KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

01.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ben size medyumlardan, falcılardan daha fazlasını söyleyebilirim

Her yılsonu yaklaştığında medyumlar, falcılar yeni yılla ilgili kehanetlerde bulunurlar.

Maalesef birçok tahminleri tutmadığı halde yine de her yıl bu tür haberler çok ilgi görür.

Ben medyum ya da falcı, büyücü değilim ama size yeni yılla ilgili bazı tahminlerde bulunabilirim.

Hem benim kehanetlerim yüzde yüz tutacak… Başlayalım isterseniz...

Hani herkes trafik kazasız ya da ölümlü trafik kazasız bir yıl diliyor ya ben size söyleyeyim, kazalar olmaya devam edecek, ölümler de olacak.

Çünkü hem ülkeyi yönetenler bu kazaları ortadan kaldırmak için çok samimi değil (ya da o beceride değil), hem yılların birikimi olan sorunu kısa sürede çözmek mümkün görünmüyor hem de vatandaşlarımız bu altyapısız ortamda bir türlü yaşanılanlardan ders çıkarıp trafikte gerekli hassasiyeti göstermiyor...

Mesela, çevre kirliliğine 2017’de çare bulamayacağız, yine etraf kirletilecek, deniz kirletilecek…

Ne ülkeyi yönetenler bu konuda ciddi, caydırıcı önlemler alacak ne de vatandaşımız ülkesini sahiplenip etrafını temiz tutacak...

Yine araziler kirletilecek, yine yol kenarları çöplerle dolacak, yine Boğaz Piknik Alanı’nı defalarca temizleyecekler, yine defalarca kirletilecek…

Yine denize lağım bırakıldığı ya da arıtma tesislerinin denize taştığı haberleri okuyacaksınız gazetelerde.

2017’de de okullar eksikliklerle başlayacak, yine öğretmen eksikliği, yine derslik eksikliği olduğu söylenecek, yine çocuklar inşaat ortamında tehlike altında okula gidecek.

Göreceksiniz, eğitimde bunlar hep yaşanacak...

Yine insanlar kanserden ölüp gidecek, gazetede okuyup, “Aaaa ne kadar da gençti”, “Aaaaa ne kısa sürede götürdü kadını” gibi hayıflanmalarda bulunulacak…

Ancak biz halen hangi bölgede hangi kanser hastalığının olduğunu, bunlara nelerin neden olduğunu bilmeyeceğiz ve vücut direncimizin kansere karşı bizi korumasını dua etmekten başka bir şey yapamayacağız.

İş kazalarından dolayı insanlar sakatlanacak, hayatını kaybedecek ve her ölümden sonra iş yerlerini denetleyecek kişilerin azlığından yakınacak ilgili bakan ya da daire müdürü…

Her defasında bazı tedbirler aldıklarını söyleyecekler ama sonra unutulacak gidecek…

Yine sağlıktan şikayetler sürüp gidecek, hekim eksikliği, hemşire eksikliği konuşulacak, eleman eksikliğinden dolayı hekimlerin, hemşirelerin iş yükü altında ezildiklerini söyleyecekler.

Devlet hastanelerinin acil servislerinde yine kavgalar çıkacak, ne birileri acil servisin ne olduğunu vatandaşa anlatabilecek, ne de acil servisler uzman hekimler ve yeterli elemanla takviye edilebilecek.

Yine Sağlık Bakanı, “Göç Yasası” nedeniyle hekimlerin devlet hastanelerinde görev almak istemediğini söyleyecek.

Yine vergi listeleri açıklanacak, yine çok zengin insanların az vergi verdiği konuşulacak, yine mütevazı aile şirketleri vergi şampiyonu gelecek, lüks içinde yaşayanlar vergiden bir şekilde yırtacak…

Yine kamudan, yani devlet kurumları, devlet dairelerinden şikayet edeceğiz, verimsizliğini konuşacağız ama iktidarlar partizanca istihdamlara devam edecek…

Personele ihtiyacı olan, sıkıntı yaşayan dairelere kurumlara istihdam yapılmayacak, daha rahat ve personel ihtiyacı olmayan yerlere istihdamlar sürecek.

Yine çiftçiler, hayvancılar belli tarihlerde Lefkoşa’da eylemler yapacak, iş makineleri ile yolları tutacaklar. Göreceksiniz olacak…

Mahkemelerde yeni adli yılın açılışında ülkedeki sorunlar sıralanacak, özellikle adli, polisiye olaylara dikkat çekilecek, birçok yasanın eskidiğinden, günümüz şartlarına cevap veremediğinden, mahkemelerin personel yetersizliğinden, sayıca yetersiz kalan hakimlerin davalara yetişemediğinden, bu nedenle adaletin geç tecelli ettiğinden falan söz edilecek…

Ülkeye eğitim almak veya çalışmak için üçüncü ülkelerden ülkemize gelen insanların yarattığı sıkıntılardan söz edilecek… Kaçak işçiden, kayıt dışı ekonomiden yakınılacak…

Siyasi partilerin seçim bildirgelerine, iktidara gelenlerin hükümet programlarına yazdıkları, vaatlerinin birçoğu “para yok” ya da “yetkimiz yok” diyerek yapılmayacak.

Belediyeler batmaya devam edecek, yine parasızlıktan görevlerini yerine getiremeyecekler.

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ), Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK), Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK), Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) gibi ve bunlara benzer bazı başka kurumlarda yine iktidar savaşları, kavgalar olacak, yine siyasiler buraları karıştırıp cadı kazanına döndürecek…

Sosyal Sigortalar Dairesi, sigorta emeklilerini ödeyebilmek için borçlanmaya devam edecek.

“Bu daireyi borçtan kim kurtaracak?” şeklindeki bir sorunun cevabı yine verilemeyecek…

Biraz fazla yağmur yağdığında göreceksiniz yine kentleri su basacak… Yine tedbirlerden falan söz edecekler ama arzu ettiğimiz tedbir bir türlü alınmayacak… Listeyi artırabilirim ama bu köşede bana ayrılan yer doldu.

Bakın, işte bunlar kehanetlerim; bizim ülkede geleceği görmek için falcı olmaya gerek var mı?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.