KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

01.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Buz gibi havada, sokak ortasında yatan insanlar

Biz sıcacık yataklarımızda yatarken, hatta kimilerimiz yorganın sıcaklığını dahi yeterli bulmayarak, klima çalıştırırken onlar sokak ortasında, belediye banklarında uyuyordu.

Hava soğuk, evin içinde bile ısınamıyoruz, adamlarsa sokakta yatıyor.

İkisi incecik bir battaniye çekmeye çalışmış üzerine ama bir diğerinin üzerinde hiçbir örtü yok.

Gerçi diğerlerinin de üzerlerine çektikleri ve ikisini zor örten battaniye ile ısınmaları mümkün değil.

Fotoğrafa baktığımda; “Yaz olsa anlarım ama bu soğukta nasıl sokakta yatırlar?” dedim kendi kendime.

Halbuki yaz ya da kış hiç fark etmez, insan hiçbir zaman sokakta yatmamalı.

Bugün KIBRIS Gazetesi’nin ön sayfasında yer alan Girne Kordonboyu’nda çekilmiş fotoğraftan söz ediyorum.

İnsan bu görüntüye baktıkça içi acıyor.

Adamlara bakıyorum, tüm eşyaları bir çuvala ancak sığmış, üstlerindeki giysiler yıpranmış...

Yürüyüş yapanlar sormuş onlara, “Neden burada yattınız?” diye.

“Paramız ve kalacak yerimiz yok” demişler.

İnsanlar şaşkın; “Bu bir insanlık ayıbıdır” diyorlar...

Bir vatandaş ise bu görüntünün ilk olmadığını, daha çok yaz aylarında bu durumlarla karşılaştıklarını ancak artık kış aylarında da sokakta yatan insanları görür olduklarını söyledi.

Yanlış anlamayın, bu görüntüleri ilk kez görmüş ve şaşırmış değiliz.

Daha önce de tanık olduk böyle insanlık ayıplarına...

Kimse o insanlara ne kızsın ne de onları kınasın...

Ekmek parası kazanmak için ülkemize yolu düşmüş bu insanların ama muhtemelen işler istedikleri gibi yürümemiş.

Bir bavulları bile yok, eşyalarını çuvala doldurmuşlar.

Sırtındakiler onları soğuktan koruyamayacak kadar eski.

İnsanların suçu yok, onları bu duruma düşürenler utanmalı.

Şimdi bu insanlar, paralarının ve yatacak yerlerinin olmadığını söyledi değil mi?

Eğer uyandıklarında iş bulamazlarsa ki hemencecik iş bulmak o kadar da kolay değil, demek ki karınları da aç olacak.

Karnı aç olan insan ne yapar?

Evet, karnı aç olan insan yardım talep edebilir, dilenebilir ya da hiç istemese bile hırsızlık yapmak zorunda kalabilir.

Günümüzde kimse kimseye durup dururken yardım yapmayacağına göre, geriye kötü seçenekler kalıyor.

Parasızlık ve açlık insana her şeyi yaptırabilir.

Bir şey söylediğimizde ırkçılık yaptığımızı sanıyorlar, halbuki biz önce bu insanları düşünüyoruz, hangi milletten olursa olsun bir insanın aç karınla sokak ortasında, soğuk havada banklarda yatıp uyuması insanlık ayıbıdır ve hoş görülebilecek bir durum değildir.

Üzülüyoruz ama sonra da kendimizi düşünüyoruz tabii ki, kendimizi, yakınlarımızı, vatandaşlarımızı.

Hiç niyeti olmasa da çaresizlik içinde bu insanlar hırsızlık yapabilir, gasp edebilir hatta iş öyle bir raddeye gelir ki adam bile öldürebilir.

O nedenle “Ülkeye giriş çıkışları kontrol edin, cebinde parası olmayan insanları ülkeye sokmayın” diyoruz.

Hatta parası olup olmaması bile yetmez, sıkı denetimden, araştırmadan, soruşturmadan sonra insanlar ülkeye sokulmalı, ne niyetle ülkeye geldiği iyice didiklenmeli.

İnsanların bu ülkeye girmesine karşı değiliz, bunu ırkçılık olsun diye söylemiyoruz, beş parasız gelen insanların düştüğü durum ortada, yarattıkları durum da ortada, bu durumlara düşmesinler istiyoruz.

Başka bir ülkede beş parasız ne yapacak bu insanlar?

Bazı işverenlerin işçi diye ülkeye getirip, daha sonra anlaşamadığı ya da işine yaramadığını düşündüğü insanları ortada bırakmasının da önüne geçilmeli.

Getirilen insanların köle gibi çalıştırılmasının, çok sağlıksız ortamlarda barındırılmasının da engellenmesi gerekmektedir.

Türkiye’den ya da üçüncü dünya ülkelerinden gelen birçok işçi sağlıksız şartlarda çalıştırılıp, barındırıldığından hastalanıyor, iş kazalarına uğruyor, hatta hayatını kaybediyor.

Türkiye- Kuzey Kıbrıs ilişkilerinde bazı şeyler söylenmeye korkuluyor ama “beş parasız insanlar gelmesin”, “devlet kontrolünde ciddi sözleşmelerle ülkeye işçi getirilsin” demek Türkiye’yi istememek ya da hakaret etmek demek değildir.

Tam tersine Türkiye yetkilileri, vatandaşlarının bu ülkede bu şartlarda konaklamasını, çalışmasını, sömürülmesini, beş parasız bırakılan insanların suç makinesine dönmesini, kötü şartlarda hayatını kaybetmesini önlemelidir. Ülkemizde daha çok yabancıların polisiye olaylara karışması rastlantı değildir.

Önce insan hakları adına, insanlar için, sonra da ülke iç güvenliği için sıkı tedbir alınması şarttır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.