sn Erdoganin da bizzat oraya gidip bir antlama ya da ön antlasma imzalanmasi durumunda Bakin görünüz ki bunlarin hicbirisi hayir kampanyasi baslatamayacak.Aksine hepimizin sasiracagi sekilde eveti destekleyecekler. BUNLAR BÖYLE.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.