KTV
  • 20 Nisan 2017, Perşembe 8:19
AliBATURAY

Ali BATURAY

Eleştiri

Daha önce de yazdım, tekrar etmek istiyorum, “eleştirilmek” kötü bir şey değildir.

Eleştiriye tahammülü olan bir insan, bir yönetici daha başarılı olur.

Eleştiriler insanı büyük yanlışlar yapmaktan korur.

Her insan hata yapabilir, her insan yanlış kararlar alabilir, her insan zaman zaman yanlış yolda olduğunu fark etmeyebilir.

Hiçbir insan kusursuz değildir.

Bazen büyük bir iyi niyetle yaptığınız iş, çok kötü sonuçlar doğurabilir.

O nedenle önemli noktalarda olan insanlar, çok tecrübeli olsa da, kendi alanında uzmanlaşsa da başkalarının görüşlerine, tavsiyelerine ve zaman zaman eleştirilerine kulak vermelidir.

Her eleştirinin doğru olduğu söylenemez ama her eleştirinin yanlış olduğu da söylenemez.

Yapıcı eleştirilerden ders çıkarmak, kişinin kendisini ona göre ayarlaması ayıp değildir.

Kişinin hatalı olduğunu kabul etmesi, özeleştiride bulunması, özür dilemesi bir erdemdir.

Bir toplumda halk eleştiri yapmaktan korkmazsa, yani düşünce ve ifade etme özgürlüğü varsa, o toplum daha mutludur, daha refahtır...

Bir ülkede basın özgürlüğü varsa, orada yanlışlar, yolsuzluk, usulsüzlük, adaletsizlik daha az olur.

Basını susturmaya çalışan yönetimler, bir şeyler saklamak istiyor, özgürlüklere katlanamıyor demektir.

Basının özgür olması aslında yönetimlerin aleyhine değil, lehinedir.

İlk etapta bunu anlayamasalar bile uzun zamanda mutlaka faydasını görürler.

Yönetimler basını “susturmak” ya da onları “yandaş” yapmakla aslında hem kendi kendisine hem de topluma büyük kötülük yapmaktadır.

Yaptıklarının doğru olduğuna inanan, işlerini yasal çerçevede yapan, kimsenin hakkını yemeyen, devlet olanaklarını kendisinin veya partisinin lehine kullanmayan birisinin zaten bir yerden korkmasına gerek yoktur.

Kişi ya da yönetici yapılan eleştirilerden de mutlaka ders çıkarıp, kendini ona göre ayarlayabilir.

“Eleştiri”, vücuda verilen panzehir gibidir, kişiyi dinç tutar, hatalardan korur.

Her eleştiride “Benden ne istiyorlar?” ya da “Benden ne istiyorsunuz?” sorusunu sormaya gerek yok.

Eleştiri geldi mi “Bizden bir şey istediniz de yapmadık mı?” diye sormak abestir.

Her eleştiren mutlaka sizden bir şey istiyor demek değil, sizi sevmiyor da değildir.

İnsanlar sevdiklerini, değer verdiklerini de eleştirir, hatta bazı insanlar sevdiklerini daha fazla eleştirir, yanlışa düşmesini engellemek için.

Ancak, diyebiliriz ki eleştirinin öyle çok fazla sevmekle, sevmemekle ilgisi de yoktur.

Evet, bazı çıkarları uğruna “karalama” ya da “yağlama” yapan gazeteciler de vardır ama onlar vardır diye genelleme yapmak, herkesi aynı kefeye koymak da yanlıştır.

Eleştiriler gelince, yöneticiler enerjisini “Onu nasıl sustururum?” yönünde harcayacağına, “Bir daha bu yanlışı nasıl yapmayabilirim” diye düşünmelidir, onun için çalışmalıdır.

Bir örnek vereyim; Ombudsman, başbakanın bir yurt dışı ziyaretiyle ilgili ortaya rapor koydu.

Başbakan bunu bir düşmanlık olarak gördü, rapora tepki gösterdi.

Başbakanlıktan açıklama yapıldı, Ombudsman’ın yetkilerini aştığı, açıklama yapmakta aceleci davrandığı belirtildi.

Halbuki olayın özüne bakılmalıdır…

İddia edilen olay oldu mu olmadı mı, ona bakmalıyız.

Ombudsman’ın yetkilerini aşıp aşmadığı değil konu, ortaya koyduğu tespitin ne olup olmadığıdır.

“Birinci bana söyleyecektiniz”, “açıklama yapmayacaktınız” gibi serzenişlerle değil, “Tamam hata yaptık, bedeli neyse öderiz, bir daha da yapmayız” diyebilmeli insan.

Bu o kadar zor bir şey değildir ki.

Ombudsman, kendisine yapılan başvurulara bakar, yasaları da inceleyerek rapor hazırlar.

Birilerine düşmanlık yapmak için oturmuyor orada.

Ombudsman çok da iyi çalışıyor, rapor hazırladığı kişinin kim olduğuna, mevkisine, yetkisine bakmıyor.

Ombudsman’ın bu tavrı çok önemli…

Kimse “eleştiriyi” kötü bir şey olarak görmemeli, en aşağıdan en yukarıya kadar herkes eleştiriye açık olmalı.

Eleştirenleri düşman olarak görmemeli, küsmemeli, gücenmemeli, aklına tuhaf şeyler getirmemeli.

Eleştirenlerin de kendi mesleğini yaptığını unutmamalı, tahammül göstermeli, hoşgörülü olmalı.

Yönetenler, “eleştiriye tahammülsüzlük” göstermemeli, bu konuda dünyadaki kötü örnekleri değil, iyi örmekleri dikkate almalı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
6 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup