KTV
  • 05 Eylül 2017, Salı 9:10
AliBATURAY

Ali BATURAY

Bayram geçti, halen ithal et istiyor musunuz?

Bayramdan kısa bir süre önce “yurt dışından et getirilsin mi getirilmesin mi?” tartışması yaşanmıştı. Ticaret Odası ile Sanayi Odası ithal ete onay verirken, hayvancılar buna sert tepki göstermişti.

Tabii, vatandaşın derdi ucuza ürün satın alabilmektir, bu nedenle halk bu tür tartışmalara mesafeli durur, kendisi için avantajlı olacak mı diye bakar. Ne yazık ki bu ülkede bu tür tartışmalardan ve sonuçlarından da vatandaş kârlı çıkmıyor.

Bu ülkeye ithal et gelen dönemleri de hatırlıyoruz, piyasaya ithal et gelse de gelmese de bu ülkede et fiyatları yıllardır halkın istediği noktaya gelmedi. Yani 50 TL olmamış da 45 TL olmuş, 40 TL olmamış da 35 TL olmuş... Elbette bu oranda bir ucuzluk bir şeydir, faydadır ama halk biliyorsa ki Güney Kıbrıs’ta sizin ithalle yapacağınız ucuzlamadan da ucuz et bulacak, biz bunları boşuna tartışıyoruz.

Yalnız et değil, başka ürünlerde de zaman zaman benzer şeyleri görüyoruz. Bu ülkede çok az ürün ucuzdur, genelde pahalı bir ülkeyiz. Hatta geldiği ülkede çok ucuz olan ürünün ülkemizde fiyatının üç-dört kat pahalı satılması tüketiciyi çıldırtmaktadır.

Doğal olarak, tüketicinin alım gücü düştüğü için ucuz neredeyse onu tercih eder. Mesela, vatandaşların çoğu, ette olduğu gibi, Güney Kıbrıs’ta ucuz olan ne varsa gidip oradan alıyor. Şimdi siz ona, “Buradaki esnafı, üreticiyi desteklemezsek üretim durur, ileride daha kötü günler bizi bekler” gibi sözler söyleseniz de vatandaş cebine bakar. Kısa vadede nasıl geçineceğinin hesabını yapar.

İmkanı olan kişi, bazı ihtiyaçları için atlar uçağa, gider İstanbul’dan alır gelir. Vatandaşı kınayamazsınız, o da geçim derdindedir. Kazandığı kendine yetmediği için hesaplı davranmak zorundadır.

Vatandaşı anlayabiliyorum ama ülkeyi yönetenlerle iş insanları daha stratejik düşünmeli, ileride daha fazla zarar sağlayacak uygulamalardan uzak durmalıdır. Kendi zümresel çıkarlarını düşünerek ama “vatandaş için” diyerek, ilerisi düşünülmeden alınan kararlar bizi çok daha kötü günlere götürebilir.

Hayvan üreticisinin “ithal et gelirse zora gireriz, batarız” uyarıları ciddiye alınmalıdır. Üreticinin girdilerini düşürecek, ülkenin genel olumsuzluklarından en az şekilde etkilenecek tedbirleri almak varken, kısa yoldan ithale izin vermek kolaycılıktır. Zaten yurt dışından gelmeyen bir şey kalmadı, eti, sütü, hellimi de mi yurt dışından getirelim? Birçok ülke üreticisini korumak için çeşitli tedbirler almaktadır.

Ülkede üretimi bitirecek, üreticileri batıracak, kepenk kapattıracak uygulamalardan vazgeçmeliyiz. Bir ülke üretmezse, ekonomiye üreterek katkı koymazsak, iş yerleri kapanırsa, işsizlik olursa bizi çok kötü günler bekler demektir.

İşsizliğin artması, ailelerin, ev halklarının gelirlerinin azalması demektir. Eğer insanların geliri, alım gücü düşerse tüketim oranı da düşer. Tüketim azaldığında, doğal olarak üretim de azalır, yavaşlar. Ne yazık ki tüketim azalınca, dolayısıyla üretim de düşünce başladığımız noktaya, yani işsizliğe hizmet ederiz. Çünkü gelirleri düşen işletmeler işçi çıkarır. Bu döngü en basit ekonomik izahtır. Üç-beş işletme daha fazla kazanacak diye zaten can çekişen üretimi durdurmak, ülkeyi felakete sürüklemektir.

Ülkeyi yönetenler bunun çaresini bulduğu yanılgısı içindedir. Nasıl mı? İşsizleri devlet kadrolarına istihdam ederek... İşte ülkemizi bitiren yanlış strateji budur. Üretmeyen, verimsiz devlet kadroları insanlarla dolduruldu. Peki kendi parasını çıkaramayan bu insanlar topluluğu nasıl ödenecek? Tabii ki Türkiye’den alınan paralarla… Türkiye’den alınan paralarla ülke yönetmenin, tüketim toplumu olmanın sıkıntılarını fazlasıyla yaşamıyor muyuz? Muhtaç olduğun ülke, derin bağlarınızın olduğu Türkiye dahi olsa, sürekli el açmak, sürekli dilenir gibi para ve diğer katkıları beklemek onurlu bir yaşam olamaz.

Zaten geçmişte yapılan yanlış ama bilinçli politikalarla ve ABAD kararlarının getirdiği dezavantajla üretimden koptuk. Üretime döneceğimize, daha da tüketim toplumu olmak yanlış bir seçenektir. O nedenle üretime dört elle sahip çıkalım.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
6 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup