Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

20.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Değişen suçlular ve suçlara karşı polis kendini yenilemeli

Son günlerde yaşanan bazı kriminal olaylar vatandaşı hem geriyor hem güldürüyor.

Bir süre önce bir adamın makatına uyuşturucu yerleştirerek ülkemize sokarken yakalanması...

Yasak avlanan kişilerin polisleri darp etmesi…

Sokakta huzursuzluk çıkaranların polisleri çok ciddi şekilde yaralaması…

İranlı soyguncuların polis hücresinden kaçması…

İranlı soygunculardan birisinin 31 pırlanta taşını yutup, dışkılama yöntemiyle hücrede çıkarıp, saklaması…

Tabii suç olayları bunlarla sınırlı değil… Akınıza ne gelirse var...

İnsan ilk duyduğu anda gülümseyebilir ama tam bir “gülüyoruz ağlayacak halimize” meselesi…

Arka arkaya polisle ilgili meydana gelen olaylar “neler oluyor?” dedirtti.

Küçücük adanın insanlarının, kendine özgü bir yaşamı vardı...

Rahat bir ülkeydik, başka ülkelerde meydana gelen birçok olayı hiç yaşamamıştık, yaşayacağımızı da tahmin etmezdik…

Televizyonda, gazetelerde gördüğümüz ve bazen tebessümle, bazen korkuyla baktığımız birçok olayı bir gün gelip bizim de yaşayabileceğimiz hiç aklımıza gelmedi.

Kapılarımızı kilitlemediğimiz, kapı pencereyi açık bırakıp, gideceğimiz yere gidip geldiğimiz, otomobilimizin anahtarlarını üzerinde bıraktığımız, hiç korkmadan otostop yapanları otomobilimize aldığımız, yaz aylarında bahçemize kurduğumuz yatakta yatıp, yıldızları seyrederek uyuduğumuz günler artık çok geride kaldı.

Artık her şey çok değişti, evimizi, işyerimizi kilitlemek de kurtaramıyor, hırsızlardan soygunculardan…

Çok çeşitli suçlar işleniyor ülkemizde, hem de çok fazla…

O rahat ülke gitmiş, yerine bin bir suçun işlendiği bir memleket haline gelmiş…

Artık insanlar kendisini o kadar da güvende hissetmiyor, malının da güvende olduğunu düşünmüyor.

Ülkemize dünyanın her yerinden insanlar geliyor, Uzakdoğu’dan Afrika’ya her yerden…

Kuzey Kıbrıs’a eğitim görmeye ve çalışmaya gelen insanlar, ülkemizin dokusunu değiştirdi.

Ekonomik olarak büyük katkı yapan öğrenciler ve işgücü olarak gelenler için daha ciddi tedbirler almak gerekiyor.

Sırf ülkemize para getirecek, ekonomik olarak artı değer katacak diye gelenlerin kim olduğuna bakmaz, itinalı davranmazsak daha başımıza çok iş gelecek…

Para tabii ki önemlidir ama her şey değildir.

Para uğruna tüm değerlerimizden vazgeçmek kabul edilir değildir.

Bu küçücük ülke dünyanın dört bir tarafından gelecek kriminal tipleri kaldıracak kapasitede değildir.

Rahat bir ülkeye göre dizayn edilmiş polis teşkilatının da artık kendisini yeni bir Kuzey Kıbrıs için hazırlaması şarttır.

Birilerinin polise el kaldırmasına, polisi darp etmesine, hastanelik etmesine fırsat verilmemelidir.

Eğer suç odakları polisi dize getirirse vatandaşa yapabileceklerini düşünmek bile istemiyoruz.

Polisin darp edilmesi, suçluların firar etmesi, pırlantaları kendi taktiklerine göre saklaması, polisin bunu fark etmemesi, düşünememesi, bir suçlunun makatında ülkeye tam 7 kez uyuşturucu sokması ve 8’incide yakalanması örgüt açısından prestij kaybettirici olaylardır.

Tabii olay prestijle bitmez, polisin yetersiz kaldığı her olay, vatandaşı endişeye sevk etmektedir.

Kendisini koruyacak kurumun aciz duruma düşmesi tabii ki vatandaşlarımızı korkutmaktadır.

Polis teşkilatı yılladır bir terfi tartışması içinde yüzüyor, onun hakkıydı, bunun hakkıydı kavgalarıyla tepinip duruyorlar… Hakkının yenildiğini düşünen birçok insan var…

Polis alımlarında geçmişte itinalı davranılmamıştır, torpil mekanizması polise de sirayet etmiştir.

Polisin ciddi şekilde “insan ilişkileri” eğitimi alması da gerekmektedir, birçok polis vatandaşla nasıl konuşacağını bilmemektedir.

Polis teşkilatının personelini artık günümüz şartlarına göre eğitmesi, hazırlaması şarttır.

Yeni ve alışık olmadığımız suçlar karşısında nasıl davranacağını bilmelidir, İranlı soyguncularda olduğu gibi “deneme- yanılma” yöntemiyle değil…

Bir grup İranlı suçlu, polis teşkilatına yaşatmadığını bırakmamıştır. Yarın başkaları daha kötüsünü yapabilir.

Tabii bunları söylüyoruz diye polisin sertleşip, önüne geleni ezip geçmesini de kastetmiyoruz.

İsim benzerliğinden karakola götürülen suçsuz kabahatsiz bir insanın dayak yemesi gibi olaylar olmasın…

Geçmişte polisle ilgili kafalarda soru işaretleri yaratmış ve cevabı bulunamamış olaylar da vardır, yaşlı ve hasta bir insanımızın aslan gibi polislerin elinden kurtulup intihar etmesi gibi...

Polis yasalar çerçevesinde görevlerini yapmalı, nezaket göstereceği yerde göstermeli, suçlular karşısında aciz duruma düşmemelidir.

Hükümet edenler de bu olup bitenler karşısında sessiz kalmamalıdır, ülkenin sorma gir hanı olmasında onların sorumluluğu büyüktür…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.