Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

03.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Halkını seven yöneticiler böyle mi yapar?

Döviz kriziyle ilgili, hükümetin tedbir alması için her kesimden çağrı var.

Neler yapılabileceği yönünde öneriler de yapılıyor...

Öte yandan, zamların bu zor dönemde ertelenmesi çağrısında da bulunuluyor.

Kriz geçene kadar hükümetin özveri göstermesi, zam yapmaması isteniyor.

Ancak hükümet tüm bunlara karşı duyarsız, talepleri duymazdan geliyor.

Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, tedbir almak için dalgalanmanın durulmasını beklediklerini söyledi.

Dövizdeki dalgalanma durana kadar halkın canı çıkacak.

Vatandaşların bekleyecek sabrı da takati da kalmadı.

Sayın Denktaş, ateş yanarken su dökeceksiniz, her şey küle dönüştükten sonra ister su dök, ister yangın söndürücü kullan, ne fayda eder ki?

Paranın kontrolü sizde değil, biliyoruz onu ama siz de hükümetsiniz, mutlaka yapacak bir şeyiniz var.

Oturmuş bekliyorsunuz, böyle hükümetlik olmaz ki.

Bu kadar eli kolu bağlı ülke yönetilmez.

Dün sözde işçiye, asgari ücretliye hükümetin müjdesi vardı.

Neydi bu müjde; Asgari Ücret Saptama Komisyonu, 2017’nin ilk asgari ücretini brüt 2 bin 20 TL olarak belirledi.

Başbakan söz vermişti ya 2 bin TL’nin üzerinde olacak diye.

Sözünü tutmuş, 2 bini 20 TL gerçi, yani sonuçta 2 binin üzerinde oldu.

20 TL’cik bile olsa 2 bini geçti.

Güleyim bari, 2 bini zor görür işçi.

Brüt maaş 2 bin 20 TL oldu, işçinin eline geçecek olan net maaş 1.757 TL…

Ye ye bitmez maşallah.

Yani eski maaşla yeni maaş arasındaki fark, ya da artış miktarı 162 TL...

Ne büyük artış ama ha?

Her gün zam yapılan, döviz kriziyle ateş yerine dönen memlekette işçiye reva görülen artış 162 TL’cik…

Markete girin, iki naylon alışveriş için vereceğiniz paradır bu.

İşçiye reva görülen 1.757 TL’yi müjde diye duyuran yönetenler acaba bu parayla bir ay yaşayabilir mi?

Ülkeyi yönetenler ve işverenler biraz empati yapsınlar, bu parayla nasıl aile geçindirileceğini, nasıl karnını doyurup, nasıl sağlık masrafı ödeyip, nasıl eğitim harcaması yapacağını, nasıl sosyal yaşam süreceğini düşünsün ve “dağın fare doğurduğunu” anlasınlar.

Biliyorum, “Şartlar kötü, ülkedeki durumu göz önüne almazsak şirketler, işyerleri batar, işçi çıkarmak zorunda kalırız” diyecekler.

Bu kötü şartların işçiyi de vurduğunu bildiğim için “biraz daha özveri” diyorum ben de.

Ne acı ki hükümetin işçiye müjde verdiği gün, tüp gaza zam geldi.

Herkes “zam yapmayın” dedikçe zamlar geliyor.

Hiç olmazsa bekleseydiniz de iki gün sonra zam yapsaydınız tüp gaza ve varsa birkaç iyimser kişi ki asgari ücrete sevinecek, onların da sevincini kursaklarında bırakmasaydınız.

Tabii daha beteri de var.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Genel Müdürü Gürcan Erdoğan, dün muhabirimiz Ali Cansu’ya konuştu ve hükümetten elektriğe zam talep ettiklerini söyledi.

Yok artık, yok halk bunu kaldıramaz, gerçekten kaldıramaz.

Şu anda bile vatandaşlar elektrik faturasını ödemekte zorlanıyor, yeni zammı nasıl kaldıracak?

Gürcan Erdoğan, dolardaki artıştan dolayı tüm tarifelerde hükümetten altı kuruşluk bir zam talepleri olacağını söyleyerek, “Şu an yakıtın maliyeti 39 kuruştan 45.1 kuruşa çıktı” dedi…

Gürcan Erdoğan kendince haklı olabilir ama halkın bunu kaldıracak gücü yoktur.

Ne yapalım yani eski elektriksiz, gaz lambalı günlere mi dönelim?

Sendikacılar söylüyor, muhalefet söylüyor, sivil toplum örgütleri söylüyor, vatandaş söylüyor, “bittik” diyorlar, dayanacak güçlerinin kalmadığını haykırıyorlar.

Hükümet edenler bu feryatları duymuyor mu?  Kulaklarınızı mı tıkadınız?

Ne yapmaya çalışıyorsunuz gerçekten?

Bence ülkeyi yönetenler halkını sevmiyor, halkını seven yönetici böyle mi yapar?

Devlet olmak böyle bir şey olamaz, hükümet etmek de böyle olamaz.

“Devletimizi yüceltip, sonsuza kadar yaşatacağız” diyorsunuz da bu devletteki insanları mutlu edemedikten, süründürdükten, göçe zorladıktan sonra devletin ne önemi kalır ki?

Devlet halkıyla anlam taşır, halkın yok sayıldığı, halkın sefalete sürüklendiği, halkın insan yerine konulmadığı bir devlet yaşasa kaç yazar?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.