KTV
  • 04 Ekim 2017, Çarşamba 8:23
AliBATURAY

Ali BATURAY

Çıkarcılık mı? Yoksa normali bu mu?

Bir arkadaşım bir gün odama gelip, “Buraya gidip gelen bunca insanın senin için geldiğini, ya da seni çok sevdiğini sanmıyorsun herhalde?” dedi.

“Hayır, öyle sanmıyorum ama neden böyle söyledin?” diye sordum.

Arkadaşım devam ederek, “Ben burada senin pozisyonundayken, bu insanlar bana geliyordu. Bak odalarımızı bir cam ayırıyor ama o sana gelenler, eskinin hatırına bana bir merhaba bile demiyorlar” dedi.

Bu konudaki görüşlerimi aşağıda açacağım ama “Bunları yazmak nereden aklına geldi?” diye sorarsanız, önceki gün gazetemizde çıkan “Bu kadar da saygısızlık olmaz” başlıklı haberden dolayı bunları yazıyorum.

Bostancı ile Başpınar arasında bir araziyi duyarsız vatandaşlar çöplüğe dönüştürdü.

Artık bunlar sürpriz değil tabii ki.

Ülkede çöplüğe dönüştürülmeyen yer yok.

Çöplüğün içinde eski meclis başkanlarından ve eski başbakanlardan Hakkı Atun’un fotoğrafının da olmasına değineceğim.

Hakkı Atun’un meclis başkanlığı döneminden kalma, çerçeveli bir fotoğraf.

Onca çöpün içinde bu ülkede meclis başkanlığı ve başbakanlık yapan adamın çerçeveli bir fotoğrafı da var.

Gerçekten de büyük saygısızlık ama çok şaşırmıyorum, çünkü dönem başkalarının dönemi.

Şimdi duvarlarda başkalarının fotoğrafları var.

Hakkı Bey’in dönemi geçti, ondan bir şey beklemek, bir şey elde etmek mümkün değil.

Şimdi işiniz düştü mü başkalarına koşturuyorsunuz.

O nedenle Hakkı Bey’in fotoğrafını artık duvarınıza asmanın bir faydası yok.

İnsanlar emekli bir politikacıyı (fotoğrafını tabii ki), eskimiş bir eşya gibi çöpe atabiliyorlar.

O kişi meclis başkanlığı, başbakanlık yapsa bile…

Geçmişte bu ülkeye hizmet etse bile... (Üstelik Hakkı Bey, emeklilik sonrası da hizmetlerini sürdürdü, akademisyenlik yaptı, yazdı, program yaptı, sivil toplum örgütlerinde yer aldı…)

Ancak artık devlet yöneticisi değil ve bugün için eskinin hiç önemi yok.

Dün dünde kaldı, önemli olan bugündür.

Güç kimdeyse insanlar onun etrafındadır.

Bir yerde okumuştum, önemli görevlerde uzun yıllar bulunan insanlar gerçek dostlarını, arkadaşlarını bilemezlermiş, çünkü etrafları yağcılar, yalakalarla doluymuş.

Yine bir yerde okumuştum, önemli görevlerde bulunup etrafı insanlarla dolu olan kişiler, o görevden ayrıldıktan sonra onları kimsenin arayıp sormaması nedeniyle bunalıma girermiş, yalnızlık hissedermiş.

Bugün bazı kişiler etrafındaki çıkarcıları, yalaka takımını fark edemeyerek, kendisini bulutların üzerinde görebilir ama bir anda o bulutlardan aşağıya düşmek mümkündür.

Bugün fotoğraflarınız duvarları süsleyebilir ama yarın döneminiz bittiğinde önce fotoğrafınızı ambara kaldırırlar, ardından da bir süre sonra işe yaramaz ve yer tutan eşya diye çöpe atarlar.

Hayat acımasız, dünya çıkarcı…

Daha doğrusu çıkarcı olan dünya değil, insanlardır.

İnsanların çoğu saygıyı kişiye değil, makama, güce gösterir.

Eğer buna hazırsanız, gerçeklerin farkındaysanız, görevi bıraktığınızda ve etrafınız boşaldığında buna alışmanız kolay olur, yok kendinizi kaptırırsanız, travması kolay atlatılamaz.

Şimdi başa dönelim ve arkadaşımın bana yaptığı uyarıya gelelim.

Tabii ki kendimizi yüksek görevde bulunan bir devlet yöneticisiyle aynı kefeye koyacak değiliz.

Ancak çok fazla insanla muhatap oluyoruz,  çok fazla insanla görüşüyor, bizden çok fazla insanın talepleri oluyor.

Telefonlar susmuyor, giden gelen hiç eksik olmuyor.

Ben bu insanları müşteri olarak görüyorum, insanlarla görüşüp konuşmayı, taleplerini yerini getirmeyi de görevimiz sayıyorum…

Ben etrafımdaki onca insanı, memnun edilmeyi bekleyen müşterilerimiz, iş ortaklarımız olarak görüyor ve onlardan hiç rahatsız olmuyorum.

Ben bu görevde bulunduğum için beni aradıklarını, sorduklarını biliyorum, normal karşılıyorum, onlara hizmet etmeyi görev kabul ediyor ve yardımcı olabildiğimde mutlu oluyorum.

Onun dışında bu insanlara başka bir anlam yüklemiyorum, yarın bu görevden ayrıldığımda beni aramazlarsa da hiç rahatsız olmam.

Etrafımdaki insanları seviyorum ama havaya da girmiyorum, beni hep sevmelerini ve ömür boyu hatırlamalarını beklemek gibi bir hakkım olamaz.

Arkadaşım, “Bir selamı esirgiyorlar” demişti, onu da benden esirgerlerse canları sağ olsun…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup