Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

23.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bazı şeyleri saklayarak anlatamazsınız?

Ülkemizde uçucu madde kullanımının giderek arttığını, gençlerin baliden sonra çakmak gazına yöneldiğini yazdığımız, Lefkoşa’da Cumhuriyet Parkı’na bırakılan çakmak gazı kutularının fotoğrafını da kullandığımız için eleştiri aldık. Hem okurlarımız hem de meslektaşlarımız bizi arayarak, haberlerimizin özendirici olduğunu söylediler. Her türlü eleştiriye açığız ama önce anlatacaklarım var.

Biz de çok düşündük o çakmak gazı kutularının fotoğraflarını yayınlayıp yayınlamamayı.

Kullanmasak ya da üzerini mozaik yapıp (puslandırıp) kullansak diye düşündük.

Deseniz ki fotoğrafı kullanmadık, o zaman nasıl kanıtlayacaktık böyle bir şey olduğunu, o zaman da “uydurdunuz” demez miydiniz?

Kutuların üzerine mozaik yapsak, nereden emin olacaktınız çakmak gazı kutusu olduğunu, ya da o zaman da “Kola kutusunu çakmak gazı kutusu diye yutturdunuz” diyebilirdiniz.

Yayınlanmayacak şeyler var mutlaka ama bazı şeyleri saklayarak anlatamazsınız, bazı şeylerin görünmesi lazımdır vahametini anlatmak için...

İnsanlar gerçeklerle yüzleşmeyi sevmez, gerçeklerle yüzleşemeyen toplumlar ise hiç ileriye gidemez.

Kafamızı kuma sokmakla sorunları çözemeyiz.

Birçok kişi biz yazınca öğrenmiş gençlerin çakmak gazı çektiğini... Öyle mi sanıyorsunuz?

Cumhuriyet Parkı’ndaki onlarca çakmak gazı kutularını biz yayınlamadığımız zaman onlarca gencin bunları kullanmadığını mı sanıyorsunuz?

Biz çakmak gazı çekmenin, uçucu madde kullanmanın, solunum ve böbrek yetmezliğine neden olduğunu, ani ölümlere neden olduğunu da yazdık.

Uzmanlara sorduk, sakıncalarını anlattık, yetkilileri önlem almaya çağırdık.

Kimsenin umurunda olmayacak, bundan nasıl kurtulabiliriz, gençlerimizi nasıl kurtarabiliriz diye kimse kılını kıpırdatmayacak, biz bunu yazınca da özendirici olacağız... Öyle mi sanıyorsunuz?

Denizlerimize lağım karışıyor, yazmayalım çünkü turist gelmeyecek...

Bazı üniversitelerde hoş olmayan şeyler yaşanacak, yazmayacağız çünkü ülkemiz öğrenci çekemeyecek...

Süt ürünlerinde zararlı maddeler çıkacak yazmayın, çünkü halk panik yapacak fabrikalar batacak.

Mutfağı berbat olan ve kendisine ceza yazılan restoranı yazmayın çünkü adam batacak, kapatmak zorunda kalacak... Çalıştığı şirketi soyan adamı yazmayın çünkü rezil olacak, hayatı kararacak...

Kadın ticaretini, sigara kaçakçılığını, silah kaçakçılığını, kumar nedeniyle intihar edenleri, konut sahibi olacağını sanan ama dolandırılanları yazmayın çünkü ülkemiz için yurt dışından “kötü bir ülke” görünümü vereceğiz...

Ekonomik paketler imzalanmazsa, Türkiye’den para gelmezse memur maaşlarının dahi ödenemeyeceğini, yardımlar gelmezse köprü, baraj, hastane, hapishane yapamayacağımızı, bu ülkede Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçilerinin yeri geldiğinde en çok sözü geçen kişi olduğunu yazmayın, çünkü o zaman gerçek anlamda bir devlet olmadığımızı anlarlar...

Gençlik Dairesi ile Spor Dairesi’nin yetkilerini devretmeye çalıştığınız Koordinasyon Ofisi’nin ne işe yarayacağını yazmayın, Türkiye kış saatine geçmediği için bizim de geçmediğimizi yazmayın çünkü o zaman KKTC’ye Türkiye’nin bir alt yönetimi derler...

Kanserden ve kalp krizden ölenlerin statistiğini yapmayın, rakam vermeyin çünkü halkın morali bozulur...

Trafik kazalarını yazmayın, fotoğraflarını kullanmayın çünkü halkın içi kararır

Yolsuzluğu, soygunu, rüşveti, tacizi, tecavüzü, sahtekarlığı hiçbirini yazmayın, bırakın gizli kalsın, kimse rahatsız olmasın, irkilmesin, titremesin... Hayat güzel çünkü bu memlekette, sorun yok, zam yok, partizanlık, haksızlık yok...

Zannediyor musunuz ki bu memlekette sorunlar saklanınca, fotoğraflar mozaik yapılınca, karartılınca sorunlar çözülüyor?

Hani Türkiye televizyonlarında sigara içenlerin elindeki sigara mozaik yapılıyor ya, etrafından da dumanlar çıkıyor, herhalde dünyanın en saçma uygulamasıdır.

Çünkü sigarayı puslandırınca insanlar filmde kişilerin sigara içtiğini anlamıyorlar ve sigara içmekten vazgeçiyorlar değil mi? Konuların üzerine ciddi şekilde gidip çözüm bulacaklarına basın yazmasın, fotoğraf kullanmasın, televizyonlar yayınlamasın diyorlar.

Biz yazmayınca sorunlar çözülecek mi sanıyorsunuz? Kuma kafanızı sokarak etraftaki pisliği görmezseniz temiz mi kalıyorsunuz? Gerçeklerden kaçanlar sorunlardan kurtulamaz... Gerçekler acıdır, gerçekler acıtır, irkilmeniz gereken yerde irkilecek, üzülmeniz gereken yerde üzülecek, iğrenmeniz gereken yerde iğreneceksiniz…

Elbette sorumluluklarımız vardır, gazetenin her yaştan insanın eline geçtiğini biliyoruz, her şeyi olduğu gibi yayınlayamayacağımızın farkındayız ama izin verin de biraz rahatsız edelim sizi...

Kimseyi rahatsız edemiyor, kimseyi kızdıramıyor,  kimseyi düşündüremiyor, “neler oluyor?” dedirtemiyorsak, yetkilileri hareket geçiremiyorsak bu işi neden yapıyoruz ki?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.