KTV
  • 17 Mart 2017, Cuma 7:50
AliBATURAY

Ali BATURAY

Güven duymadıklarımızla yaşamaya alışmamalıyız

Kuzey Kıbrıs’ta “güvensizlik” üzerine kurulmuş bir sistem var.

Yanlış okumadınız “Güvensizlik” üzerine...

Kimsenin kimseye güven duymadığı, şüpheyle baktığı bir sistem.

Ancak daha da ilginci, bu durum insanları rahatsız etmiyor, bir şekilde alışmışlar bu duruma.

Böyle yaşamaya mecburmuş, olup biten normalmiş gibi herkes yaşamına devam ediyor.

Halkta hep bir “kazıklandım mı?” duygusu var ama bunu hayatının bir parçası haline getirmiş, bununla dalga bile geçiyor.

Bir arkadaşım, “Yeni bir restoran açıldı, başta birkaç kez gidelim, zaten birkaç ay sonra hem aynı kalitede hizmet vermeyecek, hem de bizi kazıklayacak. Oraya ayağımız alıştı ya bizi garanti görecekler ya kalitede düşecek” dedi.

Başka bir arkadaşımla bir restorana yemek yemeye gittik,“Bakma dıştan temiz göründüğüne, bakalım mutfak ne haldedir? Genelde böyle olur” diye konuştu.

Benim bu söz üzerine midem bağlandı ama arkadaşım böyle konuşmasına rağmen yemeği iştahla midesine indirdi.

Ben öylece bakarken de “Ne bakıyorsun, zaten çoğu böyledir, kafaya takarsak yemek da yiyemeyiz” dedi.

Ne tuhaf bir kabulleniş bu böyle?

Bu arada en çok güvenilmeyen politikacılardır.

Politikacıların büyük çoğunluğunun sözünü tutmadığı, muhalefetteyken söylediğiyle iktidardayken yaptığının çeliştiği biliniyor.

Kürsüye çıkıp da konuşma yapan kişilerin söylediği şeylerin çoğunun palavra olduğunun farkında aslında vatandaşlar.

Hatta onu dinlerken, “İnanmıyorum, doğru söylemiyor” da diyor ama konuşma bittiğinde alkışlıyor.

Aynı vatandaş, yürüyüp de yanına gittiğinde o inanmadığını söylediği politikacıya hürmet edebiliyor, iltifatta bulunabiliyor.

Politikacının yalan söylemesi, palavra atması, şov yapması artık onun bir hakkı gibi görülüyor.

İktidardaki siyasi partilerin partizanlık yapması, kendi partililerine, yakınlarına avantajlar sağlaması, “E onların dönemidir, normaldir” şeklinde değerlendiriliyor.

Devlet dairelerinin çoğundan herkes şikayetçi, birçok müdüre, personele güven duyulmuyor, ancak devlet dairelerinde birçok personelin iş yapmaması, işini savsaklaması, geç gidip erken kaçması, hatta kimisinin daireye uğramaması normal karşılanıyor. Tuhaf değil mi? Tuhaf gerçekten, hem de çok tuhaf...

Bunları aklıma getiren, Devlet Laboratuarı’yla ilgili vatandaşların söylediği sözler oldu.

KIBRIS TV’ye konuşan vatandaşlar, Devlet Laboratuarı’nın yanıp, hizmet veremez oluşundan ve analiz yapılamamasından endişe duyduklarını söylediler ancak hemen de ardından ilginç bir şey söylediler.

Aslında laboratuar yanmadan önce yapılan analizlere de güvenmediklerini vurguladılar.

“Güvenli denilen ürünlere de güvenmiyoruz” dedi vatandaşlar ama “Bu nedenle sebze meyve yemiyoruz” demediler.

Vatandaşlar, “Maalesef tüketiyoruz ama güvenmiyoruz, çünkü devlete güven kalmadı. Yapılan analizlerde de birkaç kişiyi buluyor, onu öne sürüyorlar ama yine piyasaya giren giriyor” diyor.

“Mecburen tüketiyoruz” diyenler var.

Kimse güvenmiyor ama söz konusu yiyecek, içeceği de tüketiyor.

Hükümete güven yok, gözün gördüğü aksaklıkları bile kabul etmiyor hükümet edenler, denize ya da arazilere lağım aktığını gözünüzle görseniz de yalanlıyor belediyeler ya da Çevre Dairesi.

Üzerinden zehir aksa da sebze meyvenin, sonuçlar temiz çıkıyor, aynı şey suda da geçerli.

Ne isterse olsun, “halk panik olmasın” deyip gizleniyor.

Halk panik olmasın ama yesin içsin zehirlensin, hastalık kapsın...

Halkın hep tepkisiz olmasını, sesini çıkarmamasını istiyorlar, zaten zaman içinde bu da oldu.

Kimse kimseye güvenmiyor ama yaşamına devam ediyor.

Laboratuarın yanıp, hizmet verememesine ve analiz yapılamamasına dahi öfkelenemiyor halk, “zaten laboratuar olsa da inanmazdık, güvenmezdik” diyor ve hayatına devam ediyor.

Vatandaş, artan kanser hastalıkları ve bazı başka hastalıkların yedikleri içtiklerinden kaynaklandığını biliyor ama yaptığı tek şey, vücudunun bu tehditlere karşı dayanıklı olması için dua etmek.

Güven duymadığı hükümete, politikacıya, bürokrata, kuruma, esnafa karşı tepki ortaya koymayarak bu güvensiz ortamda yaşamaya alışmak çok büyük bir hastalık, çok büyük bir zaaf, birçok sorun sırf bu kabulleniş nedeniyle çözülemiyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

ANKET

Yarın seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirdiniz?

    Takımlar O G B M Av P
1 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 5 2 3 0 3 9
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 5 3 0 2 2 9
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 5 3 0 2 0 9
4 LEFKE TSK 5 2 2 1 3 8
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 5 2 2 1 3 8
6 YENİCAMİ AK 5 2 2 1 2 8
7 BİNATLI YSK 5 2 2 1 2 8
8 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 5 2 2 1 0 8
9 CİHANGİR GSK 5 2 1 2 -1 7
10 YALOVA SK 5 1 2 2 1 5
11 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 5 0 5 0 0 5
12 OZANKÖY SK 5 1 2 2 -3 5
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 5 0 4 1 -1 4
14 BAF ÜLKÜ YURDU 5 1 1 3 -2 4
15 GENÇLİK GÜCÜ TSK 5 1 1 3 -4 4
16 TÜRK OCAĞI LİMASOL 5 1 1 3 -5 4

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup