Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

16.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Halk nasıl bir hizmet bekliyor?

Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir hükümet yüzde yüz halkı memnun edebiliyor olamaz.

İnsanların beklentileri hep daha yukarıdadır, hep daha iyiyi, hep daha güzeli isterler.

Hak da veriyorum bu istekte olanlara, elbette insanlar en iyiyi isteyecek, çünkü bunu hak ediyorlar ve yönetenler de en iyiyi vermek zorundadır, çünkü onlar halk için oradadır.

Ülkemizde ise hem ülkeyi yönetenler halka layık olduğu hizmeti veremiyor, hem de halkımız bunu isteyemiyor.

Belki istemek tek başına yeterli bir kelime değil, çünkü istiyorlar bir şekilde de koparıp alamıyorlar.

Önemli olan yönetenlere hak ettiğimiz hizmeti sağlaması için o baskıyı yapabilme, ona kabul ettirebilmedir.

Evet bazı güç odakları yönetenlere istediğini yaptırıyor ama bu da belli bir azınlığı memnun ediyor, genel olarak halkı memnun etmiyor.

Halka hizmet etme vaadinde bulunarak iktidara gelen partiler, bazı güç odaklarına ve kendilerine yakın olanlara, partililerine hizmet etme yarışına çıkıyorlar.

Bunu herkesin gözü önünde yapıyorlar, “İktidarda biziz, hakkımız var, istediğimizi yaparız” mantığıyla hareket ediyorlar.

Hatta bazen dost sohbetlerinde bazı kişiler, “E ne yapalım, onların dönemidir, partililerini alacaklar” diye konuşabiliyorlar. Yani partizanlığı, adaletsizliği kabullenilmişlik var ki bu ruh halinden kurtulmalıyız…

İktidara gelen hiçbir partiye yasalar devlet olanaklarını kendi çıkarına kullanma hakkı vermez.

İktidara gelen partiler, tüm halka hizmet etmek zorundadır.

İktidara gelen partiler, yasalara, tüzüklere de uymalıdır.

İktidarlar zor zamanlarda halkın yanında olmalıdır.

Mesela ülkemizde bir döviz krizi var, vatandaşlar çok zor günler geçiriyor ama hükümet halkın yarasına azacık pansuman bile yapamıyor.

Evet Türk Lirası kullanıyoruz, parayı biz kontrol etmiyoruz ama bu demek değildir ki hiçbir şey yapamazsınız.

Uzmanlar, ekonomistler yapılacak olanlar konusunda öneriler yapıyor, yol gösteriyor ama hükümet bu konuda kılını dahi kıpırdatmıyor.

Hükümetler halkının canını yakmamalı, huzurunu kaçırmamalıdır.

Bizde şikâyetçi olmayan kesim yok…

Döviz krizi ve zincirleme zamlar herkesi vurdu, özellikle de asgari ücretli kesimin durumu tam felaket.

Küçük bir azınlığın dışında neredeyse kimse hayatından memnun değil; çiftçi, hayvancı, narenciyeci, öğretmen, sağlık çalışanı, tümü şikâyetçi.

İlla ki insanlar bağıracak, çağıracak, eylem yapacak ki; gerçek anlamda eylemi başarabildiğimizi de söyleyemem.

Neden insanları bu duruma düşüresiniz?

Geçtiğimiz gün muhtarlar da isyan etti, 240 muhtarın ödemesi yapılamadı.

Muhtarlar Birliği Başkanı Hüseyin Barbet, “Bizi dilenci durumuna düşürdünüz” diyerek sitem etti.

Neden böyle olsun, neden bu ödenek zamanında ödenmesin?

2010 yılında emeklilerin maaşlarından anayasaya aykırı olarak kesinti yapıldı, bu uygulama Anayasa Mahkemesi’nden geri döndü.

Mahkeme uygulamayı durdurdu, kesintilerin geri ödenmesini emretti ama altı yıldır hükümetler bu kesintileri ödemedi.

Hükümet etmek sözle olmuyor...

Hükümet halkının haklarını vermeli, ezip üzmemeli, perişan etmemeli, hukuk dışına çıkmamalı.

Hükümet kendisi yasaları uygulamıyorsa, bunu halktan nasıl bekleyebilir ki?

Hükümetin neredeyse borcu olmadığı kesim yok ama bu yükümlülüklerini ya yerine getiremiyor ya da çok geç yapıyor, aynen batmış bir şirket gibi…

“Paramız yok” bir mazeret olamaz.

Seçim süreçlerinde tüm sorunları çözecekleri iddiasında bulunanlar, hükümet programlarına çok iddialı ifadeler koyanlar iş icraata gelince, “Paramız yok”, “Kaynak yok”, “Türkiye böyle istiyor” gibi mazeretlere sığınmasınlar.

Bu gibi mazeretler sunanların kendilerinin tasarruf yapmaması, bir taraftan parasızlıktan şikâyet edilirken, diğer yandan kurumlara partizanca istihdam yapılması da gerçekten vatandaşı çıldırtıyor.

Hep parayla ilgili konularda mı başarısızdır hükümet, para gerektirmeyen ya da çok fazla maliyeti olmayan konularda da başarısızdırlar.

Hükümet denetim yapamıyor, elini taşın altına koyup popülist olmayan ciddi kararlar alamıyor, ortaya irade koyamıyor.

Merak ediyorum acaba kendileri bu hallerini nasıl değerlendiriyor, acaba başarılı olduklarını mı sanıyorlar?

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.