HUNKAR SAG GIYDIRME
Ali BATURAY

Ali BATURAY

17.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hep iyi şeyleri yazalım, kötüleri de halk yaşasın!

Hep iyi şeyleri görmemizi istiyorlar...

Hade takalım pembe gözlükleri çıkalım dışarıya ve her tarafı tozpembe görelim…

Biz hep iyi şeyleri görüp, iyi şeyleri yazdığımız zaman sanki ülke dört dörtlük mü olacak?

Bize “iyi şeyler” dedikleri de aslında olması gerekenlerdir.

Öyle olağanüstü şeye rastlamak da mümkün değildir.

Bazı belediyeler mesela; kent darmadağın, yollar köstebek yuvası, etraf çöpten geçilmiyor, parklar bakımsızlıktan dökülüyor ama adam, bir caddeye çiçek ekmiş onun haberini yapmanızı istiyor.

Ya da aylar sonra bir sokağın yoluna asfalt dökmüş “bunu haber yap” diyorlar.

Bunlar olağanüstü icraat değil ki, bunlar senin normal görevin, yapman gereken şeyler, bunlar neden haber olsun ki?

Okullar darmadağın, öğretmen eksikliği, malzeme eksikliği, binalarda yetersizlik, yeni ders yılına girilmiş inşaatlar sürüyor, ancak onlar sizden bakanın okullara yaptığı ziyaretleri haber yapmanızı istiyor.

Ya da “Çevre Kitabı” müfredata girmiş onun haberini yayınlayalım.

Okulları ziyaret etmek, bakmak zaten bakanın görevi, kitap basmak, müfredata koymak da görevi…

Bakana yapılan nezaket ziyaretleri ise ne bizi ne de vatandaşı ilgilendirir, zerre haber değeri yoktur.

Uygunsuz çemberler, tehlikeli kavşaklar, kimisi çökmüş, kimisi çukur çukur olmuş, kimisi tarlaya dönmüş yollar ölüm saçarken, bakan bir köyde köprü tamir ediyor diye haberinin çıkmasını istiyor.

İyi hoş da o köprüyü tamir etmek zaten sizin göreviniz, niye haber olsun ki şimdi o?

Ya da yolları tamir etmek için Türkiye’den alınan paranın haber yapılması isteniyor.

Türkiye’den yardım almak icraat mıdır yani şimdi?

Henüz büyük oranda alacağı olan üreticiye doğru dürüst ödeme yapamayan Tarım Bakanlığı, bir miktar ödeme yapınca haberinin yapılmasını istiyor.

Örneğin aylarca ödeme yapamayan Cypfruvex’in yöneticileri, ödemeler başladığında “neden haberimizi yapmıyorsunuz?” diye sorabiliyor.

Peki ama o ödemeleri yapmak sizin göreviniz değil mi, ne diye haber olsun?

Ya da Tarım Bakanı’nın kuraklık ödemelerinin yarısına yetecek kadar Türkiye’den para koparmasının haber olmasını istiyorlar.

Yine tekrarlayım, kuraklık parasının yarısına yetecek bir parayı Türkiye’den istemek ve almak bir icraat mıdır?

Yardım dilenmek, borç almak, hibe almak bir icraat mıdır, siz bunları proje, icraat, bir yaratıcılık olarak mı görüyorsunuz?

Ülkemiz neredeyse çöplüğe gömüldü, her taraf çöp yığını, aklına esen üretici atığını doğaya bırakıyor, denizler kirletiliyor ama siz arada bir yaptığınız temizliğin, çöp toplamanın haber olmasını istiyorsunuz.

Bu zaten sizin göreviniz, yapmanız gereken bu, niye haber olsun ki?

Çalışma Bakanı’na yapılan ziyaretler değil bizi ilgilendiren, bazı şirketlerin neden ihtiyat sandığı, sosyal sigorta ödemediği, neden halen iş güvenliği sağlanamadığı için durmaksızın iş kazalarının önlenemediği, sürekli borçlanarak sigorta emeklilerini ödemek zorunda kalan Sosyal Sigortalar Dairesi’nin durumunun ne olacağıdır?

