KTV
  • 11 Aralık 2016, Pazar 8:10
AliBATURAY

Ali BATURAY

Gerçekleri duymak istemiyoruz

Türkiyeli yetkililerin zaman zaman Kıbrıslı Türklerle ilgili değerlendirmeleri, yorumları kalbimizi kırar, güceniriz.

Bazı acı sözleri duyunca, “yaptıkları yardımları yüzümüze vuruyorlar” gibi gelir bize.

Gerçi geçmişte zaman zaman bunu direkt yapanlar da oldu.

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçilerinin yılsonu raporları bile kimilerinin moralini bozar.

Bu raporlarda yapılan öneriler, tavsiyeler, tespitler, eleştiriler, bir öğretmenin öğrencisine nasihati ya da gözdağı vermesi gibi algılanır.

Peki biz bu sözleri duymamak, gücenmemek için ne yapıyoruz?

Peki yapılan bu eleştirilerin, yorumların, tespitlerin ne kadarı gerçek diye düşündük mü hiç?

Kalbimiz kırılıyor da söylenenleri, bir daha söyletmemek için ne yapıyoruz?

Gerçekleri duymak, birçok kişinin hoşuna gitmez.

Normal yaşamımızda da nedense gerçeklerle yüzleşmeyi pek sevmeyiz.

Türkiye’ye olan bağımlılığımız inkâr edilemez bir gerçektir.

Bir yere bağımlı olmanın, sürekli oraya el açmanın da bazı başka katlanılması gereken durumları olduğunu söylemeye gerek var mıdır?

Peki canımız yanıyor da yanmaması için ne yapıyoruz?

Üstelik yüzümüze vurulan bazı gerçekleri, aslında birilerinin yüzümüze vurmasını bile beklememeliyiz.

Suçlanmamıza neden olan bu hataları yapmasak, başkaları için değil kendimiz için iyi olacak, yararını biz göreceğiz.

Türkiye’den gelen eleştiriler, ekonomik program çerçevesinde yapılıyor.

Evet bu ekonomik program gömlekleri zaman zaman bize bol geliyor, zaman zaman ülkemiz gerçekleriyle örtüşmüyor, bu tamam.

Ancak bazı tespitler, bazı gerçekler, ekonomik programı hiç düşünmesek de aslında hep bizim de şikayet ettiğimiz şeyler değil midir?

“Kaynakların verimli kullanılmaması”, “Yılların kronikleşmiş sorunlarını çözecek olan radikal çözümleri

siyasi hesaplara heba etmek”, “Siyasi istikrarsızlığın, örneğin 3 yılda 4 hükümet kurulmasının ülkeyi geriye götürdüğü gerçeği”, “Kamuya ihtiyacın üzerinde istihdam yapılması”, “Gençlerin plansız- programsız üniversite eğitimi alması, bazı meslek gruplarına yığılma olması, işsizlerin yüksek eğitim almış kesimde birikmesi, nitelikli istihdam yaratılamaması”, “Politik adımlar nedeniyle belediyelerin batması, borç batağına sürüklenmesi”…

Yukarıdaki saydıklarım Türkiye Büyükelçiliği’nin yıllık raporunda var...

Bunları biz zaten yıllardır söylüyoruz, yazıyoruz.

Bunları büyükelçilik rapor etti, yayınladı diye hiç kimse üzülmesin, kırılmasın…

Hele politikacılar hiç gücenmesin çünkü yıllardır bunları duydukları, yıllardır bunlar raporlara geçtiği halde düzeltmek için hiçbir şey yapmıyorlar.

Lâf da duysalar, fırça da yeseler, bazı alışkanlıklarından kurtulmuyorlar.

Her raporda kamunun şişkinliği yer alıyor ama bu konuda bırakın tedbir almayı, halen her fırsatta acımasızca istihdam yapılıyor, üstelik de gerekli yerlere değil, partililerin rahat edeceği ve karşılığında oy vereceği bir anlayışla...

Oy kaybetme, koltuğunu yitirme kaygısıyla hiçbir radikal karar alınamıyor.

Hükümetler, ülkesel çıkarlar için değil, kişisel sürtüşmeler, kişisel çıkarlar nedeniyle bozuluyor…

Uzatmaya gerek yok, gerçekleri duymak istemiyoruz.

Hem yardım istiyoruz, hem bu yardımları istediğimiz gibi kullanmak istiyoruz, hem yapılan yardımlar karşılığında yapmayı taahhüt ettiğimiz şeyleri yapmıyoruz, hem de lâf duymadan “onurlu” yaşamak istiyoruz.

Özür dilerim ama bunların hepsi bir arada olmaz.

Lâf duymamayı da “Onurlu yaşamak” diye anlıyoruz ama onur yalnızca bu değildir.

Avucunuzu açmayacağınız bir sistem kurmadan şikâyet etmeyeceksiniz, öyle perde gerilerinde söylenip durmayacaksınız, cesaretiniz varsa muhataplarına söyleyeceksiniz.

Gerçekleri duymaya alışın, gerçekleri söyleyenleri suçlu gibi göreceğinize bunları nasıl çözeceğinizin planını yapacaksınız...

“Ülkeye çözüm gelsin de dertlerden kurtulalım” diyoruz ya, bu saydığımız sorunların çoğunu çözmek için Kıbrıs sorununun çözümünü beklemeye gerek yok.

İrade ve ilkeli tutumla bu sorunları çözebiliriz.

Üstelik zihniyetler değişmezse, bu sıkıntıları Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra da yaşayacağımız aşikârdır.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

ANKET

Yarın seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirdiniz?

    Takımlar O G B M Av P
1 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 5 2 3 0 3 9
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 5 3 0 2 2 9
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 5 3 0 2 0 9
4 LEFKE TSK 5 2 2 1 3 8
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 5 2 2 1 3 8
6 YENİCAMİ AK 5 2 2 1 2 8
7 BİNATLI YSK 5 2 2 1 2 8
8 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 5 2 2 1 0 8
9 CİHANGİR GSK 5 2 1 2 -1 7
10 YALOVA SK 5 1 2 2 1 5
11 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 5 0 5 0 0 5
12 OZANKÖY SK 5 1 2 2 -3 5
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 5 0 4 1 -1 4
14 BAF ÜLKÜ YURDU 5 1 1 3 -2 4
15 GENÇLİK GÜCÜ TSK 5 1 1 3 -4 4
16 TÜRK OCAĞI LİMASOL 5 1 1 3 -5 4

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup