KTV
  • 12 Temmuz 2017, Çarşamba 7:57
AliBATURAY

Ali BATURAY

Bir iyilik öyküsü ya da masalı: “Bir Yeşil Hat Hikayesi”

Kıbrıslı Rum yönetmen Panicos Chrysanthos’un “Bir Yeşil Hat Hikayesi” isimli filmi Kuzey Kıbrıs’ta da önceki hafta Ortaköy’deki Lemar Cineplex’de gösterilmişti. Gösterimde olduğu günlerde filmi yazabilsem daha iyi olacaktı ama vizyondan kalkmış olsa da yazmak istedim, DVD’si de çıktığında almanızı tavsiye ediyorum.

“Kıbrıs sorununa odaklanan yönetmen” yakıştırmasını sevmeyen ve kabul etmeyen Panicos Chrysanthos, Kıbrıslıların kişisel ve insani konularını işlediğini söylüyor.

Evet öyle yapıyor, filmleri gerçekten de “insan” odaklı. Ancak bu insani hikayeler, kişisel öyküler Kıbrıs sorunundan bağımsız olamıyor, sorunu gözler önüne seriyor ve Kıbrıs’ta barışa, çözüme de hizmet ediyor.

Kıbrıslı Türk sinemaseverler tarafından “Duvarımız” ve “Akamas” filmleri ile tanınan Chrysanthos, yeni filmi “Bir Yeşil Hat Hikayesi”nde de savaşın anlamsızlığını ve savaş ateşinin her iki toplumu da yaktığını kişisel birkaç öykü üzerinden anlatıyor.

Yönetmen, Kıbrıslı Türklerle, Kıbrıslı Rumların savaştan kaynaklanan acılarının benzer olduğunun kavranmasını istiyor, bunu algılayabilmenin, karşı tarafı anlayabilmenin, empati yapabilmenin Kıbrıs’ı yeniden birleştirebileceğine ya da bu sayede her iki halkın dostça yaşayabileceğine inanıyor.

Yanılmıyorsam 1977 yılında geçen film, Lefkoşa'da Yeşil Hat’tın iki tarafındaki nöbet noktalarında yer alan iki askerin, Kıbrıslı Rum Kypros'un ve Kıbrıslı Türk Murat'ın dostluk hikayesini anlatıyor.

Chrysanthos, dinlediği yaşanmış kişisel öykülerden hareketle kurmaca bir film yarattı. Filmde anlatılanları birçok kişi ya bizzat yaşamış ya da yaşayanlardan duymuştur. Filmde hiçbir şey bana yabancı gelmedi.

“Bir Yeşil Hat Hikayesi”ni sevdiğim, beğendim halde, “Filmin en büyük zaafı fazla iyi niyetli olmasıdır” dersem, filmi izleyip de beğenenler bana kızar mı diye düşünüyorum. Yönetmenin kendi içindeki o iyi niyet, hoşgörü, barış sevdalılığı, gerçek olaylara dayanmasına rağmen filmin inandırıcılığına zarar veriyor.

Savaşın kötülüğünü anlatan filmde neredeyse hiç kötü insan yok. Hatta kötü diyebileceğimiz birkaç karakter bile fazla kötü yansıtılmamış perdeye… Kötü olan, filmde görünmeyen ama iki toplumu karşı karşıya getiren başkaları... Tamam bu doğru bir şey, gerçekte de böyledir ama insanlara “iyilik masalı” ile anlatmak her zaman iyi sonuç vermeyebilir, zorlukları ve zorlukların yarattığı acıları da yani acı gerçeği yüzüne vurabilmeli de… Belki ben yanlış düşünüyorum. Birçok kişi beni aşırı iyimser, optimist bulur, ben bile filmi fazla iyimser bulduysam ortada “küçük de olsa” bir sıkıntı var demektir.

Biliyorum, farkındayım, bu durum, yani “aşırı hoşgörülü” bakış açısı, “iyilik masalı” özellikle yönetmenin bir tercihidir, saygı da duyuyorum ama “Keşke gerçek hayatta da bu hoşgörü ortamı olsa” diye düşünmeden de edemiyorum. Kim bilir söylediklerimin aksi bir yaklaşım, filmin büyüsünü bozardı, belki böylesi daha iyidir. Sonuçta bu bir belgesel değil, kurmacadır ve kurmaca yapımlarda yönetmenin seçimi önemlidir.

Birlikte çok güzel komşuluk ilişkileri kurmuş kardeş gibi yaşayan insanların, başkalarının kışkırtmasıyla arkadaşını nasıl olup da öldürebildiği filmde sorgulanıyor. Bunu gerçekleştiren ya da buna seyirci kalanların büyük pişmanlık, hatta bu nedenle azap yaşadığına dikkat çekiliyor.

İntikamın bir fayda getirmediğine tam tersine gelecek nesilleri de içine çeken bir girdap olduğuna değinen film, yüzleşmenin, affetmek için iyi bir araç olduğunu anlatıyor.

Film, insanların bazen rüzgara kapılarak yani mevcut şartlardan kaçamayarak, bazen de baskı ve tehditle kötü şeyler yapabileceğine işaret ediyor. Bu kötü şeylerin de insanın vicdanında yarattığı ağırlığa işaret ediyor…

İnsan filmi izlerken hüzünleniyor ve savaşa, düşmanlığa lanet okuyor. “Neden bu savaş, neden insanlar öldü, acılardan başka ne geçti elimize?” diyor insan…

Sınırdaki nöbet noktaları kadar tehlikeli bir ortamda bile dostluğa kapı açılabiliyor. Birbirini vurmak için eğitilmiş, programlanmış insanların, makine olmadığı ve duyguları, aklı ile buna karşı çıkabileceğini görüyoruz. Normal hayatta da sınır noktalarında iki tarafın askerlerinin dostluk kurdukları, yasak ve ciddi ceza gerektirdiği halde sohbet ettikleri, alışveriş yaptıkları bir gerçektir. Ben sınırda askerlik yapmadım ama yapan başka kişilerden, filmdekine benzer durumların olduğunu duymuştum.

Yönetmen olabildiğince doğallığı yaratmaya çalıştı, davranışlardan küfürleşmeye kadar, tam bir Kıbrıslı film. Chrysanthos’un Kıbrıslı filmi, her iki topluma eşit davranmayı beceriyor, taraf tutmuyor hem de hiç...

Tabii filmde bir de aşk hikayesi var, ya da aslında filmin kendisi bir aşk hikayesidir… Kıbrıslı Türk kız ile Kıbrıslı Rum gencin aşkı ve aşkın, din, dil, ırk tanımadığı gerçeği…

Yönetmen iki genç insanın sevişmelerini birkaç sahnede oldukça erotik veriyor, hatta film böyle erotik bitiyor. Bana göre bu sahneler sırf erotik olsun diye kullanılmadı, bu sahneler toplumların ayrılığına adeta bir isyandır... Aynı aşkta olduğu gibi, yani aşkın hiçbir engeli tanımadığı gibi her iki toplum da aşkın verdiği güce benzer bir güce sahip olarak barışı sağlayacaktır. Filmi izleyen başkaları ne mesaj çıkardı bilmiyorum ama benim çıkardığım bir mesaj da budur.

Güney Kıbrıs’taki fanatiklerle de yılmadan mücadele eden, takdir ettiğim, cesur bir sanat insanı olan Panicos Chrysanthos’un şimdiden sıradaki filmini beklemeye başladım bile. Bu arada, Lemar Cineplex yöneticisi İbrahim Nuralış’ı da hiçbir önyargı göstermeden filmi salonlarında oynattığı için tebrik ederim.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup