Cyprus Today sol
  • 14 Haziran 2017, Çarşamba 7:55
AliBATURAY

Ali BATURAY

 “Devlet korumazsa halkı kim koruyacak?”

“Denetimsizlik”, bu köşede en fazla değindiğim konulardandır...

Başımıza gelen birçok derdin nedeni denetimsizliktir.

İş kazalarında hayatını kaybedenlerin, trafikte yaşamların yitirilmesinin, arazilerin ya da denizlerin kirletilmesinin, yediklerimizin-içtiklerimizin sağlığımızı bozmasının, adaletli vergi toplanamamasının, kanser olmamızın, kamunun verimsizliğinin, ülkemizin suç adasına dönüşmesinin ve daha birçok sorunun nedeni ülkede gerçek anlamda denetim olmamasındandır.

Geçmişten günümüze hiçbir hükümet gerçek anlamda denetim yapmayı başaramadı.

Bugün iktidarda olanlar da beceremiyor, hatta bu konuda daha da geriye gidiyoruz.

Gazetemizin bugünkü ön sayfasında yer alan iki haberin temel noktası “denetimsizlik”...

Girne Ağır Ceza Mahkemesi, Geçitköy’de, 8 Mart 2017 tarihinde meydana gelen ve 48 yaşındaki Kamil Göktepe’nin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının davasıyla ilgili kararını dün açıkladı.  Mahkeme Göktepe’nin ölümüne sebebiyet veren kamyon şoförü Jeyhun Babayev’i 6 yıl hapse mahkum etti.

Kararı açıklarken, Mahkeme Başkanı Melek Esendağlı, polisi ve hükümeti daha fazla denetim yapmaya davet etti.

Neden mi? Çünkü kamyon şoförü Jeyhun Babayev, ehliyeti ve tecrübesi olmadan ağır yük taşıyan söz konusu kamyonu sürerek ölümlü kazaya sebebiyet verdi.

İşvereni, sanığa ehliyeti olmadığı halde şoför olarak iş verdi.

Üstelik de işveren sanıktan ağır yük taşıyan bir kamyon sürmesini istedi.

İşveren, yol güvenliği kurallarına önem vermedi.

Bir işveren yol güvenliğini tehlikeye atacak şekilde çalışanlarına araç teslim ediyorsa, demek ki korkusuzdur.

Bu işveren ne polisten ne de devletten çekiniyor, çünkü denetlenmeyeceğini biliyor.

Bu ölümlü kaza olmasaydı, potansiyel tehlike olan bu sürücü halen trafikte kamyon kullanıyor olacaktı ve kim bilir belki de çok daha büyük bir kazaya sebebiyet verecekti.

Kim bilir, bakalım bu sürücü gibi daha kaç tehlikeli sürücü var trafikte? Nasıl olsa denetleyen yok, denetleyip tespit edilse de cezalar yetersiz. Hatta ceza almadan konuyu da kapatabilen işverenler var.

Yargıçlar zaman zaman bu tür olaylarla ilgili devlet ihmaline, polis denetiminin yetersizliğine dikkat çekiyor, yetkilileri göreve davet ediyor ama duyan kim?

Bu kadar canımız yanarken, bu kadar acılar çekilirken devlet ve hükümet yetkililerinin duyarsızlığına tepki göstermemek elde değil.

Diğer haberde ise Şirinevler köyünde kapalı olan bir taşocağının yeniden açılmak istenmesiyle ilgili halkın tepkisi yansıtılıyor.

Söz konusu taşocağının “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu Halkın Katılımı Toplantısı”nda sert tartışmalar yaşandı.

Şirinevler halkı, mevcut taşocakları arasında izni bitenlere yeni izin verilmemesini istiyor.

Neden mi? Çünkü köylüler, devletin üzerine düşen denetim görevini yerine getirmediğini, bu nedenle ÇED raporuyla ilgili düzenlenen halkın katılımı toplantısının sadece formalite amacıyla gerçekleştirildiğini düşünüyor.

Köy halkı yıllardır taşocakları nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşıyor ve yetkililerin buraları denetlemediğini, ciddi tedbirler almadığını çok iyi biliyor.

Kıbrıs Çevre Platformu adına toplantıya katılan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doktor Nesil Bayraktar, yıllardır taşocaklarının etki ettiği köylerde sağlık denetiminin en son ne zaman yapıldığını sorguladı.

Taşocakları nedeniyle yıllardır insanlar hastalıklarla mücadele ediyor, hava kalitesi ölçümü yapılmıyor, taşocaklarının olduğu bölgede ağaçlar tozdan beyaza büründü, patlamalar nedeniyle evlerin duvarları çatladı,

insanlar yaratılan çevre kirliliği nedeniyle hayatını kaybediyor, hayvanlar telef oluyor, bitkiler kuruyor, birçok kişi tedavisi olmayan hastalıklarla mücadele ediyor.

Nesil Bayraktar, tüm bunlara devletin seyirci kaldığını belirterek, “Devlet korumazsa halkı kim koruyacak?” diye soruyor.

Halk devletin denetim yapacağına inanmıyor, ona güvenmiyor ve kestirmeden taş ocaklarının kapatılmasını yenilerinin de açılmamasını istiyor.

Haksız mı insanlar? Devlet neyi denetledi ki taşocaklarını denetleyecek?

Devlet ve hükümet yetkililerinin denetim özürlü olması, ihmallere, istismarlara göz yumması, en hayati konularda bile kişisel çıkarların, partisel menfaatlerin ön plana çıkması halkta büyük bir güvensizliğe neden oluyor. Haksız mı halk? Bugüne kadar yaşadıkları, onlara “devlet yetkililerine güvenmemesi gerektiğini” öğretti.

Hükümet denetim yapmazsa, halkını korumuyor demektir. Gerçekten de devlet korumazsa halkı kim koruyacak?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek