KTV
  • 02 Temmuz 2017, Pazar 10:23
AliBATURAY

Ali BATURAY

Çözüm istemeyin, bir karış da toprak vermeyin!

Crans- Montana’da “Kıbrıs Konferansı” devam ediyor.

Kıbrıs’ta çözüm bulmak için süren müzakerelerden herkes çok yoruldu.

1968 yılından beridir devam eden müzakerelerde artık bir yere varılması gerektiği belirtiliyor.

Bir yere varacak da nereye?  Yani buna düz cevap “Çözüm bulunmasına” demek geliyor insanın içinden ama kimse de bunu söyleyemiyor artık. “Çözüm olacak”, “Çözüm olmalı” bile diyemiyor insanlar.

O kadar uzak görünüyor ki çözüm, canı gönülden isteyenler bile temkinli konuşuyor.

Gönlünü kaldırıp da kaç kez hayal kırıklığına uğradı bu halk?

İnsanlar aynı hayal kırıklığını bir kez daha yaşamak istemiyor.

Tabii insanlar derken, hangi insanlar, herkes mi?

Yok, çözüm istemeyenler aynı duyguları yaşamıyor.

Çözüm istemeyenlerin duyguları tersten çalışıyor.

Çözüm istemeyenler, müzakerelerin sonuç vermemesinden memnun.

Görüşmelerde kriz çıktığında neredeyse bayram edecek duruma geliyorlar.

Görünürde herkes çözüm istiyor ama yalan, herkes çözüm istemiyor.

İster gibi görünenler var…

Açık açık istemediğini söyleyenler, ister gibi görünenlerden daha dürüst geliyor bana.

İstisnalar kaideyi bozmaz ama her halükarda bu ülkede çözüm istememek, bu ülkenin iyiliğini istememektir.

Çözüm istemeyip de bozuk düzene övgü düzenler olduğu gibi, mevcut düzenden şikayet edip çözüm istemeyenler de var.

Bozuk düzene övgü düzenler, mevcut durumdan nemalananlardır.

Kendi çıkarları için tüm toplumun belirsizlik içinde yok oluşuna ses çıkarmıyorlar, ya da göz yumuyorlar.

Kişisel çıkarlar, toplum çıkarlarının önüne geçiyor.

Diğer taraftan mevcut düzenden şikayet edip de çözüm istemeyenlerin sonu gelmez yakınışları, şikayetleri çok anlamsız.

Hem mevcut düzenden şikayet edeceksin hem de bu düzeni değiştirecek çözümü istemeyeceksin.

Suçu hep yönetimlere, yöneticilere bulup, sürekli başka bir partinin düzeni değiştireceğine inanmak çok safça bir düşünde…

Biz de eleştiriyoruz, yöneticileri suçluyoruz, evet yapabileceklerini de yapmıyorlar ama bu düzeni tamamen değiştirmek partilerin değişmesiyle olmaz, olmayacağını da defalarca gördük.

Evet biraz daha iyi yapabilen çıkabilir, çıkmıştır da zaman zaman ama dönüp bakın, mevcut düzen içinde kim istediklerini yapabiliyor ki?

Nice idealist insanlar gördük de düzen onları değiştirdi, bazılarını rezil de etti.

İktidara gelenler düzeni değiştirmeye değil de bozuk düzeni idare etmeye çalışıyor.

Bu düzende hiçbir iktidar gerçek anlamda bu ülkeyi yönetiyor değil, yönetemeyecek de...

Bunu halen anlayamadınız mı? Yapması gereken işleri de yapmadıkları, kendilerine yonttukları, partizanlık yaptıkları, beceriksiz davrandıkları için durum çok daha kötüye dönüşüyor ama bu düzen partilerle değil, bir çözümle değişir.

Tüketen, asalak bir hayattan, sürekli yardım bekleyen psikolojiden, çözümle kurtulabiliriz. Halkı korkutmak için “Bazı bedeller ödemek zorunda kalacağız” diyorlar. Onurlu yaşamak için bazı bedelleri ödeyeceksek, ödeyeceğiz, sonuçta düzlüğe çıkmak istiyorsak bazı özverilerde bulunmalıyız.

İnandırıcı gelmiyor mu size? Peki mevcut düzenle bunu başarabilecek miyiz? Mümkün değil.

Sürekli göç eden, eğitime giden gençleri geri dönmeyen bir toplum tükenmez mi sanıyorsunuz?

Tükeniyoruz, birkaç oy daha alabilmek, iktidarda kalabilmek uğruna durmadan vatandaş yapan yöneticiler bizi tükettiklerinin farkında değil mi? Umurlarında mı acaba bu toplum?

Üzerinde Kıbrıslı Türk kalmadıktan sonra devletiniz olmuş neye yarar, tabii devlet de devlet olsa…

Müzakereler devam ederken siz bir karış toprak vermeyin, çıkın halkınızın karşısına hamasetinizi de yapın bakalım, “Bu topraklar bizimdir vermeyiz” deyin… Deyin de kendi kendinizi kandırın bakalım nereye kadar gideceğiz? Bu yalan düzen nereye kadar gidecek?

Çözüm isteyenler yoruldu, fakındayım ama çözüm istencinden vazgeçmemek lazım, uzak gibi de görünse vazgeçmemeliyiz, çünkü alternatif yok, alternatif diye sunulanlar gerçekçi değil. Alternatif diye sunulanlar bizi yok edecek…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup