Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

27.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bir şey var bu laboratuvarda,“sıkıntı yok” demeyin

Yanan ve kısa süre önce yeniden hizmete açılan Devlet Laboratuvarıyla ilgili kuşkular sürerken, Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu dün BRT’ye yaptığı açıklamada, “laboratuvarla ilgili ciddi bir sıkıntı olmadığını” söyledi.

Bakan illa ki “sıkıntı yoktur” demek zorunda mıdır?

“Sıkıntı yoktur, panik yapmayın” demezse görevini tam olarak yapamamış mı sayılır?

Buradan çıkacak bir sorun, ilgili bakan olduğu için ona büyük sorumluluk yükler mi?

Yükler tabii ki ancak şimdi bakanın açıklamasına bakalım; Sucuoğlu, belgelere dayanarak konuşuyor.

Bakan Sucuoğlu, 16-17 Şubat’ta Türkiye’den gelen ekibin ağır metal ve gazlarla ilgili analizler yaptığını söylüyor ve analiz sonuçlarının kanserojen kabul edilen değerlerin çok altında çıktığını belirtiyor.

Bakan Sucuoğlu, analiz sonuçlarının Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserojen kabul edilen değerin binde biri kadar olduğunu vurgulayarak, bu nedenle “ciddi bir sıkıntı olmadığını” söylüyor.

Sayın bakan bununla da yetinmemiş, Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı ekiplerinden de yardım istemiş.

Onlar da geçen cuma günü radyasyon ve havada asılı kalabilen ağır metallerle ilgili gün boyu analizler yapmış ama bunun neticesinde de herhangi bir radyasyona rastlanmamış.

Bakan Sucuoğlu, Devlet Laboratuvarı’nın Mersin-Anamur radyasyon dedektörüne bağlı olduğunu ve yangından itibaren bugüne dek en ufak bir sinyal vermediğini de vurguluyor.

Yani yapabileceği her şeyi yaptı Sayın Sucuoğlu ve bunlara göre “endişe edecek bir durum yok” diyor.

Peki ben Sayın Sucuoğlu’na soruyorum, tüm bunlara rağmen içi rahat mı?

Kendisi hiç mi endişe etmiyor?

Peki çalışanlar ile müdüre ne oluyor?

Devlet Laboratuvarı Müdürü Mehmet Tatar, sağlık sorunları nedeniyle neden İstanbul’a gönderildi?

Mehmet Tatar’ın dilinde neden yara oluştu?

Kıbrıs’ta yapılan tetkiklerde Tatar’ın kanında pıhtılaşmayla ilgili bir sıkıntı tespit edilmedi mi?

Bu nedenle Türkiye’ye gönderilmedi mi?

Bunu siz de açıkladınız, kabul ediyorsunuz zaten...

Peki çalışanlardan zaman zaman dilde kuruluk ve rahatsız edici bir koku olduğu şikayeti almadınız mı?

Bu yüzden çalışanlar gruplar halinde devlet hastanesinde tedavi görmedi mi?

Sırf bu nedenle çalışanlara idari izin verilmedi mi?

Bu yüzden değil midir ki bina bir haftadır kullanılmıyor.

Bu yüzden değil midir ki Veteriner Dairesi’ne bağlı laboratuvara taşınılması için önümüzdeki hafta Türkiye’den ekip gelecek? Raporlarınız, tetkikleriniz kötü bir şey göstermiyor ama yine de çalışanları etkileyen bir şey var.

Bir şey var ama değil mi, bir şey var ki çalışanlar hasta oluyor.

Bir şey var ki çalışanlara izin veriyorsunuz, tedavi ediyorsunuz, müdürü Türkiye’ye tedaviye gönderiyorsunuz, laboratuvarı başka yere taşıyorsunuz...

Türkiye’den gelen ekip ya da Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı ekipleri yanılamaz mı?

Devlet Laboratuvarı, Mersin-Anamur radyasyon dedektörüne bağlı ama tehlike sinyalini verdirmeyecek bir sıkıntı olamaz mı?

Hade ekipler yanılmadı, yaptıkları tamamdır, dedektör de gerçekten sinyal vermedi, peki araştırdığınız değil de başka bir zararlı çalışanları etkileyemez mi?

Ya o zararlı çevre halkını da etkilemişse?

Neden çevre halkını da sağlık taramasından geçirmeyi düşünmüyorsunuz?

800 ile bin arasında radyoaktif madde yanmış, Tabipler Birliği bunların ne olduklarını soruyor, siz neden bunları açıklamıyorsunuz?

Hekimler kuşkucu insanlardır, kuşkulanır ve kuşkularının üzerine giderek sağlık sorununun ne olduğunu bulurlar.

Bilesiniz ki gazeteciler de kuşkucu insanlardır, onlar da kuşkularının üzerine giderler.

Kuşkularının üzerine gittikleri için pek sevilmezler, tepki çekerler ama yine de vazgeçmezler.

Sizi anlamaya çalışıyorum Sayın Bakan ama “sıkıntı yok” demeyin.

Laboratuvar çalışanları çok endişeli, onların yakınları da, bölgede yaşayanlar da...

Bir şeyler var; bir şeyler iyi gitmiyor, “sıkıntı yok” demeyin.

Panik olacağız diye korkmayın, bırakın panik olalım, panik olalım ki bu sorunu çözelim, ne olduğunu öğrenelim, nedenini bilmediğimiz bir sorunun bizi kemirmesine, bunalıma sokmasına izin vermeyelim.

Siz de araştırma yapmaya devam edin, kuşkularınızın üzerine gidin, sonuçta yangını siz çıkarmadınız ya, illa ki savunmaya geçmenize gerek yok.

Sağlıkta savunmaya geçip de beklemenin fayda etmeyeceğini bizden çok daha iyi bilirsiniz.

Ne olur bu olayda bakan olduğunuzu unutun, politikacı gözlüklerinizi çıkararak sadece hekim gözlüğünüzle bakın, sizden başka bir şey istemiyoruz, çünkü o zaman gerçekleri daha iyi göreceksiniz...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.