Sağlıkta sorunlar dağları aşmışken, doktor eksikliği, hemşire eksikliği, malzeme, ilaç eksikliği, cihaz arızaları, hastanelerde su, sıcak su sorunu, asansör arızası can yakarken, “basın niye hep bunları ön sayfalarda yayınlıyor da benim yaptıklarım iç sayfalarda yer alıyor” derdine düşüyorsunuz.

Siz doktor eksikliğini gidereceğinize partinizin geçirdiği “Göç Yasası”ndan şikayet ediyor, “Ne yapalım bu paraya gelip çalışmıyor” diyebiliyorsunuz... Siz, doktor eksikliğinden hastaneler kırılıyorken, hekimin müdahale edemediği ölen bir hasta için hiç söylenmeyecek şey olan “Zaten kanserdi ölecekti” açıklaması yapabiliyorsunuz, haberi yapanları da yalancılıkla suçlayabiliyorsunuz.

Hastanenin trafo sistemini tamir ettirmenin, sizden önceki bakanlar yapmadı da siz yaptınız diye dünyanın en önemli icraatıymış gibi sunulmasını istiyorsunuz, bu zaten sizin göreviniz, yapmanız gerekendir... Sizden öncekiler yapmadıysa onların da ayıbı ama bu dünyanın en önemli olayı değildir.

“Onkoloji Hastanesi”, ülkemiz için çok önemli olmasına rağmen, ki biz de bu olayı ön sayfamızdan ve iç sayfalarımızda da çok geniş yansıttık, bu da siz Sağlık Bakanlığı’nın ve hükümetlerin görevidir, yapmanız gerekendir.

Yine çok önemli ve bizim de çok önem verip sayfalarımızda bolca yer verdiğimiz Lefkoşa’ya yeni bir hastane, sizin görevinizdir, yapmanız gereken geç kalmış bir iştir.

Birkaç günde bir buranın temeli atılıyordu, atıldıydı, devam ediyordu gibi haberlere de sanırım hiç gerek yoktur.

İçişleri Bakanlarımız ve hükümetlerimizin temsilcileri ağızlarından “yeni bir cezaevini” düşürmez oldu.

Yeni bir cezaevine tamam da, cezaevini yenileyeceğimize suçluları azaltmanın yollarını bulabilsek daha iyi olmaz mı?

Ülkemizde her geçen gün artan suçlara önlem alınmaz ve bu süratle artmağa devam ederse, yeni hapishane de yeterli olmaz...

Ülkenin sorma gir hanına dönmesini önleyebilseniz, suç oranlarının düşmesi için yapılabileceklere kafa patlatsanız, mevcut cezaevinde şartları biraz olsun iyileştirebilseniz, gardiyanların sorunlarına çözüm üretebilseniz diyorum mesela...

Örnekleri artırabilirim, diğer bakanlıkları yazmadım diye onları kolladığımı sanmasınlar ama sayfamın kapasitesini aştım maalesef... Başbakan Yardımcısı’nın sözlerine de değinerek bitireyim.

Başbakan Yardımcısı, göreve geldikten sonra 2 milyar 400 milyon TL’lik harcamayla birçok sektörün geriye dönük alacaklarının ödendiğini, yeni yatırımlar için kaynak ayrıldığını, sağlık ve eğitime yönelik çalışmalar yapıldığını anlatarak, “makam aracı alımları”, “seyrüsefer affı”, “muhaceret affı”, “Girne emirnamesi”, “TÜK’e fon” gibi bazı uygulamaların mahkemeye taşınmasından şikayet ediyor.

O yaptığınız alacaklıların ödemeleri ve yeni yatırımlar için kaynak ayırma zaten sizin görevinizdi, ödemeleri yaptınız diye yasalara aykırı kararlar alma hakkına sahip olmazsınız.

İşte böyle, bizden hep iyi şeyler yazmamızı istiyorlar, iyi şeyler dedikleri de zaten yapmaları gerekenler, biz iyi şeyler yazalım, kötüleri de halk yaşasın, ne güzel hayat bu böyle!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.