KTV
  • 30 Mart 2017, Perşembe 8:33
AliBATURAY

Ali BATURAY

Halk mahkemelerden neden daha ağır cezalar bekliyor?

Bir taraftan mahkeme haberlerini takip ediyorum, diğer taraftan da halkın verilecek cezalarla ilgili beklentilerine bakıyorum…

Bir tespitim var; eminim siz de fark etmişsinizdir.

Halk, mahkemelerden “ağır cezalar” bekliyor.

Yani vatandaşlar, hapis cezalarının süresinin fazla olmasını istiyor.

Para cezaları hoş karşılanmıyor, kimseyi tatmin etmiyor.

Cezaların çok caydırıcı olmasını istiyor halkımız.

Son zamanlarda uyuşturucu meselelerine, soygunlara, kundaklamalara verilen hapis cezalarında sanığın yatacağı yıl sayısının artması memnun ediyor halkımızı.

“Tecavüz davası” kararına karşı büyük bir memnuniyetsizlik var.

Sosyal medyada inanılmaz yorumlara, eleştirilere rastladım...

Gazetelerin bir bölümü de bu konuda açık tavır koydu.

“Ne oluyor bu halka, başkalarının acı çekmesi insanımıza haz mı veriyor? Sadistleştik mi?”

Hayır, hiç ilgisi yok…

Halkın cezaların ağırlaştırılmasını istemesi bir birikimin sonucudur.

Evet bir birikimin…

“Yapanın Yanına Kalır Cumhuriyeti”nde halkımızın artık tahammülü kalmamıştır…

Özellikle de siyasilerin yaptığı yanlışların, ihmallerin, istismarın, yolsuzluklarının hesabının sorulmaması, her yapanın bir şekilde yırtması ve bir süre sonra sütten çıkmış ak kaşık gibi karşımıza gelmeleri halkı bıktırmıştır.

Adaletsizlikler toplumun vicdanında kocaman bir yaraya dönüşmüştür.

Yapılan yanlışlıkların, yolsuzlukların, adaletsizliklerin tümünü bilmek ama bir şey yapamamak, toplumda tedavisi imkansız bir yaraya dönüştü.

Nüfuzlu kişilerin, torpillilerin, parası olanların hep bir şekilde kurtulmayı başarması, onlara karşı toleransın hep yüksek seyretmesi bıkkınlığa dönüştü.

Adalet karşısında da zenginle fakirin, nüfuzluyla garibanın eşit olmadığına inanmaya başladı halkımız.

Halkın çok güvendiği mahkemelerde nüfuzlularla garibanların da eşit olmamaya başladığına inanç getirmeye başlaması çok tehlikeli bir duygudur.

Aslında mahkemelerden tüm suçlular için ciddi cezalar bekliyor halk ama bir şekilde torpilli olarak addettiği kişilerin mahkeme koridorlarında yürüdüğünü gördüklerinde onlara ciddi cezalar bekler oldu.

Elbette yargıçlar yasaların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde hareket ederler, çoğu kez yasaların yetersizliği, eski olması, günümüz şartlarına cevaz vermemesi zaman zaman beklenen oranda ceza çıkmamasına neden oluyor.

Öte yandan siyasilerin yarattığı güvensizlik atmosferi herkesi öyle bir kuşattı ki maalesef halk hiçbir kuruma güvenmez oldu.

Halk her şeyin altında bir “kayırma”, bir “oyun” çıkacağına inanmaya başladı.

“Her işin altından bir çapanoğlu çıkacak” korkusu iyi bir ruh hali değildir ama halk maalesef bu ruh haline sokulmuştur.

Öyle bir noktaya geldik ki gazetelerde tefrika gibi uzun uzun anlatılan “Kürtaj Davası” bir ölçü olarak kabul edildi.

“Kürtaj Davası”, bir ölçü, bir test oldu, “dur bakalım yapabilecekler mi?” beklentisine dönüştü.

Olayın ortaya çıktığı günkü duyguların yarattığı beklenti ile sonuç birbirini karşılamadı toplumun vicdanında.

İnsanları sinirlendiren, rahatsız eden, korkunç duygular içerisine sokan, öfkede, tepkide en uç noktaya ulaştıran ilk günlerdeki zirveyle, bugün çıkan sonuç, “sanki hiçbir şey olmamış duygusu” birbirini karşılamadı.

İlk günlerde o duyguları neden yaşadı insanlar?

O günlerde polisin açıklamaları mı, Başsavcılığın iddialı ve kararlı tutumu mu, basının sunuşu mu bilemiyorum ama halkta bir infial oluşmuştu.

Beklentiler yükselince de çıkan sonuç birçok kişiyi tatmin etmedi.

Sosyal medyada bir vatandaş soruyor; “Bu kişiler Pakistanlı ya da Sri Lankalı olsa sonuç aynı olur muydu?” diye.

Böyle soruyorsa vatandaşlar, güven erozyonu var demektir.

“Ceza yeterli mi değil mi?” tartışmasına girmeyeceğim, bu yazıda kendi görüşüme yer vermedim ama halkın sokulduğu güvensizlik bunalımının ne kadar derin olduğuna dikkat çekmek istedim.

Kimsenin kimseye güvenmediği bir sistem içinde kimse mutlu olamaz.

Sevgili siyasiler, yarattığınız eserle güven duyun, bakın ne hale soktunuz toplumu.

Kafalar değişmedikçe, mevcut sistem sürdükçe bu cendereden çıkmamız mümkün olmayacak...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup