• 13 Temmuz 2017, Perşembe 8:07
AliBATURAY

Ali BATURAY

Bizimle aynı şeyi düşünmeyeni düşman olarak görmemeliyiz

Herkesin görüşünün, düşüncesinin aynı olması beklenemez.

Bu mümkün değildir, çünkü insanlar robot değildir ki tek tip olsun, kurulmuşçasına hareket etsin.

İnsanın aklı vardır, düşünce yeteneği vardır, bunları kullanarak bir fikrin sahibi olur.

İnsan aklını kullanarak, kendisine bir yol çizer, artık yanlıştır, doğrudur, onu nereye götürür, bunu zaman gösterir… Yaşamın güzelliklerinden birisi de budur, farklı görüşler hayatın rengidir.

Sosyal yaşam olsun, ekonomik yaşam olsun, akademik yaşam, siyasal yaşam ve diğerleri... Yani herkes aynı görüşte olamaz ve bizimle aynı görüşte olmayanlara da saygı göstermeliyiz.

Bizimle aynı fikirde olmayanları düşman gibi göremeyiz, belki ikna etmeye çalışabiliriz ama o kadar… Bizimle aynı fikirde olmayanlar düşmanımız değildir, alt tarafı bizimle aynı görüşte değildir… Ancak ülkemizde aynı fikirleri paylaşmadıkları insanları, kendi fikirleriyle alt etmek ya da ikna etmek yerine onlara belden aşağıya vurmaya, dışlamaya, iftira atmaya, hain ilan etmeye alışan bir grup insan vardır…

Bu çok hastalıklı bir davranış tarzıdır. Fikirlerini beğenmediğiniz insanı eleştirebilirsiniz, kastım eleştiriler değildir. Kimse eleştirilemez değildir, çıkarsınız dersiniz ki; “Sen böyle düşünüyorsun ama yanlışsın. Şu şu şu nedenlerden dolayı savundukların doğru değil…” Buna saygı duyarım… Yapabilirsen onun görüşlerini çürütürsün, buna hiç itirazım olmaz. Hatta bence olması gereken de budur. Eleştirmek güzel bir şeydir, geçerli gerekçeniz, dayanağınız ve karşı çıktığınız görüşün yerine koyabilecek bir alternatifiniz, öneriniz varsa...

Eleştirilmek de güzeldir… Eleştiriler, insanı zinde tutar, yanlış yapmasını engeller... Eleştiriler insan yaşamının panzehiridir. Hani derler ya, “Eleştirilen insan en azından bir şeyler yapıyor da eleştiriliyor” diye. Yani ot gibi yaşayıp da kimsenin dikkatini çekmeyeceğine, bir şeyler yap da eleştiril...

Ancak bizde yapılanlar eleştiri değil, saldırıdır. İçinde fikir olmayan, öneri olmayan salt saldırı... Birçok alanda karşımıza çıkıyor bu saldırılar ama Kıbrıs sorunu sıcak bir konu olduğu için, onun üzerinden konuşalım.

Çözüm isteyenlere, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini, federal bir çözüm olmasını savunan insanlara karşı, medyada ve sosyal medyada inanılmaz bir saldırı var.

Dediğim gibi yapılanlar eleştiri değil, tam bir saldırıdır. Öyle böyle bir saldırı da değil, adeta linç… Kişilerin ne anası kalıyor, ne babası, ne soyu sopu, ne Rumculuğu, ne hainliği…

Bir kere yazılanın, söylenenin ne olduğunu bile anlamaya çalışmadan, içine yalan da katılarak yapılan ağır saldırılar gerçekten kaldırılacak şeyler değil.

Bu saldırılardan biz de nasibimizi alıyoruz... Ben, Haber Müdürümüz Serhat İncirli, Ekonomi Editörümüz Artun Çağa; haksız saldırılara uğruyoruz… Özellikle Serhat İncirli’ye sırf Kıbrıs sorunuyla ilgili görüşleriyle ilgili olarak sosyal medyada bazı kendi kendilerini “milliyetçi” ilan etmiş kişilerin, bazı sivil toplum örgütü temsilcilerinin başlattığı karalama kampanyasını, yapılan kışkırtmayla sosyal medyada insanları küfrettirme yarışına girmelerini anlamak mümkün değil.

Bunlar arasında “abi” dediğimiz, saygı gösterdiğimiz, karşı karşıya geldiğimizde hiçbir şikayette bulunmayan, eğilip bizi öpen insanların sosyal medyada takındığı tavır, ya da bir şekilde bir gazetede bir köşede yazma fırsatı yakalayan bazı insanların yazdıkları beni hayrete düşürüyor. Böyle şeylere alıştık aslında, pek umurumuz değil ama seviyenin de bu kadar düşürülmesi ve kişilere vururken, bunların KIBRIS Gazetesi’ne ve sahiplerine saldırı aracı olarak kullanılması can sıkıcıdır…

İnsanların yüzüne söylemeye cesaret edemeyeceğiniz şeyleri, sosyal medyada ya da köşe yazılarınızda yazmamalısınız. Siz bu ülkeyi çok seviyor çok düşünüyorsunuz da “Kıbrıs’ta çözüm olsun” diyen sevmiyor mu?  “Kıbrıs’ta çözüm olsun” diyenleri, çözüm dileyenleri, çaba gösterenleri “Rum hayranlığıyla” suçlamak çok basit bir davranıştır ve saçmadır.

Konuya tersten bakacak olursak; çözüm isteyenler de Kıbrıs’ta çözüme inanmayanlara, çözüm istemeyenlere, ya da istedikleri çözüm modeli hiç kabul görmeyecek olanlara saldırılmamalıdır.

Ben hiçbir zaman çözüme inanmayanlara saldırmadım, suçlamadım da… İkna etmeye çalıştım ama dışlamadım, küfretmedim, onlara yakıştırmalarda bulunmadım, çünkü buna hakkım yok. İşi kişiselliğe indirip de yanıltma yapanları eleştirdim zaman zaman ama seviyeyi hiçbir zaman düşürmedim.

Herkes benimle aynı şeyi düşünecek ve yapacak diye bir kural yoktur. Benimle aynı fikirleri paylaşmayan birçok samimi arkadaşım vardır, arkadaşlık ilişkilerimi farklı düşünüyoruz diye bozmadım, bozmayı da hiç düşünmedim.

Çözüm istemeyenler arasında gerçekten buna inananlar da var, kişisel çıkarlarını düşünenler de ama ne isterse olsun, onlara küfretmek, yakıştırma yapmak, aşağılamak doğru değildir, ben böyle bir şey yapmayı kendime yakıştırmam.

Hepimiz de bu ülkenin evlatlarıyız, birbirimizi yiyeceğimize doğru olanı bulmaya çalışmalıyız.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 15 9 3 3 17 30
2 BİNATLI YSK 15 8 5 2 12 29
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 15 9 1 5 8 28
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 15 8 4 3 6 28
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 15 8 1 6 3 25
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 15 6 6 3 7 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 15 5 5 5 11 20
8 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 15 5 5 5 -1 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 15 4 7 4 -1 19
10 LEFKE TSK 15 5 2 8 -5 17
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 15 5 2 8 -16 17
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 15 5 1 9 -4 16
13 CİHANGİR GSK 15 4 4 7 -5 16
14 YALOVA SK 15 4 3 8 -5 15
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 15 3 6 6 -8 15
16 OZANKÖY SK 15 2 5 8 -19 11
yukarı çık
Skull King Popup