Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

26.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bitmeyen kıyak, kamuya istihdam

İlla ki iktidarda olan partiler, yandaşlarına kıyaklar yapacak...

Bu, bozulmaz bir kural sanki.

Yıllardır böyle... Her gelen parti bir şekilde bu partizanlığı yapıyor.

Tabii bu işi sağ partiler daha iyi beceriyor ama sol partiler de yapmıyor değil.

En büyük kıyak da devlet kadrolarına istihdam…

“Partimiz iktidara geldi, bir şekilde kapağı devlet dairelerine veya kurumlarına atmalıyız” mantığıyla, örgüt başkanları, örgüt üyeleri partilerini baskı altına alıyor.

Başlıyor tehditler, başlıyor bir önceki hükümetin partililerine yaptığı kıyaklarla kendilerini karşılaştırmalar, “Onlar yapıyor, siz yapmıyorsunuz” suçlamaları...

İktidardaki siyasi parti de nasıl bir delik bulurum ve buradan birilerini sokarım diye deli divane olur.

Ama uyar mı ama uymaz mı, o işi o adam yapabilir mi, aslında orası başkasının hakkı mı hiç bakan yok.

İşe göre adam değil adama göre iş ayarlanmaya çalışılıyor, tabii ki bu yöntem de her zaman olduğu gibi tutmuyor.

Amaç zaten yararlı olmak değil, partiliyi memnun etmek, partiliyi bir şekilde susturmak, ona rahat bir yaşam sunmak, bedavadan para kazanmasını sağlamaktır.

Yıllardır bunlar konuşuluyor, yıllardır eleştiriliyor, yıllardır “bundan nasıl kurtulacağız?” diye sızlanılıyor ama her gelen hükümet bir şekilde bu yola başvuruyor.

Devlet daireleri tıklım tıklım, gereğinden fazla eleman var, kamu çok verimsiz…

İhtiyaç duyulan dairelere, kurumlara personel alınmıyor, gereksiz yerlere yığılıyor.

Geçmiş yıllarda UBP hükümetlerinin yarattığı “geçici personel” sorunu da ders olmadı...

90’ların başlarında seçim dönemlerinde insanlar, ellerine kâğıtçık tutuşturularak, “sen ora, sen bura” mantığı ile o işi yapabilir mi yapamaz mı bakılmadan dairelere doldurulmuştu.

Parti seçimi kaybedince gelen yeni hükümet bu insanları işten çıkarmış, özel sektörde işini gücünü bırakıp devlet dairelerine gidenler perişan olmuş, dramlar yaşanmıştı.

Zaten bu insanlar işten çıkarılmasa da o kadar fazlaydılar ki, bu yapılan iş hiçbir organizasyon aklına ve ekonomik akla uygun değildi.

O dönemde başbakanlığın önünde biriken insan seli halen gözlerimin önünde...

Başka örnekler de var ama uzatmaya gerek yok...

Ancak bir taraftan kamudaki şişkinlikten şikayet ederler, diğer taraftan kamu reformu yapacaklarını söylerler ama öte yandan da kamuya münhal açmadan partizanca personel alırlar.

Ne ilginçtir, geçmiş hükümet döneminde Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’na (KIB-TEK) mevsimlik işçi olarak alınan ama iki yıl çalıştırılan 42 kişilik personelin görevine son veren UBP-DP Hükümeti, kalkıp kendileri aynı yöntemle 22 kişi istihdam ediyor.

Münhal açmadan, o işi yapabilir mi yapamaz mı bakmadan, sıradan 22 kişiyi Teknecik Elektrik Santrali’ne aldılar.

Sendika başkanı, bu kişiler arasında 40 yaşından büyük insanlar da bulunduğu ve vasıfsız olduklarını söylüyor.

Teknecik Elektrik Santrali gibi hassas, tehlikeye açık, stratejik bir yere, hiçbir eğitimden geçirilmemiş, o alanda tecrübesi olmayan insanları istihdam ediyorlar.

Efendim, buhar tribünü devre dışı bırakılmış ve tamir edilecekmiş de onun için istihdam edilmiş bu insanlar.

Halbuki durum öyle değilmiş, partili baskısı nedeniyle burada bir delik bulunmuş ve “sen gel sen gel” denilerek, her iki parti sayıca paylaşmış işe girecek olanları.

“İnsanların hayatını tehlikeye atıyorsunuz” diyoruz ama aslında göstermelikmiş Teknecik’e girişleri, oradan ofis görevine, başka yere kaydırılacaklarmış...

Bilimsellik yok, adalet yok, fırsat eşitliği yok, dürüstlük yok, yok oğlum yok...

“Ey amma bak, CTP dönemi de 42 kişi alınmıştı...” diyorlar.

Tamam be kardeşim ama o yaptı diye sen de mi yapmak zorundasın?

Yani her yaptığınız düzgün olmayan işi, “başkası da yaptı” diyerek savunarak mı kendinizi kurtarmaya çalışıyorsunuz?

Partilerde kadrolar değişiyor, gençleşiyor, kabuk değiştiriliyor ama kafalar değişmiyor.

“Partiler gençleşsin” denirken yalnızca “bedenen geçleşmesi” anlaşılmış galiba, halbuki kastedilen bu değildi, “kafalar” değişmedikten sonra bedenlerin gençleşmesi neye yarar ki?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.