HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ali BATURAY

Ali BATURAY

28.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Çocuk suçluyu linç etmekle sorunlar çözülmez ki

Tüm ülke 5 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz eden 15 yaşındaki İ. E.’yi konuşuyor.

Olay gerçekten de kan dondurucu, herkes şokta...

Son zamanlarda yetişkinlerin çocukları istismarı artış gösterdi, daha büyük çocukların küçük çocuklara tecavüzü, tacizi de...

15 yaşındaki İ. E.’nin yaptığı, bir çocuktan kesinlikle beklenmeyecek şeyler.

Bir çocuğun nasıl canavara dönüşeceğinin bir kanıtı.

Mahkeme de zaten tecavüze uğrayan küçük kızın gerek fiziksel gerekse de psikolojik derin yaralar aldığına ve hayatı boyunca bunun izlerini taşıyacağına dikkat çekerek, İ. E.’yi 14 yıl hapis cezasına çarptırdı.

İ. E., en ağır cezayı alan çocuk suçlu oldu.

Elbette suçu ağır, ancak, bu çocuğun nasıl bu hale geldiğine, onu böyle davranmaya nelerin ittiğine de kafa patlatmamız gerekir.

Aile içi sağlıksız ilişkiler, şiddet görme, aşağılanma, sevgisizlik, ilgisizlik, kötü çevre etkisi, hatta iyi beslenememek bile çocukları suça yöneltebiliyor.

Önemli olan bu etkilere bakmaktır, yoksa suç işleyen çocuğu hapse atmak o kadar da zor bir eylem değildir.

Suç işleyen çocukların, yeniden topluma kazandırılması gerekmektedir.

Çağdaş ülkelerde böyle yapılır...

Çocuğu yetişkin suçluların arasına koyup tamamen kaybetmek değil, psikiyatr, psikolog yardımıyla, farklı bir alanda tedavi ederek tekrar kazanmaktır amaç…

Ülkemizde ise çocuklar yetişkin suçlularla cezaevinde aynı alanda cezasını çekiyor.

21 Ekim günü manşetimize taşımıştık, ülkemizdeki cezaevinde 13 çocuk bulunduğunu.

392 mahkumun 13’ü çocuk…

Çeşit türlü suçlunun yer aldığı bir alanda çocukların o hapishaneden nasıl çıkmasını bekliyoruz acaba?

Hele cezaevlerinde tecavüzcülere karşı olan önyargıları ve diğer suçluların intikam alırcasına saldırılarını düşündükçe 15 yaşındaki İ. E.’nin orada nasıl barınacağını, nasıl bir ruh haliyle oradan çıkacağını düşündükçe insan endişeye kapılıyor.

İ. E.’nin 14 yıla çarptırıldığını açıklayan Kıdemli Yargıç Tacan Reynar da bu konuya değinmiş ve “Ülkemizde ıslahevi kurulmamasını anlayabilmek güçtür” demişti.

“Neden ıslahevimiz yoktur?” diye soruyor Tacan Reynar ve çevresel faktörler yüzünden devletin çocukları yeterince koruyup kollayamadığı gibi, suç işlediklerinde Merkezi Cezaevi’nde ıslah edilmeye çalışılmalarının sakıncalarına değindi.

Yargıç, bu soruna çözüm bulunması gerektiğini söyledi.

Yıllardır söyleniyor bu, yıllardır çocukların yetişkinlerin arasında harcanıp gittiğine vurgu yapılıyor ama hep lafta kalıyor.

Bu ülkeyi yönetenler, suç işleyenlerin de vatandaşları olduğunu, onlara karşı da sorumlulukları bulunduğunu düşünemiyorlar.

Suç işleyen çocukları kurtaracak, yeni bir hayata hazırlayacak, temiz bir sayfa açmasına yardımcı olacak ıslah evi kurmak, ya da adı ne olursa bir merkez oluşturmak o kadar zor mudur ki?

Her yere masraf yapılır da çocuklar için merkez kurulamaz mı?

Çocuklar anasının karnından suçlu doğmaz, bunu unutmamalıyız.

Kaldı ki yalnızca çocukları değil, yetişkinleri de düzgün, yeni bir sayfa açacak, toplumdaki yerini alacak şekilde cezaevinden göndermek gerekiyor.

Gazetelerdeki haberlerimizde tecavüzcü çocuk için en ağır başlıkları atabiliriz ama ya sonrası, sonrası ne olacak? Amacımız linç etmek mi, yoksa bu sorunların bir daha yaşanmaması mı?

Tecavüze uğramış çocuğu da unutmuş değilim, onun hakkını kim verecek, ruhundaki tahribatı kim tamir edecek, bu ne kadar süre alacak?

Başka çocukların aynı saldırıya uğramaması için ne yapılıyor?

Soruna tümden bakmaz ve birini linç etmekle çözüm bulacağımızı sanıyorsak, büyük bir yanılgı içine girmişiz demektir.

Toplumdaki bozulmanın, benzer olayların arttığının farkında değil miyiz?

İlla ki bir soruna çözüm bulmak için başımıza mı gelmesi gerekir?

Gezip kurdele kesmekle, sürekli konuşmakla olmaz bu işler…

Bir tarafta bir linçle çözüm arayanlar, diğer tarafta ilgisiz, kayıtsız yöneticiler...

Böyle mi çözüm bulunacak bu sorunlara?

“Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni kabul ediyoruz” diyorlar...

“Kabul ediyoruz” demek yetiyor mu sandınız, bu sözleşmenin gereklerini yerine getirmedikten sonra?

Görünen o ki; bu sorunlara zerre kafa patlatılmıyor.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.