Cyprus Today sol
  • 18 Kasım 2017, Cumartesi 10:14
AliBATURAY

Ali BATURAY

“Eskiler gitti ne yapacağız?” endişesi yersiz

Toplum olarak tuhaf bir huyumuz var... Önce bir şey için ısrar ederiz, sonra o olay gerçekleşince de “Acaba yanlış mı yapıyoruz?” diye hayıflanmaya başlarız. Bunu çok ciddi konularda da yapıyoruz, günlük konuşmalarımızda da...

Biz Kıbrıslıların kullandığı tabirle “kararımız yok”... Evet gerçekten de kararımız yok, yani kararsızız...  Birçok konuda böyleyiz, “beğenme- beğenmeme”, “ani öfkelenme- erken sakinleşme”, “eleştirme- övme” arasında çok ince bir çizgimiz var.

Bazı toplumsal tepkilerimiz başladığında zannedersiniz ki dünyayı terse çevireceğiz ama ne gezer? Eskilerin söylediği “küllü suyu gibi oturdu” sözü var tam öyleyiz, birden öfkemiz oturuyor, sanki de o olaylar hiç yaşanmamış gibi davranıyoruz...

İyi bir davranış şekli mi yoksa kötü mü sanırım bakış açınıza bağlı... Örneğin “Kin tutmayan, konuları incir ipi gibi uzatıp gitmeyen, öfkeyi sürdürüp huzurunu bozmayan, erken affeden tarafımız iyidir” diye düşünebilirsiniz.

Evet, duruma göre iyi bir huy olabilir... Elbette kin tutmamak iyidir, önemsiz konuları uzatmamak da yararlıdır ama kararsızlık kötü bir şeydir. Erken karar değiştirme, anlık değişen kararlar, beğenmemeyle aşırı beğenmenin çok yakın olması bana normal gelmiyor... Bu kararsızlık yanlış adımlar atmamıza neden olur.

Konuyu seçim sürecine getireceğim. Şu anda seçim sürecinde gözlemlediğim bir konuya dikkat çekmek istiyorum... Hani uzun zamandan beridir siyasi partilerde “kabuk değişiminden”, “yeni isimler/ yeni yüzlerden”, “eskilerin bırakmasından” söz ediliyor ya oraya değineyim...

Sürekli olarak “Eskiler bıraksın, gençlere, sırasını bekleyenlere fırsat verilsin” diyenlerin bir bölümü şimdilerde endişeye kapıldı, “eskilerin yeri dolmayacak” demeye başladı... Daha çok bunu CTP ve DP’de görmek mümkün. UBP’nin yapısı zaten eskileri muhafaza ediyor, yeniler için erişilmez kılıyor.

Şu anda özellikle CTP içinde bazı kesimlerin böyle bir endişesi var. Ne ilginçtir CTP’li olmayanlar da CTP’deki değişime kafayı takmış durumda. CTP’de bazı sembol isimlerin aday olmaması mutlaka partililerde bir burukluk yaratmıştır. Sonuçta Ferdi Sabit Soyer, Ömer Kalyoncu ve Özkan Yorgancıoğlu, yılladır bu partiye hizmet vermiş, başbakanlık, bakanlık,  parti başkanlığı, parti genel sekreterliği ve daha birçok görevler almış bu kişileri partililerin unutması tabii ki kolay değildir. İsmini yazmadığım, aday olmayan diğer milletvekillerini de...

Birçok CTP’li bu kişilerle gözünü açmıştır, onlara özel bir gönül bağı vardır... Hepsine tamam, bunlar normaldir, insani yaklaşımlardır, partisel duygu bağıdır... Özellikle ismini verdiğim 3 kişi birçok partilinin abisidir... Basında da çok özel yerleri vardır. Ancak kim isterse olsun, kişilere endekslenip kalmak doğru değildir. Hele bu kişiler kendi isteğiyle çekilmişse.

Bu isimler kararını vermiş ve çekilmişlerdir. Bir dönem bitmiştir. Tek tek yazmayayım, aralarından bir örnek vereyim. Örneğin bir Ferdi Sabit Soyer daha yaratmak kolay değildir, o kendine özgü bir karakterdir. Parlamentonun gelmiş geçmiş en renkli simasıdır ama siyasi partiler kişilere endeksli değildir, olmamalıdır. Kişiler gelip geçicidir ama devletler, kurumlar, şirketler, siyasi partiler kalıcıdır. Kişilerin geçici olması tabiatın doğası gereğidir, hiçbir insan sonsuza kadar yaşayamayacağına göre, kurumları kişilere endekslemek doğru ve yararlı değildir.

Özel kişiler iz bırakır ama yerini de başkasına bırakır, bu en doğal şeydir. Gidenlerin yerine gelenlerin farklı insanlar, farklı karakterler olduğunu, başka yöntemler kullanabileceğini ve farklı karakterler üzerinden yeni şeyler ortaya çıkacağını kabullenirseniz, sabırlı olursanız alışırsınız.

“Değişim” diyen sizsiniz, gidenin tıpkısını beklerseniz kendinizle çelişirsiniz, o zaman değişim olur mu? “Arkadan gelenlere fırsat verin” deyip de henüz eskiler koltuktan kalkmamışken ve diğerleri henüz adayken homurdanmak, mırıldanmak anlamsız... Bu durum yalnız CTP için değil, tüm partiler için geçerlidir. Hiç kimse değişim korkusu yaşamasın. İlkelerini koruduktan sonra yenilenmekten, çağa ayak uydurmaktan, bugüne kadar bize fayda getirmeyen siyaset yapma anlayışını terk etmekten korkmamak lazım.

Zamanında ve zirvede bırakmak, başkalarına fırsat vermek bir erdemdir. Bırakın da bırakanlar gönül rahatlığıyla çekilsin. Arkalarından “Aman da gittiniz ne yapacağız?” diyerek hem onları mutsuz etmeyin, hem yeni görev alacaklara güvensizlik aşılamayın, hem de kararsızlığınızla kendi kendinizi huzursuz etmeyin.

Sonra “tecrübe” dediğiniz nedir ki? Mesela mevcut hükümetteki başarısızlıkları, beceriksizlikleri, hataları, yetersizlikleri tecrübe sayıp, “referans” olarak mı kabul edelim? Bu mu istediğimiz?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek