KTV
  • 26 Şubat 2017, Pazar 9:32
AliBATURAY

Ali BATURAY

Bir mücadele güzellemesi

Kıbrıs’ta çözüme ulaşmak için “çözüm istiyorum” demek yeterli midir?

“Barışçıyım” demekle barışı elde etmek mümkün mü?

Ya da her “demokratım” diyen kişi demokrat mıdır?

İnsanları sevdiğini kanıtlamak için “insanları seviyorum” demek kâfi midir?

Bir şey olduğunuzu ya da bir şeyi benimsediğinizi, savunduğunuzu “söylemle” değil, “eylemle” kanıtlamanız gerekir.

Elinizi taşın altına koymalı, direnmeli, kendinizi ortaya atmalı, şartları zorlamalısınız.

Bu ülkede “tatlı su barışçıları” olduğu gibi, direnen, kendini riske atmaktan, dışlanmaktan korkmadan barışı, çözümü istediğini, eylemleriyle kanıtlayan insanlar veya insan toplulukları vardır.

Bir grup tiyatrocumuz da bu misyonu üstlenen cesur insanlarımızdandır.

Bu konuda sınırları aşmayı başaran Lefkoşa Belediye Tiyatrosu sanatçıları için ayrı bir paragraf açmak gerekir.

Konuyu, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu Koordinatörü, tiyatro sanatçısı, yazar Yaşar Ersoy ile Kostas Kafkaridis’in birlikte yazdığı, Türkçe- Rumca, iki dilli “Tiyatronun Sınır İhlali” isimli kitaba getireceğim.

350 sayfalık kitap, tiyatro özelinde çözüm mücadelesini anlatıyor gibi görünse de aslında Kıbrıs Türk toplumunun barış ve çözüm serüvenini anlatıyor.

Müzakerelerin tıkandığı bu günlerde kitabın raflarda yer alması belki rastlantıdır ama ben yine de manidar buldum.

Kitap, yıllar boyu müzakerelerin neden başarısız olduğu, neden bir türlü çözüme ulaşılamadığı konusunda oldukça bilgilendirici ve ikna edici.

“Manidar” dememin, yani anlamlı bulmamın en büyük nedeni; kitabın sonlarında yer alan; Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Lider Nikos Anastasiadis’in “Kıbrıs Rumca Küstüm Türkçe Kırıldım” oyununun ardından “geçmiş hatalardan ders çıkaracaklarını” söyledikleri bölümdeki alıntılardır.

Son zamanlarda yaşanan gelişmeler maalesef henüz hatalardan ders çıkarılmadığını gösteriyor.

Rum Temsilciler Meclisi’nin aldığı “1950 ENOSİS Referandumunu okullarda anma ve okutma kararı”, bir anda ortalığı darmadağın etti.

Halbuki “Kıbrıs Rumca Küstüm Türkçe Kırıldım” isimli oyun ve “Tiyatronun Sınır İhlali” isimli kitap, bir kaşık suda nasıl fırtına koparıldığını, iki toplumun düşman olması ve düşman kalması için nasıl oyunlar oynandığını örnekleriyle ortaya koyuyor.

Liderler hatalardan ders çıkarmayı yeterince beceremedi bana göre.

Hani o izledikleri oyunda geçmişte her iki tarafın da hata yaptığı mesajı veriliyordu?

Hani bu hatalardan ders çıkaracaklar, onlar aynısını yapmayacaklardı, hani izledikleri oyun hataların itirafıydı?

Neden çözüm istemeyenlerin oyununa geliyorlar? Ders çıkarmışlarsa neden bu durumdayız?

Kitaba dönecek olursak; yalnızca Kıbrıs’taki 30 yıllık tiyatro/ sanat mücadelesi değil, buna paralel (ya da iç içe) barış ve çözüm mücadelesi anlatılıyor.

Tiyatroyu sevenler ki sevmeyen yoktur diye düşünüyorum ama ilgi duymayanlar bile bu kitaba kayıtsız kalmmalı, çünkü bir mücadeleyi belgeliyor ve akıcı, edebi bir dille anlatıyor.

Kitaba, dünya sanatçıları ile ülkemiz sanatçılarından da çok anlamlı şiirler ve alıntılar da eklendi.

Çözüm için mücadele edenlerin yaptıkları, yazdıkları, ya da söyledikleri kitapta yer aldığı gibi çözüme takoz koymaya çalışanlardan da alıntılar yapılıyor, teşhir ediliyorlar.

“Tiyatronun Sınır İhlali” kitabı, sanatın ve sanatçının nasıl olması gerektiği üzerine de önemli bir belge aslında, hatta bir mücadele güzellemesi...

Günümüzde “sanat” ve “sanatçı” kavramlarının içi boşaltıldı ve ucuz bir payeye dönüştürüldü.

Halbuki sanatçı mücadele insanıdır, gerektiğinde kavga eder, düzen adamı olmaz, toplum yararına uğraş verir, toplumun gözünü açar, cesaretlendirir, kılavuz olur... Kitabın bir derdi de budur aslında.

Kitabın arka kapağındaki, “Sanat, yerleşik düzenin sınırlarını ihlal ettiği sürece insancıl ve barışçıl işlevini yerine getirir” ifadesi aslında bunu çok iyi anlatıyor.

Bir de “sınır”a ve kitabın kapağındaki “dikenli tel”e de değinmek lazım...

“Sınır” ve “Dikenli tel” bizim gibi ülkesi ikiye bölünmüş insanlar için bir daha sevimsiz, ayrılığın simgesi...

Yaşamımız boyunca bize sınır koymaya çalıştılar, çocukluğumuzda, öğrencilik yıllarımızda, iş yaşamımızda hep “sınırı aşma” dediler, hep engellemek istediler...

Halbuki bize belirledikleri sınırlar içinde başarıya ulaşmamız mümkün değil, sınırı aşanlar başarılı olabiliyor, mücadeleyi kazanabiliyor, “sınırını aşma” diye diye engellenenler, sindirilenler değil...

İşte her iki taraftan tiyatrocularımız birçok insanın sınıra bile yanaşmaya korktuğu günlerde kelle koltukta sınırı aşmayı başarmıştı, kitap bunu çok iyi anlatıyor.

Barış ve çözüm mücadelesinde sembole dönüşen sanatçıların cesaretli adımları, tüm topluma emsal olmalıdır.

Sınır kapıları kapalıyken sınırı aşmayı başarmıştı sanatçılar, bugün sınır kapıları açık ama bu kez de kafalardaki sınırları aşmakta zorlanıyoruz.

Yaşar Ersoy’u, Kostas Kafkaridis’i, çevirileri yapan Maria Siakalli’yi ve tabii ki kitabı basan Khora Yayınları’nı tebrik ederim, son zamanlardaki en güzel ve anlamlı çalışmalardan birisi olmuş.

Geçmişin hatalarından ders çıkarmak veya kendi hatalarını tekrarlamamak isteyenlerin mutlaka okuması lazım...

Kitap bize diyor ki; elde etmek için mücadele gerekir, “barış/çözüm” gibi zor hedefler için çok daha fazla mücadele şarttır.

Yukarıda “mücadele güzellemesi” demiştim... “Güzelleme” kelimesini rast gele kullanmadım; evet güzellemelerin (halk edebiyatında lirik şiir) konusu aşk olur ama barışsever Kıbrıslılar için “çözüm mücadelesi” bir aşk değil midir?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

ANKET

Yarın seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirdiniz?

    Takımlar O G B M Av P
1 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 5 2 3 0 3 9
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 5 3 0 2 2 9
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 5 3 0 2 0 9
4 LEFKE TSK 5 2 2 1 3 8
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 5 2 2 1 3 8
6 YENİCAMİ AK 5 2 2 1 2 8
7 BİNATLI YSK 5 2 2 1 2 8
8 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 5 2 2 1 0 8
9 CİHANGİR GSK 5 2 1 2 -1 7
10 YALOVA SK 5 1 2 2 1 5
11 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 5 0 5 0 0 5
12 OZANKÖY SK 5 1 2 2 -3 5
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 5 0 4 1 -1 4
14 BAF ÜLKÜ YURDU 5 1 1 3 -2 4
15 GENÇLİK GÜCÜ TSK 5 1 1 3 -4 4
16 TÜRK OCAĞI LİMASOL 5 1 1 3 -5 4

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup