Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

08.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Derinya Kapısı’nın açılmasını çok istemek delilik mi?

Daha önce de yazmıştım bu köşede, bürokrasi ve merkeziyetçilik bu ülkenin en önemli sorunudur diye.

“Bürokrasi”, “merkeziyetçilik”, “sistemsizlik”, “hantallık”, “konuları erteleme”, “oyalama” Kuzey Kıbrıs’ta insanlara dayanılmaz bir sıkıntı yaratmaktadır.

Tabii, ülkeyi yönetenleri bir şeyi yapmak istemediklerinde yukarıda saydıklarımdan faydalanırlar.

Bu ülkede yaşayanlar bir şekilde buna alışıyor, bunlara bağışıklık kazanıyor ama başka ülkelerden gelip de burada yaşamaya çalışanlara bu olup biten işkence, azap gibi geliyor.

Önemli olan bu “hantallığa”, “yürümeyen işlere” alışmak değil, bununla mücadele edip bundan kurtulmaktır.

Konuyu Derinya Kapısı’na getireceğim...

Mağusa’da hem zor günler yaşayan esnafa hayat verecek, hem de çözüme önemli katkı yapacak olan Derinya Kapısı’na...

Mağusalıların, özellikle de kent esnafının ısrarla açılmasını istediği Derinya Kapısı konusunda yöneticilerimizin bir birini tutmayan açıklamaları ya da gerçekleşmeyen vaatleri bölgede umutsuzluk yarattı.

Derinya Kapısı konusunda kaç defa tarih verildi, gerçekleşmedi, şimdi de tarih yok, ucu açık bir bekleyiş var...

Mağusalıların, hükümetlerden ve cumhurbaşkanlığından gelen açıklamalara da artık inançları kalmadı.

Mağusa’dan arayan insanlar, “Derinya Kapısı’nın açılacağına inanmıyoruz, çünkü bu ülkeyi yönetenler, bunu istemiyor” diyor. Gelişmeler insanları böyle düşünmeye itmiştir.

Bir de bu ülkede bir şeyi çok istedin mi sana tuhaf bakarlar.

Bir şeyi çok istemek delilikmiş gibi algılanır, bunu isteyenler aykırı ilan edilir.

Çözümü çok isteyenler deli, Maraş’ın açılmasını çok isteyenler deli, Derinya Kapısı’nın açılmasını çok isteyenler deli... Peki kim akıllı? Kaderine razı olup da hiçbir şey talep etmeyenler mi?

Evet, hiçbir şey istemeyeceksin, hiçbir fikrin olmayacak, hiçbir şey söylemeyeceksin.

Bekleyeceksin, büyüklerin senin için düşündün, sana bir şeyi layık görsün.

Bekleyeceksin ülkeyi yönetenlerin göynü olsun da senin için bir şey yapsın.

Derinya Kapısı da tam bu hesap, “Durun da sizin için uğraşıyoruz” diyorlar.

Tamam da nereye kadar duracak bu insanlar, nereye kadar bekleyecek?

Tamam be kardeşim kabul ettik, zor bir olay, askeri ikna etmek, açma kararı almak, hazırlık yapmak, ihaleye çıkmak, sonuçlandırmak kolay değildi, zor süreçler yaşandı.

Gerçi devlet yöneticiliğinde bu saydıklarımın da zor olmaması lazım ama kabul, zoru başardınız, sonunu da getirin artık.

“Çözüme katkısı olacak” dedik, neredeyse yeni bir plan çıkacak, çözüm olacak ama bu kapı daha açılmayacak.

Bilindiği gibi UNDP tarafından ihaleye çıkılan, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Derinya Kapısı’nın kuzey tarafındaki 2.7 kilometrelik yolun yapımıyla ilgili çalışmalar başladı.

Buna rağmen projenin dışında olan ve Kıbrıs Türk tarafının kendi kaynaklarıyla yapmak zorunda olduğu elektrik, su ve bilgisayar altyapılarıyla ilgili çalışmalar halen başlayamadı.

Altyapı çalışmaları tamamlanmadan da yolun düzenlemesi yapılamayacakmış. Sorun nedir?

Sorun paraymış, 4 milyon 300 bin TL gibi bir rakam lazımmış bu altyapı düzenlemeleri için...

Zaten kapının açılmasına sıcak bakmayan hükümet bir de 4.3 milyon TL’lik masrafla karşılaşınca tam soğudu bu işten. Parası olmayan, kuruşa kurşun atan bir devletimiz var sonuçta. Gerçi istenen yere para bulunuyor ama neyse. Esnaf, “yaz sezonunu bize kaybettirmeyin, çok sayıda turist geldi güneye, bu tarafa da geçsin” dediler ama olmadı, yaz sezonu geçti gitti.

“Aplıç Kapısı ile Derinya Kapısı’nı eşzamanlı düşünmeyin, bize öncelik verin. Turist potansiyeli bu taraftadır. Eşzamanlı deyip zaman kaybetmeyelim” dediler, dinleyen kim?

Dün Cumhurbaşkanlığı’nın çağırısıyla, hükümetten, askerden, polisten yetkililerin katıldığı, Derinya ve Aplıç kapılarının açılması ile ilgili devam eden çalışmaların değerlendirilip gerekli koordinasyonun sağlanması amacıyla toplantı yapıldı.

Toplantıda her iki kapının açılması yönünde devam eden altyapı çalışmalarının hızlandırılması için, kurumlar arası uyumun sağlanması yönünde kararlar alındı.

Hiç heyecanlandırmadı bu toplantı Mağusalıları, çünkü bir şey olacağına inanmıyorlar.

Birkaç kez eylem yaptılar, bin kez açıklama yaptılar, olmuyor olmuyor...

Varsa bir şey söyleyin, “başka güçler bizi engelliyor, yapamıyoruz” deyin kurtulun.

Yok siz istemiyorsanız da “kafamıza uymuyor, yapmayacağız” deyin bilelim.

Paraya kıyamıyorsanız, “Be insanlar vallahi buraya 4.3 milyon verecek paramız yok, şimdi biz makam otomobilleri için para denkleştiriyoruz” deyin anlarız “insanlık!” halinden.

Deyin ama bir şey deyin de bu Mağusalılarla dalga geçmeyin, “Derinya delisi” ettiğiniz bu insanlarla artık dalga geçmeyin lütfen…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.