Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

05.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Başbakana ve bakanlara birkaç soru

Belki bu yazdıklarım ve yönelttiğim sorularla ilgili “sana ne?” diyebilirler bana.

Hatta “Seni ilgilendirmez bu iş bizim iç konumuzdur” diye tersleyebilirler ama yine de soracağım.

Benim merak ettiğim şu; neden hükümetle ilgili bu kadar tartışma, bu kadar eleştiri varken Başbakan Hüseyin Özgürgün tek lâf etmez?

Neden hep hükümetle ilgili konuları bir başbakan edasıyla Sayın Serdar Denktaş yapıyor.

Kamuoyunda espri meselesi olan “Gizli Başbakan Serdar Denktaş” dedikoduları, artık espriden de öte bir noktaya varmış durumda.

Hükümet kurulduğundan beridir, birçok hayati konuda, hatta hükümetle ilgili hemen hemen her konuda Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş konuşuyor.

Hangi bakanla ilgili olursa olsun Serdar Bey’in söyleyecek bir sözü vardır.

Hükümetin, tüm bakanlarıyla birlikte otelde basına yönelik düzenlediği toplantıda, Kıbrıs sorunuyla ilgili konulara bile Serdar Bey cevap vermişti de bir ara Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu dayanamayıp mikrofonu istemiş birkaç söz de o etmişti.

Serdar Bey’in hükümetteki en tecrübeli kişilerden biri olduğunu kabul ediyorum, kurt politikacıdır ama söyleyin bize hükümetin sözcüsü oysa bilelim, Başbakan ona “Sen konuş ben geride duracağım” dediyse vallahi bir daha hiçbir şey sormayacağım.

Mesela merak ediyorum, bundan bir süre önce Serdar Bey, “Tüm emirnameleri kaldırıyorum” diye bir açıklama yaparken Başbakan Özgürgün’ün ya da kabine üyelerinin bundan haberi var mıydı?

Mesela Serdar Bey, herkes kış saatine geçilmesini isterken ve bu konuda sert eleştiriler yapılırken, “Şu anda tüm iş ilişkilerimiz Türkiye ile paralel. Dolayısıyla saatler geri alınmayacak” diyerek, Türkiye’yi hedef yaparken, hükümetin diğer üyeleri buna bozulmadı mı?

Şu sıralar hükümet, kendisine yöneltilen eleştirileri dolaylı olarak Türkiye’ye aksettirme lüksüne sahip midir merak ediyorum?

Merak ediyorum, yollar-trafik bu kadar tartışılırken, halk bu kadar öfkeliyken, seyrüseferde yapılmaya çalışılan değişiklik halkın aklına henüz tam yatmamışken “Yolları tamir etmek için devlet çalışanlarından yüzde 3 kesinti yapalım” diyen Serdar Denktaş’ın arkasında mı hükümet?

Seyrüsefer ücretleri yollar için alınırken, bu paralar tam olarak değerlendirilemezken, döviz maaşları eritirken, devlet çalışanının maaşına göz dikmek bu karmaşık ortamda akıl kârı mıdır?

Kesinti yüksek maaşlardan yapılacak ya, kamuda maaşı düşük olanlarla yüksek olanları ve de özelde daha zor şartlarda çalışıp, daha az kazanan insanları bir birine düşman edecek denli tehlikeli bir yöntemi hükümetin tümü benimsiyor mu?

Daha soracak yığınla soru var ama ben bu kadarla sınırlı tutuyorum.

Hade bir de kişisel soru sorayım; Serdar Denktaş Bey, Kıbrıs sorununda henüz liderler anlaşmamışken, henüz ortaya plan bile çıkmamışken “Ben referandumda hayır diyeceğim” diye konuşuyor.

Merak ediyorum Başbakan Özgürgün ve tüm bakanlar da böyle mi yapacak?

Henüz plan bile ortaya çıkmamışken, görmedikleri, bilmedikleri bir plan için şimdiden “hayır” mı diyorlar?

Kıbrıs sorununda ne olursa olsun, Denktaş Bey’in dediği gibi “yalnızca hayır” mı var çantalarında?

Bir şey daha merak ediyorum; bu kadar tepki varken kış saatine geçmemek için bu kadar inat edecek ne var?

Bugünden itibaren mesai saatlerinde bir kaos olacağı aşikar.

Bu kadar zor mudur; “Özür dileriz, biz yaz saatinde kalınca daha iyi olacağını düşündük. Bu kadar sıkıntı olacağını düşünemedik. Kış saati uygulamasına geçiyoruz” demek?

Çalışma Bakanı, “Özel sektör çalışanlarının da mesailerini değiştirdik” derken Başbakanın ve diğer bakanların haberi var mıydı acaba?

Özel sektöre böyle bir dayatma olamayacağını, zaten şimdiye kadar yapması gerekenleri bile yerine getiremeyen hükümetin böyle bir kontrol yapamayacağını herkes biliyorken, hükümet temsilcileri bilmiyor mu?

Çalışma Bakanı, “Özelde de mesai saatlerini değiştirdik” derken bir gün sonra Ticaret Odası’nın “Özelde mesai saatleri değişmeyecek” demesini Başbakan ve diğer bakanlar nasıl karşıladı acaba?

Üstelik de Ticaret Odası, bu açıklamayı Çalışma Bakanı ile konuştuktan sonra yaptığını duyururken, ortalığın ne kadar darmadağın olduğunu kavrayabiliyor musunuz?

Girne dağ yolundaki trafik kazası sürecinde bir- iki bakanın açıklamalarına daha takıldım ama o soruları da başka zaman sorarım ama hade şunu sorayım da öyle bitireyim.

3 ölüm, 7 yaralının olduğu kazayla ilgili konuşurken Sağlık Bakanı’nın, ambulansların kaç dakikada olay yerine gittiğini, personelin nasıl özverili çalıştığını söylemesine gerek var mıydı, yeri ve zamanı mıydı?

Hükümetin “kafası karışık” ve “darmadağın” halinin farkında mı Başbakan ve diğer bakanlar?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.