KTV
  • 23 Eylül 2017, Cumartesi 12:51
AliBATURAY

Ali BATURAY

Biz neden beceremiyoruz?

Bu ülkede bazı olumsuz olaylar sürekli tekrarlanır durur...

O kadar ki, bu olumsuz olayları neredeyse bekler hale geliriz.

Duyduğumuz zaman şaşırmayız.

Bugün değilse yarın, yarın değilse bir sonraki gün yine olacağını biliriz.

Ne kötü değil mi? Başına gelecekleri bilmek ama buna karşı koyamamak...

Aslında ülkede her karşılaştığımız sorunu mercek altına almak, o olayın bir daha yaşanmaması için çok ciddi tedbirler ortaya koymak varken, bizde her şey oluruna bırakılıyor.

Her defasında aynı sorunu yaşayıp da çaresizlik yaşamak aslında o sorunu ciddiye almamaktır.

İnsan canını yakan sorunu nasıl ciddiye almaz?

Bizde böyle... Canımız yanıyor, ağlıyor, dövünüyor, ah vah çekiyor, isyan ediyoruz ama “bir daha yaşanmaması için ne yapmalıyız?” diye düşünmüyoruz.

Görüyorum, ölüm olayları karşısında insanlar tanrıya isyan ediyor. “Neden bunu bana yaşattın tanrım?” diyor.

Tanrı mı yaşatıyor bize bunları? Trafik kazalarını, iş kazalarını, çevrede yaratılan tahribatı, kaçakçılığı, soygunu, yolsuzluğu, cinayetleri, başarısızlıkları, beceriksizlikleri yaşatan tanrı mıdır?

“Kader”, “alın yazısı”, “kaçınılmaz kötü talih” diyerek işin içinden mi çıkacağız?

Kadercilik, yazgı anlayışıyla devlet yönetilebilir mi?

Bu anlayışla devlet yönetmek bizi bir yere götürebilir mi? Tabii ki hayır...

Ülke yöneticilerinin sorunları dert edinmesi gerekir...

Bir yönetici, yaşanan her olumsuzluğu bir yenilgi, bir başarısızlık, hanesine bir eksi puan olarak görebilmeli ve bunu düzeltmeye çalışmalı, başaramıyorsa da istifa etmelidir. Yapabilen görevi devralmalı, o da yapamıyorsa bir başkası... Başka türlü sorunların üstesinden gelmemiz mümkün değildir.

Eğer bir sorun varsa ve o sorun yakıcıysa, toplumda önemli hasarlara yol açıyorsa onu çözmek tüm yöneticilerin boynunun borcudur.

Başka ülkelerin yıllar önce çözdüğü sorunları biz halen yaşıyoruz.

Gerekirse dünyaya da bakmalıyız, başkaları bu sorunları ne zaman yaşadı, nasıl mücadele etti ve nasıl çözdü.

İyiyi örnek almak, model seçmek ayıp değildir, bakarsın, incelersin, benzer tedbirleri alırsın.

Mutlaka her ülkenin kendine has özellikleri vardır, onları da dikkate alarak iyi örnekleri ülkemizde uygulayabiliriz.

Kendimizi, durumu bizden daha iyi olan ülkelerle, çağdaş toplumlarla karşılaştırmalıyız, bizden daha kötü olanlarla karşılaştırıp da teselli bulmak, kendi kendini kandırmaktır.

Gittiğimiz bazı Avrupa ülkelerindeki çevre temizliğine hayran kalıp ülkemize dönüyoruz, sanki de çevreyi temiz tutmak olağanüstü bir olaymış gibi.

Bizim gibi sorumsuz, değerlerine önem vermeyen vatandaşlar, denetim yapmasını beceremeyen yöneticiler oldukça tabii ki çevre temizliği dünyanın en zor işiymiş gibi gelir bize.

Gittiğimiz bazı ülkelerde bir taş parçasını bize “tarihi eser” diye sunarlar ya, ülkemizde nice tarihi eserlerimizi ne kadar ihmal ettiğimizi, yok olmaya bıraktığımızı anlıyor ve üzülüyoruz.

Yurt dışına gidip geldiğimizde, “Ülkemizde toplu taşımacılığı bile halledemeyecek kadar yeteneksiz miyiz?” diye zekamız ve yeteneklerimizden şüphe eder hale geliyoruz.

Dünya işlemlerini dijital ortamda yaparken, bizde halen insanlar devlet dairelerinde saatlerce beklemek zorunda kalıyor, Araç Kayıt Dairesi’nde olduğu gibi işkence çekiyor. Devletin, ‘e-devlet’e geçmesi sanki de dünyanın en zor işidir.

Örnekleri artırmak mümkün ama önemli soru şu; “Biz neden beceremiyoruz?”

Kimimiz belirsizliğe itildiğimiz bu ülkede umursuzluk hastalığına tutuldu, kimimiz hazırcılığa alıştırıldı, kimimiz ülkedeki kuralsızlık ve denetimsizlik nedeniyle şuurunu ve aidiyet duygusunu yitirdi, birçok insan bir tuhaf oldu...

Yönetenler sorunlar karşısında yetersiz, beceriksiz... Hem yaratamıyor, hem denetleyemiyor... Yönetenlerin aklı fikri partizanlıkta ve popülizmde olunca, başarısızlıklar, yetersizlikler arka arkaya gelince, Türkiye’den yardım almak dışında bir yaratıcılık ortaya koyamayınca vatandaşlar da çok yanlış olmasına rağmen her türlü değerinden ve değer yargısından uzaklaşıp, duyarsız, kayıtsız bireylere dönüşüyor.

Sonra da “Biz neden beceremiyoruz?” diyoruz. Bu şekilde neyi, nasıl becerebiliriz ki?

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
6 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup