KTV
  • 23 Haziran 2017, Cuma 8:31
AliBATURAY

Ali BATURAY

Hakan

Ölümün zamanlısı ya da zamansızı olur mu?

Olmaz elbet, bütün ölümler zamansızdır ama “uzun yaşam süresi”, bazı ölümler için teselli olur.

Örneğin çok sağlıklı 85- 90 yaşındaki bir insanın ölümü de üzüntü yaratır ama “Dolu dolu yaşadı, hedeflerini yerine getirdi” denilip, bu yaşlar için ölümün normal, daha doğrusu beklenen bir şey olduğu düşünülür.

Ölümün hangimizi ne zaman bulacağını kimse bilemez.

Ancak genç ölümler, her zaman daha fazla üzüntü yaratır, çünkü düşünülür ki yapacak daha çok işleri, paylaşılacak sevinçleri, mutlulukları, ulaşması gereken başarıları vardır...

Ha, her 90 yaşındaki kişi tüm hedeflerine ulaşmış mıdır, istediği yaşamı yaşamış, mutlulukları hüzünlerinden fazla mıdır?

Hiç sanmam, becerip de 85- 100 yaşına gelen her kişinin yüzde yüz tüm hedeflerine ulaşması, tüm sevinçleri, mutlukları yaşaması, gerçek aşkı bulması, iş yaşamında zirve yapmış olması mümkün değildir. Ancak yine de o yaşlara gelmiş kişi için “sırasını savmış, yolun sonuna gelmiş” düşüncesi hakim olur.

Genç insanın ise ömrünün geri kalanını yaşaması istenir ki hayat basamaklarında yapabileceklerini yapsın, başarabileceklerini yerine getirsin, yaşam mücadelesinde acı- tatlı bir serüven sürebilsin diye...

Hakan Çakmak’ı kaybettik... Yukarıda yazdıklarımı Hakan’ın ölümü getirdi aklıma.

Dün biraz geç uyandım, uyanır uyanmaz telefon mesajlarına bakarım, dün de öyle yaptım.

Mesajlardan birinde Hakan Çakmak’ın yaşamını yitirdiği yazıyordu. Uyku sersemliğiyle yanlış okuduğumu zannettim, inanamadım, gözlerimi ovuşturup yeniden baktım.

Yanlış okumamıştım, Hakan ölmüştü. Yüreğimde bir sızı hissettim.

Hakan Çakmak, benden bir yaş büyüktür, 50 yaşındaydı ama yaşını göstermezdi.

Enerjisi, çalışkanlığı, hayat dolu haliyle 50 yaşın çok altındaydı sanki.

Yenidüzen Gazetesi’nde çalıştığım yıllarda Hakan da gazetede kültür- sanat yazıları yazardı.

Hakan’la o dönemde çok güzel, çok neşeli günlerimiz geçmişti...

Yenidüzen’e annemin yaptığı hellimlerden, böreklerden getirir, iş arkadaşlarıma da tattırırdım. Hakan Çakmak ile Eralp Adanır, annemin yaptığı hellimleri çok severlerdi. Ben Yenidüzen’den ayrıldıktan sonra da hem Hakan’a hem Eralp’a hellim getirme sözü vermiştim ama hiç tutmamıştım.

Yıllarca hem Hakan’la hem Eralp’la hellim muhabbeti yaptık, her karşılaştığımızda “Ne oldu o hellimcikler?” dediler.

Babam hayvanları sattı, annem hellim yapmaz oldu ama bizim hellim muhabbeti sürdü gitti.

Bir dönem, Hakan sinema arkadaşımdı, sinemaya birlikte giderdik, sonra da yorumlarını yapardık.

İlk çocuklarımız Umut ve Ödül aynı yıl doğdu, ilk çocuklarımızın doğumunu beklerken aynı heyecanları duymuştuk, bunu sonraki yıllarda da hep paylaştık.

Yapacak bir işimiz daha vardı. Ben kitap çıkaracaktım ve Hakan’ın programına konuk olacaktım.

Annemin hellimlerinden getirmediğim gibi, kitap projemi de tamamlayamadım ve Hakan’ın programına konuk olamadım.

Simge Çerkezoğlu, Bilbay Eminoğlu’nun kitabıyla ilgili benimle sohbet yapmıştı ve o sohbet Hakan’ın programının kitap köşesinde yer almıştı. Dolaylı da olsa Hakan’ın programında yer almıştım ama her şeyi erteliyoruz ya ben kitabı erteleyince televizyonda Hakan’ın karşına geçip sohbet etme planımız da gerçekleşemedi.

Hakan, bu ülkenin kültür ve sanatına çok büyük katkılarda bulundu.

Yıllarca bıkmadan usanmadan bu alanda programlar yaptı, gazetelerde yazdı, belgeseller çekti, organizasyonlara yardımcı oldu. Kültür- sanat dendi mi ilk akla gelen insanlardan oldu.

Bana göre 50 yılı dolu dolu yaşadı, üretti, üretene katkı yaptı...

Tüm ölümlere üzülürüm ama Hakan, çok sevdiğim bir arkadaşım olduğu için üzüntüm daha da arttı.

Böyle ölümleri duyduğumda, sanki zaman bir an duruyor, kafama bir şey çarpar gibi oluyor.

Düşündüm dün, birçok şeyi dert ediyor, stres yapıyor, tartışıyor, bir birimizi kırıyor, üzülüyor, üzüyoruz.

Değer mi bunlara? Hani o klişe söz var ya “Ölümlü dünyada değer mi?” diye. Tam da öyle ama kısa süre sonra yine o karmaşık yaşamımıza dönüyoruz, çünkü hayat devam ediyor...

Rahat uyu, arkadaşım. Yaptıkların unutulmayacak... Annem artık hellim yapmıyor ama benim kitap projem mutlaka bitecek. Önsözünde mutlaka senden söz edeceğim, senin programına katılamadım ama inşallah bitireceğim kitabımla ilgili sohbetlerde hep senden söz edeceğim.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
6 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup