Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

22.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hükümet döviz krizi için hiç mi bir şey yapmayacak?

Ekonomik olarak ülkemiz çok zor günlerden geçiyor.

Döviz krizi vatandaşları fena halde vurdu.

Dövizin yükselmesiyle birçok ürünün fiyatı otomatik olarak artıyor.

Hayat, dövizin sürekli yükselişiyle çok daha zor hale geliyor.

Halkın cebindeki para süratle eriyor.

Bir ay-iki ay önceki, bir hafta önceki değil, artık her gün paranız değerini kaybediyor.

Aldığınız ürünü, birkaç gün sonra daha pahalıya almak zorunda kalıyorsunuz.

Borcu olanlar çıldırmak üzere...

Dövizin etkisiyle borçlar katlanıyor, maaşlar borçları ödemeye yeterli gelmiyor.

Vatandaşlar evlatlarının eğitim masraflarını ödeyemez hale geldi, yurt dışında çocukları eğitim görenler kara kara düşünüyor.

Dövizin kontrol edilememesi ve sürekli yükselmesi, halkımızın hayat kalitesini her alanda sekteye uğratıyor.

İşin kötü tarafı, bu yükselişin durdurulamaması, insanların cebindeki paranın kontrolünü yapamaması...

Daha da kötüsü bunu devletin de yapamıyor olması...

Herkes çaresiz, millet kurbanlık kuzu gibi bekliyor.

Muhabirlerimiz tüm bölgelerde esnafla konuştu; esnafın hali de perişan, ayakta duracak halleri kalmadı.

Döviz artışı esnafı da vurdu, satışlar düştü, dövize endeksli dükkânlarının kirasını ödeyemez hale geldiler...

Geliri düşen vatandaş alışverişi azaltınca, esnaf da bundan fazlasıyla etkileniyor.

“İnşallah düzelir” diye dua etmekten başka bir şey gelmiyor vatandaşların elinden.

Peki gerçekten de hükümet bir şey yapamaz mı?

Tamam, paranın kontrolü devletimizde değil, Türk Parası kullanıyoruz ve Türkiye’deki etkilenmelerden dolaylı olarak mağdur oluyoruz ama durum böyledir diye hükümetimizin hiç mi yapacak bir şeyi yoktur?

Türk Parası kullanıyoruz ve kontrolü bizde değil diye hiç mi kafa patlatmayacak bizim hükümetimiz?

Hiç mi bir şey yapılamaz?

Ekonomistlere göre kesin çözüm olmasa da bazı rahatlatıcı kararlar alınabilir.

Uzmanlar, halkı psikolojik olarak dahi olsa rahatlatacak, “Hükümetimiz de bizim için uğraşıyor” dedirtecek adımlar atılabileceğini söylüyor.

Evet hükümet edenler dövizin yükselişini durduramaz ama alabilecekleri tedbirler vardır.

Hükümet edenler de vatandaşlar gibi dua etmekle yetinmemelidir.

Bunun adı çaresizliktir...

Mutlaka bazı çareler vardır ama onun için de irade ister, kafa patlatma ister, vizyon ister...

Hem döviz krizi için bir şey yapmayacaksın hem de elektrik, akaryakıt, tüp gaz fiyatlarına zam yapacaksın...

Bununla da yetinmeyecek tüm harçlara fahiş oranda artış getireceksin...

Tam bir kara tablo, tam bir karabasan...

Halkın nefes alacak hali kalmadı...

Mesela 200’ü aşkın ilaç fiyatı dövizle birlikte zamlandı.

Artan soğuklar nedeniyle çocuklar hasta, ancak çocukların en fazla kullandığı Calpol ilacı yüzde 98.4 artışla, 5 TL’den 9.92 TL’ye yükseldi.

Lipanthyl isimli kolesterol ilacı yüzde 169.9 artışla, 22 TL’den 59.38 TL’ye çıktı.

En sık kullanılan ilaçlardan olan Novalgin, yüzde 150 artışla 2.5 TL’den 6.25 TL’ye yükseldi.

Bunlar daha fiyatı en uygun ilaçlar, başka bazı ilaçların yanına hiç yaklaşılmıyor.

Ne demektir bu, “ölün” mü demek isteniyor?

Hükümet hiç bunlara bakmayacak, hiçbir konuda hiçbir şey yapmayacak, hep seyredecek mi?

Hükümetin son günlerde yaptığı en büyük tasarruf girişimi profesyonel sendikacılığı kaldırarak kâr elde etmek mi?

Bu mu tasarruf, bu mu ekonomik akılla yapılan iş, bula bula bunu mu buldunuz?

Müşavirler tek kuruşluk iş yapmadan evde yatıp, yüksek maaşları alırken, 3-5 sendikacının profesyonelliği mi takıldı gözünüze?

Asgari ücretin artması için çaba sarf ediyor musunuz?

Hayır, halkın yararına olan hiçbir şey yok.

Döviz krizi için de kafa patlatsanız, hem yaptığınız zamlarla hem de dövizle birlikte yükselen doğal zamlarla ilgili bir şey yapsanız, bir müjde verseniz diyorum...

Hükümet bu suskunluğuna artık bir son vermelidir.

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.