Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

16.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Denetim engelli bir ülke

Mecliste birçok yasa yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor…

Hükümet, milletvekilleri bu yasalarla övünüyor.

“Şu yasayı yaptık, bu yasayı yaptık” diyorlar.

Ben de diyorum ki; “Yasa yapıyorsunuz da ne oluyor?”

Yasa yapmak mı önemlidir, yoksa o yasayı uygulayabilmek mi?

Uygulayamadıktan sonra yasa yapmışsınız neye yarar ki?

Denetim engelli bir ülkeyiz, ülkeyi yönetenler denetim yapmıyor, yapamıyor…

Trafikte denetim yetersiz, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinde de…

Yediklerimizde, içtiklerimizde denetim yok…

Devlet daireleri, kurumları denetimsiz…

Özel hastaneler de denetimden yoksun.

Yasalar, kanunlar, tüzükler var ama kimsenin taktığı yok.

Bakın, bugünkü gazetemizde var; onca iş kazasına, onca sakatlanan insana, yaşamını kaybeden işçiye rağmen inşaatların tepesinde cambazlık yapıyor insanlar.

Hiçbir tedbir almadan, ölümle dans ediyorlar.

Peki; Siz denetlemedikten sonra yasa varmış ve yasanın emrettikleri varmış...

Hepsi hikaye, neye yarar ki kâğıt üzerinde duran yasa?

Serbest Çalışan Hekimler Birliği Başkanı, özel hastanelerin denetlenmediğini söylüyor, hastane ismi veriyor, 2015’ten beri kapısının çalınmadığını, denetlenmediğini belirtiyor.

Üstelik de mahkemesini her gün gazetelerde tefrika gibi okuduğumuz bu kadar taze bir, Ada Hospital’deki “kürtaj skandalı” varken…

Her birkaç günde bir sınırdan et kaçırıldığına tanık oluyoruz, birisi denetlemediği, onlar da birisinden korkmadığı için hep aynı insanlar ha bire kaçakçılık yapıyor.

Hellim altı suları sürekli tarlalara dökülüyor, çöpler doğaya bırakılıyor, lağım suları denize akıtılıyor, kim bakıyor, kim denetliyor; tabii ki kimse?

Bırakın denetlemeyi, devlet kurumu Cypfruvex bile atıklarını doğaya bırakıyor, bölgede doğa katliamı yaşanıyor.

Bazı işyerlerinin bacasından havaya zehir yayılıyor, bazı evlerin şöminesinden, odun sobasından da…

Bazı yiyecek, içecek fabrikaları, mağazaları 40 yılda bir denetlendiğinde mutlaka kusurlu çıkıyor ama rastlantı sonucu bakana kadar insanlar bunları yiyor.

Kumarhanelere yerli halkın, yani Kıbrıslı Türklerin girmesi yasak ama ne bakan var ne denetleyen, birçok kumarhane Kıbrıslı Türklerle dolu.

Aynı şekilde yaşı henüz bahis oynamaya yetmeyen çocuklar bazı bet ofislerden çıkmıyor.

Trafik canavarlarla dolu, hiçbir korkuları çekinceleri yok, hem denetimler yetersiz hem de “yakalansam da bir şey olmaz” mantığı var…

Güney Kıbrıs’a gittiklerinde harfiyen trafik kurallarına uyanlar Kuzey Kıbrıs’ta neden canavara dönüşüyor acaba, hiç düşündünüz mü?

Ülke genelindeki bu denetimsizlik, çok can sıkıcı bir durum…

İnsanlar da bir tuhaf, daha önce devam eden inşatta hiçbir tedbir almadan çalışan işçileri yazdık, işçiler telefon edip küfrettiler bize, inşaat sahipleri “ekmeğimizle oynuyorsunuz” dediler.

Hangi sektör olduğunu şimdi yazmayayım ama bir dönem yiyecek sektörü, bir dönem içecek sektöründe bazı firmalarda kusur bulundu, yazdık, tepki gösterdiler, “Onca insan çalışıyor yanımızda, kapattıracaksınız burayı insanları işsiz bırakacaksınız” diye sitem ettiler.

Muhabir arkadaşlar, trafikte kuralları ihlal eden kişilerin fotoğrafını çekti yayınladık, aradılar bağırıp, çağırdılar, “Bizi mi buldunuz bula bula, bunca insan varken. Habercilik mi yaptınız şimdi?” dediler.

Adam et kaçakçılığı yaptı, mahkemeyi izleyip haberini yayınladık, “adının kötülenmesine neden olmuşuz” bizi dava etti.

Adam devlet kurumundan para çaldı, yazdık, bize tehditler savurdu.

Onlar, gayrı yasal her şeyi yapacak, çalacak çırpacak, insan sağlığıyla oynayacak, biz yazınca suçlu olacağız.

Adamın ayağı kaysa dördüncü, beşinci kattan yere çakılacak, ölecek ama biz yazdık diye anamıza avradımıza küfredecek…

Senin için yazıyoruz be adam, senin sağlığın için, sen ölmeyesin diye ama bunu anlayacak kafa da yok ki sende.

Herkes bir tuhaf, kimse hatasını kabullenmek istemiyor, herkes kendini haklı görüyor.

E tabii ki, denetim olmayınca millet de kendini haklı görüyor, kusurunu, gayrı yasallığını normal sayıyor.

Tam bir cinnet hali; gerçekten durumumuz çok kötü ama ne acı ki bunu da algılayamayacak durumdayız.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.